hücre ile cümle
hücre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
En yaygın olarak bağışıklık hücrelerinden B-lenfositlerinde görülür.يعيش الفيروس عادة في سبات في الخلايا الليمفاوية باء.
Bu süreç sırasında hücreye enerji sağlayan ek ATP molekülleri açığa çıkar.خلال تلك العملية تنتج طاقة تستغلها الخلية.
Çok hücreli bezler; çok sayıda hücreden oluşurlar.البعض الآخر متعدد الخلايا، ويتألف من عدد من الخلايا.
Örneğin, maya hücre fizyolojisinde öğrenilenler insan hücrelerine de uygulanabilir.فما يدرسه علم وظائف الأعضاء على خلايا الخميرة مثلاً ينطبق أيضاً على الخلايا البشريَّة.
Yardımcı T hücreleri sitotoksik hücrelerin etkinleştirilmesine yardımcı fazladan sinyaller bulabilirler.ويمكن أن تطلق الخلايا التائية المساعدة مزيدًا من الإشارات التي "تساعد" في تنشيط الخلايا السامة للخلايا.
Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler.عادة تعمل عوامل النمو إلى مايشير إلى الجزيئات بين الخلايا.
Başka proteinler hücre zarından içeri besin ithal eder, veya atık maddeleri sitoplazmadan dışarı atar.حيث تقوم بروتينات أخرى بنقل المواد الغذائية عبر غشاء الخلية، أو تطرد الجزيئيات غير المرغوب بها من الستوبلازم.
Kan hücreleri üretir.خلية دم بيضاء.
"İşte ölüm hücresi".«عرس الموت»..
Hücrede tek başına tutulan hükümlüler ise, ancak ziyaretçisiyle ve cezaevi görevlileriyle görüşebiliyordu.مدير السجن أتى بنفسه ليقابل المدان.
hidrojen yakıt hücreleri hidrojen yakıtı hidrojen ekonomisi hidrojenli araçالهيدروجين خلايا الوقود وقود الهيدروجين اقتصاد الهيدروجين هيدروجين أخضر هيدروجين أزرق مركبة هيدروجينية
İlki sadece 10 yaşayan hücreye (minimum olduğu kanıtlanan) sahiptir.A primeira tem apenas dez células vivas (o que se provou que é o mínimo).
T hücre reseptörlerinin çoğu bir alfa ve bir beta zincirden oluşurlar.A maioria dos receptores de célula T são composros de uma cadeia alfa e uma cadeia beta.
Çoğunlukla 0 ve 1 sırasıyla ölü ve yaşayan hücreleri temsil etti.Com frequência 0 e 1 representavam células mortas e vivas, respectivamente.
Bu üç biçimden yukarıda betimlenmiş olan "B" biçimi, hücrelerde bulunan şartlar altında en sık görülenidir.Das três formações referidas, a forma “B” é a mais comum nas condições encontradas nas células.
Eğer hücrelerin yüzde doksanı kullanılmıyor olsaydı bu teknik sayesinde bu ortaya çıkardı.Se 90% do cérebro não tivesse atividade, essa técnica teria revelado isso.
Bazı kimyasal maddeler ve ilaçlar spesifik olarak pankreas hücrelerini tahrip ederler.Algumas substâncias químicas e drogas destroem preferencialmente células pancreáticas.
Bir hücrenin devam etmesi için sayıların listesi veya ilk sayı gerekir.O primeiro número, ou lista de números, é o necessário para uma célula se manter viva.
Şirket, normal bir insan hücresindeki 23 çift kromozomun adını aldı.Sua denominação provém dos 23 pares de cromossomos de uma célula humana normal.
Bir sinyal kaskasdı genellikle hücre davranışının değişmesi ile başlatılır.Uma cascata de sinalização normalmente é iniciada, alterando o comportamento da célula .
Hücre teorisi yaşamın temeli üzerine yeni perspektifler getirmiştir.A teoria celular forneceu uma nova perspetiva sobre os pilares fundamentais da vida.
Kimyasal biyologlar tarafından yapılan araştırma sık sık biyokimya daha hücre biyolojisi bu yakın ilgilidir.A pesquisa feita por biólogos químicos é muitas vezes mais próxima da biologia celular do que a bioquímica.
En basit strateji basit olarak her hücrenin dışındaki ölü dizileri varsaymaktır.A estratégia mais simples é considerar que todas as células fora da grade estão mortas.
Birim hücrede Küçük kafesten iki tane, büyük olandan altı tane vardır.Há duas pequenas na célula unitária contra seis das grandes.
Ayrıca makrofajlar ve Schwann hücreleri, tekrar büyümeyi sağlayan nörotropik faktörleri serbest bırakır.Além disso, os macrófagos e as células de Schwann liberam fatores neurotróficos que aumentam o re-crescimento.
Örneğin, tüm canlı hücreler, aynı temel nükleotit ve amino asit küme dizilerini kullanırlar.Por exemplo, todas as células vivas usam os mesmos ácidos nucleicos e aminoácidos..
Normal şartlar altında bile bazı T hücreleri ve antikorlar kendinden-olan peptidlerle tepkimeye girerler.Em circunstâncias normais, muitos dos linfócitos T e anticorpos reagem com peptídeos próprios.
Bu hücreler kalite kontrol uygulamalarında hızlı örnek değişimi için kullanılmaktadır.Estas são usadas para rápida mudança de amostra em aplicações de controlo de qualidade.
Radyoaktif fosforun hızlı gelişen kanser hücrelerinde yoğunlaştığını buldu.Descobriu que os fósforos radioativos concentraram-se nas células do câncer de crescimento rápido.
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.Algumas bactérias também transferem material genético entre as células.
Yalnızca canlı hücrelerde gerçekleşir.Ocorrem somente em células vegetais.
NF-kappa B (NF-κB, Nuclear Factor kappa B), tüm hücre tiplerinde bulunan bir transkripsiyon faktörüdür.NF-κB (factor nuclear kappa B) é um complexo proteico que desempenha funções como factor de transcrição.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.O conjunto de proteínas que podem ser expressas numa determinada célula ou tipo celular é denominado proteoma.
Hayat oyunu 1970'te İngiliz matematikçi Horton Conway tarafından geliştirirmiş bir hücresel otomattır.O jogo da vida é um autómato celular desenvolvido pelo matemático britânico John Horton Conway em 1970.
Hücresel otomatın en iyi bilinen örneğidir.É o exemplo mais bem conhecido de autômato celular.
Hücreler iki durumda olabilir: ölü ya da diri.Cada célula pode estar em dois estados: "viva" ou "morta".
Tümörlerin değişime uğramış hücreleri, normal hücrelerde bulunmayan tümör antijenlerini ifade ederler.As células modificadas dos tumores expressam antigénios que não estão presentes em células normais.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.A maior parte dos genes relacionados com a diabetes estão implicados nas funções das células beta.
Hücre arkadaşı ise Eddie Brock'tan başkası değildir.Na prisão, seu companheiro de cela era Eddie Brock.
Volta tarafından yapılan pil, ilk elektrokimyasal hücre olarak kredilendirildi.A bateria desenvolvida por Volta é considerada a primeira célula eletroquímica.
Sadece hücrelerin metabolizmasında küçük bir fark tespit edildi.A única diferença foi uma pequena mudança no metabolismo das células.
Bazı virüsler enfekte hücrede hiçbir belirgin değişikliğe neden olmazlar .Alguns vírus não causam mudanças aparentes à célula infectada.
Tallusdaki her hücre sadece bir kloroplast içerir.Cada célula do talo geralmente contém apenas um cloroplasto.
Langhans dev hücreleri, Langerhans hücreleri ile karıştırılmamalıdır.Nota: Não confundir com células de Langerhans.
Bu hücresel yanıtların bir kısmı yangısal mediyatörler kemotaktik etmenler nedeniyle tetiklenir.Parte desta resposta celular é provocada por mediadores inflamatórios, como os fatores quimiotáticos.
Ortaya çıkan bu kısımda, hapishane hücreleri, birçok büyük oda, büyük bir ihtimal türbe bulunmuştur.Neste lugar foram encontradas celas de prisão, muitos quartos grandes, e, possivelmente, tumbas.
Hücre bağlantıları özellikle epitel dokularda bol bulunur.As junções celulares são especialmente abundantes em tecidos epiteliais.
"İşte ölüm hücresi"."Silêncio de morte".
Bir karaciğer hücresinde sayıları 2500 civarına ulaşabilir.O volume de seus pulmões pode chegar a 5 000 ℓ.
Bir B hücresi bir antijeni tanıdığında, bölünmek ya da çoğalmak için uyarılmış olur.Porém, quando uma célula B encontra um antígeno ao qual pode unir-se, pode proliferar muito rapidamente.
Ev sahibi hücrelerin ifadesi, "kendi" antijenlerini tanımasıdır.As células do próprio corpo expressam antigénio "próprios" que as identificam como tal.
Ayrıca, uzun süre kortizola maruz kalmak hipokampus hücrelerinin körelmesine (atrofi) yol açar.Além disto, a exposição de longo prazo ao cortisol resulta na danificação das células do hipocampo.
Hücre içine girdiğinde ise leuco-malahit yeşili (LMG) adındaki forma çevrilir.Quando está dentro da célula, ela é metabolizada em uma forma chamada leuco-verde malaquita.
Akson uçları, presinaptik hücrenin elektriksel uyartısını serbest bırakmak için gelişmişdir.Os terminais axónicos estão especializados em liberar o impulso eléctrico da célula pré-sináptica.
Hücreler onu bir enerji kaynağı ve metabolik reaksiyonlarda bir ara ürün olarak kullanırlar.As células a usam como fonte de energia e intermediário metabólico.
CD1d (grup 2 CD1 bileşikleri) daha geniş bir hücre çeşitliliğinde ifade edilir.Grupo II: CD1d, expressado em vários tipos celulares.
Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler.Os fatores de crescimento agem como sinalizadores entre células.
Sitoblastların etrafında yeni hücrelerin biriktiğini gözlemlediğine inandı.Acreditou que tinha observado novas células a aparecerem à volta dos "citoblastos".
Çok hücreli ya da tek hücreli olabilirler.Podem ser unicelulares ou multicelulares.
Şehir sonbahar aylarında bazen hortumlar da taşıyabilen süper hücrelerce vurulmaktadır.No outono a cidade se vê ameaçada, muitas vezes, por tufões.
İlgili Sayfalar