Çalılar arasından bir hışırtı duyuluyor.Затем мы слышим в кустах шум.
Çalılar arasından bir hışırtı duyuluyor.Тогава в храстите се чува шумолене.
Çalılar arasından bir hışırtı duyuluyor.ואז היה רחש בשיחים.
Çalılar arasından bir hışırtı duyuluyor.ثم نسمع حفيف الأشجار.
Çalılar arasından bir hışırtı duyuluyor.狩猟者がそこに近づきます
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Alle ritselingen in het gras zijn roofdieren en niet alleen de wind."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Allt rasslande i gräset är farliga rovdjur och inte bara vinden."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil."Al raslen i græsset er farlige rovdyr og ikke bare vinden.
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Jedes Rascheln im Gras ist ein gefährliches Raubtier und niemals einfach nur der Wind."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Kaikki ruohikon kahahdukset ovat vaarallisia saalistajia eivätkä johdu pelkästä tuulesta."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Každý šramot v trávě je predátor, ne pouhý vánek."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil."Każdy szelest trawy oznacza niebezpiecznego drapieżce, a nie wiatr.
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""모든 수풀의 부스럭거림은 단순한 바람이 아니라 위험한 맹수이다."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Minden fűsusogás veszélyes ragadozót jelent, és nem csupán a szél okozza."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Mọi tiếng động trong cỏ đều là kẻ thù nguy hiểm không phải gió."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil."Qualsiasi fruscio tra l'erba è un predatore pericoloso e non semplicemente il vento.
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Toate foșnetele din iarbă sunt făcute de animale de pradă periculoase și nu doar de vânt."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Todo o restolhar de ervas quer dizer predadores perigosos, e não apenas o vento"
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Todos los crujidos en la hierba son depredadores peligrosos y no sólo el viento".
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Tous les bruits dans l'herbe sont des dangereux prédateurs et pas simplement le vent."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Všetky šuchnutia v tráve sú nebezpeční predátori a nie len vietor."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Όλα τα θροΐσματα στις φυλλωσιές είναι επικίνδυνα αρπακτικά και όχι απλώς ο άνεμος".
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Всеки шум в храстите е от опасни хищници и не е следствие на вятъра."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""Все шорохи в траве производят опасные хищники а не ветер"
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""כל הרשרושים בדשא הם טורפים מסוכנים ולא רק הרוח."
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil.""كل حفيف بين الاعشاب هو لحيوان مفترس خطر" وليس فقط الرياح"
"Çalıların arasında gelen tüm hışırtılar yırtıcı hayvanlara aittir, rüzgar değil."風ではないとします 人類の進化において
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.A legújabban Thomas Schelling érvel egy háztulajdonos példájával, aki zajt hall az alagsorban.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Bliżej naszych czasów Thomas Schelling przedstawił analogię właściciela domu, który słyszy szelest w piwnicy.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Etwas aktueller bot Thomas Schelling eine Analogie eines Hausbesitzers der ein Rascheln im Keller hört.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.지하실에 무슨 소리가 나서 내려가는 집주인의 예를 들어
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Mai recent Thomas Schelling propune analogia unui gospodar care aude un zgomot în pivniță.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Mais recentemente, Thomas Schelling propôs a analogia de um proprietário que ouve um ruído na cave.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Onlangs maakte Thomas Schelling de vergelijking met een huiseigenaar die gerommel hoort in de kelder.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Più di recente, Thomas Schelling ha fatto l'esempio di un padrone di casa che sente un rumore in cantina.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Récemment, Thomas Schelling donnait l'analogie d'un propriétaire qui entend un bruit dans sa cave.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Recientemente Thomas Schelling da la analogía del dueño de una casa que escucha un crujido en el sótano.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Πιο πρόσφατα, ο Τόμας Σέλινγκ παρουσιάζει την αναλογία με έναν νοικοκύρη που ακούει ένα θόρυβο στο υπόγειο.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Домовладелец слышит шуршание в подвале.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Домовласник чує шурхіт у підвалі.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.По-наскоро Томас Шилинг дава аналогия за собственик на жилище, който чува шумолене в мазето.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.הציג את הדוגמה של בעל-הבית ששומע רשרוש במרתף.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.يعطي قياس على أي مالك منزل عندما يسمع صوت غريب
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.目に飛び込んだのは 銃を持った侵入者
Mr. Sonra bir şeyler tersledi çekmeceyi açtı, ve kağıtları bir hışırtı vardı.Semuanya masih samar kecuali derak tangga bawah Mr Bunting tapak, dan gerakan sedikit dalam penelitian ini.
Mr. Sonra bir şeyler tersledi çekmeceyi açtı, ve kağıtları bir hışırtı vardı.Vše bylo ještě kromě slabé vrzání schodů pod pana Bunting je běhounu a nepatrné pohyby ve studii.
Mr. Sonra bir şeyler tersledi çekmeceyi açtı, ve kağıtları bir hışırtı vardı.Všetko bolo ešte okrem slabé vŕzganie schodov pod pána Bunting je behúňa a nepatrné pohyby v štúdii.
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(음악) (으르렁 으르렁) (바스락 바스락)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(Música) (Gruñidos) (Crujidos)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(Musica) (Urlo) (Fruscii)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(Musik) (Affe brüllt) (Rascheln)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(Musique) (Grognements) (Bruissement)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(Muzică) (Mârâit) (Gâfâit)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(Muziek) (Grommen) (Geritsel)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(Muzyka) (Warknięcia) (Szelest)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(Музика) (Ръмжене) (Шумолене)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(Музыка) (Рычание) (Шелест)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(מוסיקה) (סוף המוסיקה) (נהמות)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(موسيقى) (دمدمة) (حفيف)
(Müzik) (homurtu) (hışırtı)(うなり声) (擦れる音) 木々の上には草原のような世界が広がっています