hücre ile cümle
hücre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Küçük hücreli dışı kanserlerin prognozu genellikle kötüdür.Prognosen för pankreascancer är vanligtvis väldigt dålig.
Dolly ilk yetişkin hücrelerden türemiş bir klondu.Dolly klonades från en cell i en vuxen tackas juver.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.Under 1800-talets början pekade ett antal biologer på cellens centrala betydelse.
Spermatogen hücre bölünerek 2 spermatozoit hücre meydana getirir.Den spermatogena cellen genomgår celldelning så att två spermieceller uppstår.
Oyun (sadece o hücre için) bozulmuştur.För spelet, se Oni (spel).
NTP, NDP ve NMP'ler hücre içinde her yerde bulunur.NTP, NDP och NMP finns överallt cellens cytoplasma, kärna och organeller.
Çok hücreli bir organizmadaki tüm hücreler, tek bir hücreden türerler.Alla cellerna i en flercellig organism härstammar från en enda cell.
Bu yüzden bütün hücreler aynı yolu takip ederler.Därefter åker alla i samma spår.
Hayvanları iyileştirmiş ve bir hücrede yaşamıştır.Hon har levt som ett djur i en bur.
Tüm hücrelerde( canlı ve cansız) gerçekleşir.Denna sker skriftligt eller muntligt (viva).
Bütün canlı hücrelerde bulunur.Det finns i de flesta levande celler.
Bir canlı hücredeki tepkimelerin neredeyse tamamı yeterince hızlı olabilmek için enzimlere gerek duyar.Nästan alla processer inom den biologiska cellen behöver enzymer för att fortgå med tillräckliga hastigheter.
Ancak embryo sadece 100 hücreden oluşan bir büyüklüğe ulaşıp beklemeye başlar.Embryot ökar bara till cirka 100 celler och vilar sedan.
Diploit organizmalar , DNA ikileşmesi olmadan bölünerek haploit hücreler meydana getirirler.Haploida celler uppstår genom att diploida celler delar sig utan att DNA kopieras.
Halen cezasını ömrünün sonuna kadar yaşayacağı hücresinde çekmektedir.Resten av ditt liv kommer du att spendera i fängelse."
Piramidal hücrelerdir.Pyramidens hemlighet.
Sağlıklı bir insanın vücudundaki her hücrede 46 tane kromozom vardır.Varje kroppscell hos en människa har 46 stycken kromosomer.
Nöronlara zaman zaman "sinir hücresi" denir.I dagligt tal kallas detta en nervimpuls.
16 hücreli medrese yapısı caminin batısındadır.16 loger finns högst upp vid den västra läktaren.
Bu esnada, servis hala eski hücrenin baz istasyonu tarafından verilir.I den underjordiska stationen visas också rester av grunden till det gamla fängelset.
Bu telcikler hücrenin içinde boydan boya uzanır.Hur de färgas beror mycket på cellväggen.
Bu kimyasal reaksiyon hücre dahilinde veya haricinde meydana gelebilir.Reaktionen kan ske antingen inom cellerna eller utanför dessa.
Blastomer (hücre) sayısı 16'ya ulaştığında zigot morula diye adlandırılır.När zygoten har mer än nio celler kallas den för morula.
Bu DNA konak hücre genomuna entegre olur.Denna DNA-sekvens kan sedan ligeras in i värdcellens genom.
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.För andra betydelser, se Desa Banjarwangi.
Mast hücreler ve bazofiller histamin gibi inflamatuvar medyatörlerin salımı ile tepki verirler.Mastcellerna och basofilerna reagerar genom att frisläppa inflammatoriska mediatorer, till exempel histamin.
Esasen alyuvarlar (beyaz kan hücreleri), özellikle de mononükleer hücreler enflamasyona yol açar.Vita blodkroppar, i huvudsak mononukleär(a) celler, är huvudorsaken till att inflammationen uppstår.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.Flertalet av de gener som är kopplade till diabetes är involverade i betacell-funktioner.
Purkinje hücreleri tıpkı domino taşları gibi birbirinin önüne hizalanmış olarak bulunur.Purkinjecellerna ligger uppradade som dominobrickor, staplade den ena framför den andra.
Aynı zamanda hücre gelişimine katkıda bulunur, kanın şeker seviyesini ortalama düzeyde tutmaya yardımcı olur.Mellanmålet hjälper till att hålla blodsockret på en jämn nivå.
Somatik mutasyonlar Üreme hücrelerin dışındaki diğer somatik hücrelerde meydana gelen mutasyonlardır.Många andra organismer har processer för att eliminera i andra fall bestående mutationer på somatiska celler.
İğne deliği gözün üzerindeki şeffaf hücreler, aralarında bir sıvı bulunan iki katmana ayrıldı.Koppor kunde bildas i ögonen, och det kunde bli blödningar i näthinnan, båda kunde leda till blindhet.
İnsan vücudundaki en büyük hücrelerden biridir.Den är en av kroppens största muskler.
Muköz hücreler daha çoğunluktadır.Dock rekommenderas större burar.
Bu durum, hücrenin osmotik basıncını yükseltir.Man övervinner alltså det osmotiska trycket.
Başka zamanlarda başka 'hücre aile'lerde de görev almışlardır.Man hyr även då och då in gästvagnar från andra städer.
Ancak yumurtayı yalnızca tek bir sperm hücresi dölleyebilir.Äggcellen täcks bara av ett enda membran.
Aşı tavuk hücrelerinde gelişse de, yumurta alerjisi olanlara uygulanmasında sakınca yoktur.Trots att vaccinet utvecklas i kycklingceller, kan de med äggallergi vaccineras.
Organik güneş hücrelerinin çoğunda yük ayrılması, ışıkla uyarılmış elektronların aktarımıyla gerçekleşir.De flesta ambulansbilar kan ge en aktiv visuell varning med hjälp av blinkande ljus.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Lungcancer är en cancersjukdom som orsakas av okontrollerad celldelning av lungvävnad.
Vücut için organ ne ise hücre için de organel odur.Organell är cellens motsvarighet till organ.
Hastalığın teşhisi genellikle mevcut belirtiler ve nadiren mümkün olan hücre kültürü temel alınarak konulur.Diagnosen ställs vanligen baserat på symptom och kliniska fynd, och cellodling är sällan möjligt.
Hücre çekirdeği, gövdede kilit rol oynar.Nyckelknippa som sitter i ett lås.
Örneğin, maya hücre fizyolojisinde öğrenilenler insan hücrelerine de uygulanabilir.Till exempel, den kunskap som inhämtas om jästceller kan även tillämpas på mänskliga celler.
Boğalarda bir adet spermatogonyum A hücresinden bölünmeler sonucu 64 adet spermatid oluşur.Varje delad spermatogon ger alltså upphov till totalt 4 spermieceller.
Juan'ın bulunduğu bölümde bütün hücrelerin kapıları serbest kalır.Av det hus där Karl V föddes, finns bara portalen bevarad.
IgE’nin antijene bağlanması ile mast hücrelerdeki ve bazofillerdeki FcεRI reseptörler etkinleşir.Kombinationen av IgE bundet till antigenen aktiverar FcεRI-receptorer på mastceller och basofiler.
İnsanların her hücresinde normalde 46 kromozom bulunur.Människans celler har normalt 46 kromosomer i 23 par.
Yani hücre içindeki su miktarı aynı kalır.På det sättet transporteras den lilla mängden vätska in i cellen.
Hücre içindeki en küçük organeldir.I kapellet finns församlingens minsta orgel.
Bu durumda hücrenin kendini tamir yeteneğine bağlı olarak hasar giderilebilir.Dessa finns för att försäkra att cellen dödar sig själv endast när det är ändamålsenligt.
Telomeraz enzimi, somatik hücrelerde az olarak bulunur.Hos möss förblir telomeraset delvis aktivt i de somatiska cellerna.
Mast hücrelerden ve bazofillerden inflamatuvar medyatörlerin ve sitokinlerin salınmasından kaynaklanmaktadır.Den beror på frisättningen av inflammatoriska mediatorer och cytokiner från mastceller och basofiler.
Bu sayede kas hücreleri de glikozu parçalamaya devam edebilirler.Tripsarna kan även raspa sönder cellerna.
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.Деякі бактерії також можуть переносити генетичний матеріал між клітинами.
Diğer genetik değişiklikler ebeveynler tarafından tohum hücrelerin oluşturulması sırasında ortaya çıkabilir.Інші генетичні зміни можуть відбуватися протягом формування генеративних клітин одним з батьків.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.Більшість з генів, зв'язаних з діабетом, пов'язані з функціями бета-клітин.
Daha hızlı dondurma, daha küçük buz kristalleri üretir ve hücresel yapıyı korur.Швидке заморожування створює менші кристали льоду і зберігає клітинну структуру.
Döllenmiş yumurtanın ilk birkaç bölünmesiyle meydana gelen hücreler de totipotenttir.Клітини, що утворюються внаслідок декількох перших поділів заплідненої яйцеклітини теж тотипотентні.
Her gamet kromozomların bir setini ya da orijinal hücrenin genetik içeriğinin yarısını içerir.Кожна статева клітина містить один комплект хромосом, або половину генетичного вмісту оригінальної клітини.
İlgili Sayfalar