hücre ile cümle
hücre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Makrofajlar gibi hücreler bu antijen sunumunda uzmanlaşmıştır.Такие клетки, как макрофаги, специализируются на презентации антигенов.
Hücre kapısı anahtarını da bu iki kisiye bırakırlar.У них же хранятся и ключи от её дверей.
Konağın T hücrelerinin öldürme özelliği, virüslerin replikasyonunun önlenmesinde kısmen önemlidir.Разрушение собственных клеток T-киллерами важно, в частности, для предотвращения размножения вирусов.
Bu her bir hücrenin işlevleri henüz tam olarak anlaşılamamıştır.Функции этих клеток до сих пор не до конца известны.
Bağlantı için GSM hücresel şebekesini kullanır ve Sprint CDMA sürümünden bazı farklılıkları vardır.Смартфон использовал сотовую сеть стандарта GSM и имел некоторые отличия от CDMA-версии Sprint.
Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler.Факторы роста функционируют как сигнальные молекулы для взаимодействия между клетками.
Bunun sonucu olarak, nöron gibi hücreler retrovirüs enfeksiyonu ve transdüksiyonuna çok dirençlidir.В результате клетки, такие как нейроны , очень устойчивы к инфекции и трансдукции ретровирусами.
Embriyo Blastula Blastokist Kök hücreБутырская улица Бутырьки Бутырская тюрьма
Hücrenin yüzeyine dağılıdırlar, elektron mikroskobunda ince saçlara benzerler.Они покрывают всю поверхность бактериальной клетки и в электронный микроскоп выглядят как волоски.
Birdenbire hücre kapısı açılır.Открывается дверь кабины.
Böylece bir hücreden 4 tane haploid hücre meydana gelir.В результате из одной диплоидной клетки образуется четыре гаплоидных клетки.
Her hücrede 53 byte vadır.Каждый вагон имеет 35 сидячих мест.
Telomer kısalması, hücre bölünmesini zamanla durdurur.«Сеньорита», его телекарьера временно прерывается.
C. elegans, genom dizisi tamamen tamamnlanan ilk çok hücreli canlıdır.C.elegans был первым многоклеточным организмом, чей геном был полностью секвенирован.
Hücreleşmez, düzensiz ve boşluklu yapı oluşturmaz.Не образуют спор и капсул, неподвижны.
Mahkûmlar hücrelerinde dışarı yavaş yavaş çıkarlar.Пассажиры постепенно расходились по своим каютам.
Zarflı virüsler (örneğin HIV) tipik olarak tomurcuklanarak konak hücreden salınır.Оболочечные вирусы, в том числе ВИЧ, обычно отделяются от клетки путём отпочковывания.
(İşaretçi, başlangıçta ilk hücrededir).(Приложение первое.
Dokuda en çok bulunan hücre fibroblastlardır.Основными клетками соединительной ткани являются фибробласты.
Bir spermatozoon bir yumurta hücresini döllemek üzereyken.С проникновением спермия заканчивается мейоз яйцеклетки.
Melanozom üreten hücrelere melanosit denir.Клетки, содержащие меланосомы, называются меланоцитами.
Duvar kenarlarında her iki yanda da dörder hücre bulunmaktadır.Ходит на 4 клетки в любую сторону.
Sonra hücre dayağı düzenine geçildi. günde üç fasıl, sabah, öğlen, akşam...Начинает тренироваться уже три раза в день: утром, днем и вечером.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Детектив провёл 23 дня в тюрьме.
Burada hücre içi sindirim olur.Уверен, что втихую где-то что-то косячат.
Ökaryotik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar.Первые одноклеточные эукариоты появляются 2,7—1,75 млрд лет назад.
5½ yılı hücrede olmak üzere 7½ yıl Mamak Cezaevi'nde kaldı.Так начались мои семь с половиной лет заключения в ужасных условиях.
"Bakteri" terimi bir zamanlar tüm mikroskopik, tek hücreli prokaryotlar için kullanılırdı.Термин «бактерии» традиционно применяли по отношению к микроскопическим одноклеточным прокариотам.
Normal şartlarda hücrede bulunmazlar.В нормальных условиях они обнаруживаются только внутри клетки.
Ökaryotik hücre içine yabancı DNA tanıtılması süreci ise transfeksiyon olarak bilinir.Поступление инородной ДНК в эукариотические клетки называют трансфекцией.
İnsanın sinir sistemi, yaklaşık 10 milyar sinir hücresi içerir.Пирамидная система человека содержит около 1 млн нервных волокон.
Hayvanları iyileştirmiş ve bir hücrede yaşamıştır.Подбирала больных животных, птиц и лечила в устроенной дома лечебнице.
Nissl gövdesi, hücre gövdesindeki sitoplazmada bulunur.Плавательный пузырь находится в костной капсуле.
Kanda üç lenfosit türü bulunur: B hücreleri, T hücreleri ve doğal öldürücü (katil) hücreler.По функциональным признакам различают три типа лимфоцитов: B-клетки, T-клетки, NK-клетки.
T-Bag bütün hücreleri açan anahtarları bulur.Трент имеет доступ ко всем ключам.
Çeşitli infeksiyonlarda farklı akyuvar hücrelerinde artış görülür.Внутри каждой линейки выпускается несколько различных конфигураций.
Mitoz, hücre döngüsünün bir parçasıdır.Воози является частью заповедника Вяйнамери.
Sitoblastların etrafında yeni hücrelerin biriktiğini gözlemlediğine inandı.Он был уверен, что наблюдал сборку новых клеток вокруг «цитобластов».
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.У некоторых бактерий клетки могут обмениваться друг с другом генетическим материалом.
Hücre çekirdeğinin işlevi belirsiz olarak kaldı.Конфигурация автодрома осталась неизменной.
Duyu hücreleri epidermis tabakasının içinde bulunur.Клетки были найдены в ресничном эпителии.
Bu süreçte hücrenin proteazları da çözeltiye karışıp ve diğer proteinleri sindirmeye başlayabilirler.В результате клетка начинает синтезировать другие белки и изменяет своё поведение.
İpliksi bakterilerde çoğu zaman içinde pek çok hücre bulunan bir kın vardır.Изредка в бактериальных клетках встречаются вакуоли.
Bunun yerine bu hizmetlerdeki diğer hücreleri yönlendirerek bağışıklık yanıtını kontrol ederler.Вместо этого они управляют иммунным ответом, направляя другие клетки на выполнение этих задач.
Hücre içinden hücre dışına, hücre dışından hücre içine olmak üzere her iki yönde de gerçekleşebilir.Переваривание может осуществляться как вне клетки, так и внутри её.
Bu durum beyin yangısına ve sinir hücrelerinin ölümüne neden olur.Предполагается, что это связано с отмиранием нервных клеток.
Motorola Solutions hücresel altyapı işini Nokia Siemens Networks'e (Nokia Networks) sattı.Nokia Siemens Networks — дочерняя компания фирмы Nokia.
Mukozal mast hücrelerinin aktiviteleri T hücrelerine bağımlıdır.Активность последних зависит от Т-клеток.
Kahverengi adipoz doku (KAD) hemen hemen bütün memeli hücrelerinde bulunur.Редукция раковины наблюдается практически во всех классах моллюсков.
Translasyon hücrenin sitoplazmasında gerçekleşir.Локализуется в цитоплазме клетки.
Genetikçiler hücre genlerini tanımlamak için virüsleri bir vektör gibi kullanırlar.Генетики часто используют вирусы как векторы для ввода генов в изучаемые клетки.
Biyolojik membranlar hücrenin parçası oldukları için lipazlar hücre biyolojisinde önemli rol oynarlar.Поэтому белки, столь важные для биологических процессов, остаются внутри клетки.
Antijen sunumunun bu iki mekanizması T hücrelerinin iki tipinin farklı rollerde olmasıyla sonuç verir.Это различие в презентации антигена отражает разные роли указанных двух типов T-клеток.
Beyin omurilik sıvısında yangısal hücre elemanları görülür.У некоторых представителей клеточная стенка обызвествляется.
Hücre çekirdeğinin hacimce %25'ini kaplar.Ёмкость топливных баков увеличена на 25 %.
Günümüzde embriyonik kök hücrelerin kullanılarak yapıldığı onaylanmış herhangi bir tedavi bulunmamaktadır.Однако в настоящий момент не существует никакого медицинского применения эмбриональных стволовых клеток.
Hücre teorisi yaşamın temeli üzerine yeni perspektifler getirmiştir.قدمت نظرية الخلية منظوراً جديداً للأسس الرئيسية في الحياة.
Bunsen, metalleri çıkarmak için bu hücreden yararlandı.استخدم بنسن هذه الخلية لاستخراج المعادن.
Tümörlerden kaynaklanan bazı istisnalar hariç, çoğu birincil hücre kültürünün sınırlı yaşam süresi vardır.باستثناء بعض مشتقة من الأورام، فإن معظم ثقافات الخلية الأولية لها عمر محدود.
Ökaryotik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar.نشأت الخلايا حقيقية النواة قبل 1.6 إلى 2.7 بليون سنة.
İlgili Sayfalar