hücre ile cümle
hücre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hücre ve doku farklılaşmasında etkilidir.L'EGF risulta efficace nella proliferazione, differenziazione e sopravvivenza delle cellule.
Nötrofilleri çeker ve migrasyon için endotelyum hücrelerine yapışmalarına yardım eder.Attrae potentemente neutrofili e li aiuta ad agganciarsi alle cellule endoteliali per extravasare.
Bu üç biçimden yukarıda betimlenmiş olan "B" biçimi, hücrelerde bulunan şartlar altında en sık görülenidir.Di tali conformazioni, la conformazione B è la più frequente nelle condizioni standard delle cellule.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.La maggior parte dei geni correlati al diabete sono coinvolti in funzioni delle cellule β.
Hücre çeperi Osmotik basınç Osmoz Difüzyon Osmotik basınç Turgor basıncıOsmosi Osmolarità Osmoregolazione Pressione osmotica Turgore cellulare
(İşaretçi, başlangıçta ilk hücrededir).(Aggiunta di un fonema all'inizio di una parola).
Hücre sözcüğü ilk kez bu eserde kullanılmıştır.In questo documento, per la prima volta venne utilizzato il termine virus.
Sonra hücre dayağı düzenine geçildi. günde üç fasıl, sabah, öğlen, akşam...Letteralmente: la fame arriva tre volte al giorno: la sera, la mattina e a mezzogiorno.
Hücre 1.9 volt sağladı.La tensione delle celle è di 1,4-1,6 volt.
Genetikçiler hücre genlerini tanımlamak için virüsleri bir vektör gibi kullanırlar.I genetisti spesso usano virus come vettori per introdurre geni in cellule che stanno studiando.
B hücresi, humoral bağışıklık yanıtında büyük bir rol oynayan lenfositlerdir.I linfociti B sono le cellule protagoniste della risposta immunitaria umorale.
Besin, koful oluşturularak hücre içine alınır.Dorque, intanto, è messo in cella d'isolamento.
Ve hücre cezası affedilir.Deve scontare la pena dell'ergastolo.
Odessa’daki hapishane hücresinden kaçmayı başararak yurt dışına çıktı.Tuttavia, riuscì a fuggire dalla sua cella di Odessa e trovò rifugio in esilio.
B ve T hücrelerinin her ikisi de özgül hedefleri tanıyan reseptör molekülleri taşırlar.Sia i linfociti B che T possiedono molecole recettoriali che riconoscono obiettivi specifici.
Şubenin tüm elemanları, zorunlu hücre içi parazitleridir.I virus sono tutti parassiti endocellulari obbligati.
Aynı zamanda hapishane veya hücre anlamlarına da gelir.Vuotate anche cliniche e carceri.
Genlerin ifadesini denetleyen birçok hücre yöntemi vardır.Ci sono molti fattori σ che regolano l'espressione genica.
Bu konağı enfeksiyondan nonspesifik olarak savunan hücreleri ve diğer mekanizmaları içermektedir.Questo comprende le cellule e gli altri meccanismi che difendono l'ospite da infezioni in modo non specifico.
Hücrenin savunmasına karşı bir görev üstlenir.Dubita della sicurezza della città-prigione.
Jack Coleman Sylar'ın hücresinin önünde dururken kamera arkası görüntüsü.Lo si può individuare dietro la cabina telefonica dove c'è Jack Favell.
Her hücre için altı adete varan transistör kullanılır.Ventilazione trasversale con sei settori di ventilazione per ogni tubo.
Kanser hücrelerini öldürmek için yeniden programlanan virslara onkolitik virüsler denir.I virus che sono stati riprogrammati per uccidere le cellule tumorali vengono chiamati virus oncolitici.
Her hücreye hizmet bir baz istasyonu tarafından verilir.Ognuno di queste stazioni ha al suo interno un centro di detenzione.
Bu hücreler kuvvetle sporları dışarı atarlar.Le scuole private sospesero le attività sportive all'aperto.
Hücrede enzim aktivitesinin kontrolünün 5 ana yolu vardır.La cellula è in grado di controllare l'attività degli enzimi in almeno cinque modalità principali.
Böyle salgıya hücre içi salgı denir.Questa patologia viene detta celiachia.
1996 - Dolly adı verilen bir koyun, bir erişkin hücreden klonlanmış ilk memeli oldu.Nel 1996 la pecora Dolly è stato il primo essere vivente clonato da una cellula adulta.
Bazofiller ve Eozinofiller nötrofillerle bağlantılı hücrelerdir.I basofili e gli eosinofili sono legati ai neutrofili.
Tedaviden sonra bir hapishane hücresine konuldu.Una volta guarita viene portata in carcere.
Hücre zarı girintili çıkıntılıdır.La membrana cellulare è evidente.
Çok hücreli basit organizasyonlu canlılardır.Le alghe sono organismi strutturalmente molto semplici.
Bu sorunun cevabı hayır ise o hücre boş bırakılır, yani ilişki yok demektir.Se l'oggetto non esiste, o se non è unico, allora l'enunciato è falso, ma non privo di significato.
Örtü hücreleri birbirlerine kenetlenir ve lifler birbiri üzerine dolanır, düğümlenir.Per le corde a struttura piatta, i fili si sovrappongono l'uno sull'altro e quindi si cuciono.
Bu hücreler, bitki boyunca su ve besin taşırlar.Questa specie richiede acqua e fertilizzante per tutto il corso dell'anno.
Bu boynuz, aslında bir diştir ve içi sinir hücreleriyle doludur.Этот рог на самом деле является зубом и заполнен нервными клетками.
Bu işlem canlı organizmanın içinde (in vivo) veya hücre kültüründe (in vitro) yapılabilir.Этот процесс может выполняться внутри живого организма ( in vivo ) или в культуре клеток ( in vitro ).
Bütün canlı hücrelerde bulunur.Содержатся во всех живых клетках.
Ayrıca kumanda ışınının tam olarak hücre üzerine doğrultulması gerekiyordu.Кроме того, требовалось направлять пульт точно на приёмник.
Şirket, normal bir insan hücresindeki 23 çift kromozomun adını aldı.Компания названа в честь 23 пар хромосом нормальной человеческой клетки.
Bitki ve mantar hücrelerinin enfeksiyonu hayvan hücrelerininkinden farklıdır.Процесс инфицирования вирусами клеток грибов и растений отличается от инфицирования клеток животных.
Viral reseptör modifiye edilerek virüsün belli bir hücre tipine hedeflenmesi sağlanabilir.Вирусный рецептор может быть модифицирован для нацеливания вируса на определенный тип клеток.
Örneğin, tüm canlı hücreler, aynı temel nükleotit ve amino asit küme dizilerini kullanırlar.Так, практически все организмы используют одни и те же нуклеотиды и аминокислоты.
Bazı virüsler enfekte hücrede hiçbir belirgin değişikliğe neden olmazlar .Некоторые вирусы не вызывают никаких видимых изменений в поражённой клетке.
Hücre kontrolü başlar, bazıları bunu bekliyordu.Служба все не начиналась, кого-то ждали.
Tek kişilik hücrede tutuluyor.Содержался в одиночной камере.
Numuneler bütün dokudan veya hücre kültüründen elde edilebilir.Образец может быть взят из цельной ткани или из клеточной культуры.
Bunlar normalde Böceklerdir ama mantarlar, nematodlar ve tek hücreli organizmalar da olabilir.Обычно ими выступают насекомые, но ими могут быть также грибы, черви-нематоды и одноклеточные организмы.
Ne yazık ki, hücreler başka ışık kaynaklarından gelen ışıkla uzaktan kumandadan gelen ışını ayırt edemiyordu.К сожалению, фотоэлемент не мог отличить свет из пульта от света из других источников.
Buna ilaveten, bazı virüsler hücre genomuna entegre olup kararlı gen ifadesini sağlarlar.Кроме того, некоторые вирусы интегрируются в геном клетки, способствуя стабильной экспрессии.
Hapishane iş kollarındaki işleri bittikten sonra hepsi hücrelerine geri döndüler.Заключённые, поняв, что всё кончено, вернулись в свои камеры.
Farklı tiplerde plazmidlerin bir hücrede beraber bulunmaları mümkündür.Плазмиды разных классов могут сосуществовать в клетке.
Her hücrenin kendisine özel bir adresi vardır.Каждое окно может иметь собственный адрес.
1898 yılında Tadeusz Browicz hücreleri doğru bir şekilde makrofaj olarak tanımlamıştır.Только в 1898 году польский патолог Тадеуш Бровец правильно определил их как макрофаги.
"İşte ölüm hücresi".Настоящая арена смерти.»
National High Magnetic Field Laboratory Daniel hücresi deneyi (İng.)В 2011 году в National High Magnetic Field Laboratory (англ.)
Antimitotik, hücre çoğalmasını durdurabilen bir ilaçtır.Противовирусный препарат, препятствующий размножению вируса в клетках.
Tutunma (attachment ya da adsorption), viral partikül ve konak hücre arasında meydana gelir.Прикрепление, или адсорбция, происходит между вирусной частицей и клеточной мембраной.
Ev sahibinin hücreleri kendi antijenlerini ifade eder.Белки системы комплемента принимают клетки хозяина за антигены.
B hücreleri gibi T hücrelerinin her tipi de farklı antijenleri tanır.Как и B-клетки, каждая конкретная линия T-клеток распознает только один антиген.
İlgili Sayfalar