Ana içeriğe geç
Sözlük

hür ile cümle

hür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.Toutes ces bougies, des milliers de bougies que les gens avaient allumé en signe de ferveur.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.Tutte quelle candele, migliaia di candele accese per rendere omaggio.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.Všade boli sviečky, toľko tisícok sviečok tam ľudia zapálili na počesť tohto.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.Všechny ty svíčky, ty tisíce svíček, tam lidé přinesli na jeho počest.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.Vse te sveče so prižgali verniki.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.Όλα αυτά τα κεριά, τόσες χιλιάδες κεριά που είχαν ανάψει οι άνθρωποι προς τιμήν της.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.Всички тези свещи, хиляди свещи, които хората бяха запалили в почит на това.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.Много тысяч людей зажигали свечи в честь этого чуда.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.כל הנרות הללו, אנשים הדליקו אלפים רבים של נרות כהוקרה לזה.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.كل هذه الشموع، عدة الاف من الشموع التي اوقدها الناس وقدمها لهذه.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.それから私たちはそこで何が起きているのかをみるために裏側へまわりました
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;A tato jsou jména jejich: Syn Chur na hoře Efraim;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;A teć są imiona ich: Syn Hura na górze Efraim;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;A toto sú ich mená: Ben-chúr na vrchu Efraimovom;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Deres Navne var: Hurs Søn i Efraims Bjerge;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Dette var deres navn: Hurs sønn på Efra'im-fjellet;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;És ezek azoknak neveik: Húrnak fia az Efraim hegyén.
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Éstos eran sus nombres: Ben-hur, en la región montañosa de Efraín
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Iată-le numele: Fiul lui Hur, în muntele lui Efraim.
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;In ta so njih imena: Benhur na Efraimskem gorovju,
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;그 이름은 이러하니라 에브라임 산지에는 벤훌이요
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Nämä olivat heidän nimensä: Huurin poika Efraimin vuoristossa;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Nầy là các tên họ : Con_trai Hu-rơ , coi về trong núi Ép - ra-im ;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Nầy là các tên họ: Con trai Hu-rơ, coi về trong núi Ép-ra-im;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Och följande voro deras namn: Ben-Hur i Efraims bergsbygd;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Questi sono i loro nomi:...figlio di Cur, sulle montagne di Efraim
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;São estes os seus nomes: Bene-Hur, na região montanhosa de Efraim.
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;und hießen also: Der Sohn Hurs auf dem Gebirge Ephraim;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Voici leurs noms. Le fils de Hur, dans la montagne d`Éphraïm.
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Και ταυτα ειναι τα ονοματα αυτων ο υιος του Ουρ σιταρχης εν τω ορει Εφραιμ
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;Вот имена их: Бен-Хур – на горе Ефремовой;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;И ето имената им: Оровия син, надзирател в Ефремовата гора;
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;ואלה שמותם בן חור בהר אפרים׃
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;وهذه اسماؤهم. ابن حور في جبل افرايم.
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;他 們 的 名 字 記 在 下 面 . 在 以 法 蓮 山 地 、 有 便 戶 珥
Bu valiler şunlardı: Efrayimin dağlık bölgesinde Ben-Hur;他 們 的 名字 記在 下面 . 在 以法 蓮 山地 、 有 便 戶珥
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Allora sono andato in una discarica e là ho trovato i miei pezzi.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Also ging ich auf einen Schrottplatz, auf dem ich meine Materialien fand.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Aşa că m-am dus la fier vechi unde mi-am găsit materialele.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Así que fui al almacén de chatarra donde encontré mis materiales.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Daarom ging ik naar een sloperij. Daar vond ik wat ik nodig had.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Então, fui a uma lixeira onde encontrei os materiais.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Ezért elmentem egy szeméttelepre, ahol találtam anyagokat.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Je suis allé à la décharge où j'ai trouvé mes matériaux.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.그래서 필요한 재료를 구하러 폐기물 하치장에 가곤 했습니다.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Lalu saya pergi ke tempat rongsokan di mana saya temukan bahan-bahan berguna.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Så jag gick till en soptipp där jag hittade mitt material.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Så jeg gik ned til skrothandleren hvor jeg fandt mine materialer.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Tak som šiel na sklad šrotu, kde som našiel svoj materiál.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Vì vậy tôi đến bãi phế liệu nơi mà tôi tìm được những vật liệu.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Πήγα λοιπόν σε μια μάντρα όπου και βρήκα υλικά.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Затова отидох на едно бунище, където си намерих материали.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Так что я пошел на свалку металлолома, где я нашел необходимые материалы.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Тому я пішов на звалище металобрухту, де знайшов необхідні матеріали.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.אז הלכתי למגרש גרוטאות ומצאתי שם חומרים.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.لذا ذهبت الى ساحة للخردة حيث وجدت المواد اللازمة لي.
Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.材料を集めました 母を含むいろんな人が
Bu yüzden yapacakları şey bu hurdayı almak ve 1 Ekim itibariyle de LifeTrac imal edecekler.Они собираются взять металлолом и к 1-му октября построить из него грузовик.
- Can i have a minute of yours? - I am in hurry now. Later.אני יכולה לקבל דקה שלך? . אני ממהר עכשיו. מאוחר יותר.
- Can i have a minute of yours? - I am in hurry now.- Μπορώ να σας απασχολήσω για ένα λεπτό ; - Βιάζομαι τώρα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod