Ayrıca, Kanada'da ilk ona girmeyi başararak hit hâline geldi.On his second try to get into Canada, he was successful.
Güçlü bir tahriş edicidir ve temas halinde göz ve cilt yanmalarına neden olabilir.It is a strong irritant and may cause burns to the eyes and skin if contacted.
Projenin sonuçları 1934 yılından 1972 yılına kadar dört cilt halinde yayımlandı.The results were published in four volumes from 1934 to 1972.
Özellikle Zapsu ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz ile telefonda sürekli temas halindeydi."Where, at the time, U.S. Deputy Defense Secretary Paul Wolfowitz was staying.
Sanatçılar bunu reddetmesi halinde diskalifiye olurlar.The artists' songs risk disqualification if they refuse.
Genellikle 150 bireyden az küçük kolomiler hâlinde ürerler.Populations are usually smaller than 150 individuals.
Garibaldi ve onun takipçilerinin sembolü haline geldi.These shirts became the symbol of Garibaldi and his followers.
Yazma, küçük bir kitap hâlindedir.A miniature book is a very small book.
1793 yılında Fransa neredeyse bütün Avrupa ile savaş halindeydi.Throughout 1793 the French Republic was involved in total war with the rest of Europe.
Bu sırada Müslümanlarla barış halinde bulunmaktaydı.He lived with them in Oegstgeest.
Kastilya dili İspanyolca haline gelmiştir.The Castilian language became the national language.
Glock 17 daha sonra birçok polis teşkilatının tutulan silahı haline gelmiştir.Glock 17 pistol purchased under Police Modernization scheme.
Böylece suç anlatıları bir roman türü hâline geldi.The novel thus becomes a type of Bildungsroman.
Korra, Avatar haline girememektedir.Varaha – A boar-headed avatar.
İki cilt halinde 1931 ile 1934'te yayımlanmıştır.It was published in two volumes, in 1931 and 1935.
Prostellar halindeki güneşin fotosferi %71.1 hidrojen %27.4 helyum ve %1.5 ağır metal içermekteydi.Originally it would have contained about 71.1% hydrogen, 27.4% helium, and 1.5% heavier elements.
Beşinci eleme, 26 ve 27 Kasım 2017'de iki bölüm halinde yayınlandı.The fifth audition was broadcast in two parts on 26 and 27 November 2017.
Stratejik konumu nedeniyle Lovosice ülkedeki önemli ulaşım merkezlerinden biri hâline gelmiştir.Due to its strategic location, Lovosice is a significant transport junction.
İnsanlar, ancak bir çıkar durumu ortaya çıkınca, bir toplum halinde bir araya gelirler.And when men could no longer sustain them, the giants turned against them and devoured mankind.
Tutukluluk halindeyken şiirler yazdı.While in jail he wrote poetry.
Çiçek destek filesi, çiçek yatağının üzerine birden fazla katman halinde yerleştirilir.Flower support netting is installed in many layers over the flower bed.
Charleston tek başına, çiftlerle ya da grup halinde yapılır.Charleston can be danced solo, or with a partner.
1953 yılında Akademi’nin tam akademisyeni haline geldi.In 1953 he became a full academician of the Academy.
Genellikle sosyal hayvanlar olan zebralar küçük haremler ya da büyük sürüler hâlinde yaşarlar.They are generally social animals that live in small harems to large herds.
Bu opera son halini 2005'te alacaktır.This would be their final playoff appearance until 2005.
Zamanla büyüme gösteren alan köy haline gelerek "Sao Joao Batista do Marinherio" adını almıştır.With the time a village appeared, being named São João Batista do Marinheiro.
Burada Angel ile karşılaşınca onun dönüştüğü haline çok şaşırmışlardır.Mark is furious about what they encountered.
Kilise çevrilerek cami haline getirilmesi esnasında bazı değişiklikler yapılmıştır.Few changes have been made since the church was opened.
Hayvanat bahçesi yönetimi, acil durum halinde vurulması iznini verdi.The Shock Drop Slaughter Pit was released at launch as a pre-order exclusive.
Sonunda Harari konuşmasını aynı adı taşıyan bir kitap haline getirdi.He eventually turned it into a book of the same name.
Daha sonra resmi yasa haline gelen sözleşme 12 Ocak 1951'de imzaya kapatılmıştır.The treaty came into force and closed for signature on 12 January 1951.
Kurulan ticaret sitesi 1682 yılına kadar İngilizlerin Endonezya'daki ticaret merkezi haline geldi.This site became the centre of English trade in Indonesia until 1682.
1000 yılından sonra Slovakya'nın büyük bir bölümü Macaristan Krallığı'nın bir parçası haline geldi.Slovak lands for 1000 years were an important part of the Kingdom of Hungary.
Askerî teknoloji, savaş hâlinde kullanılan teknoloji tatbikatı.Military technology is the application of technology for use in warfare.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Stars in the main sequence are mainly composed of hydrogen in its plasma state.
Ribozomlar tek yahut gruplar halinde bulunurlar.The stems are prostrate or decumbent.
Artık, çevresindekileri korkutarak kendinden kaçırdığı eski günlerdeki halinden çok farklıdır.Now in his declining years, Den lives in a NeverWhere far different from the one he entered.
Füze seyir halindeyken hedef uçağın yerden takibi de sürekli devam eder.Target tracking is continued throughout the missile's flight.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.It was laid in rubble courses.
Ancak Kuzey Amerika ülkeleri hala eski halini kullanmaktadır.Now it was time for North America to get the same treatment.
İlk eleme, 29 ve 31 Ekim 2017'de iki bölüm halinde yayınlandı.The first audition was broadcast in two parts on 29 and 31 October 2017.
1945'lerde bu kütüphane ülkedeki en büyük kütüphanelerden biri haline geldi.By 1945, the Foundation library had become one of the biggest in the country.
Zamanla, tüccarlar devlet himayesi sağlayan dernekler haline gelmişlerdi.Over time, traders organised themselves into associations which received state patronage.
İncecik toz halindeki toz bulutları, yanıcı veya patlayıcı olabilir.Dust clouds of finely powdered substances can become combustible or explosive.
Makamsal geçkiler, ezgilerin zengin ve orijinalliği bu eseri bir baş yapıt haline getirmiştir.The deep, rich sonority of his instrument becomes a primary message.
İlgili bilgileri takip eder, tasnif eder ve ihtiyaç halinde sunar.It must follow knowledge, and serve need.
Bu teoriler doğada kendi halinde gözlemlenemeyen bir dizi sabit ağır partiküllerin tahminidir.These theories predict a number of heavy, stable particles that have not been observed in nature.
Daha sonra, kadın gönüllüleri ile gruplar halinde çalıştı.Subsequently, she worked in women's voluntary groups with sufferers of the condition.
Gökadalar birbirlerine uzak olmalarına rağmen muhtemelen etkileşim halindedirler.Therefore Heaven being agitated, they are agitated too."
Benzer şekilde Engels de bilm dünyasıyla sürekli ilişki halindedir.Elson seems to have always had direct contacts with Soviet intelligence.
Yıkıntı halinde korunmaktadır.It is preserved in the Heimskringla.
Bilgi önemli bir kaynak ve ürün haline geldi.Information became an important resource and product, central to wealth and power.
4. yüzyılın ortalarında Ankara, imparatorluğun tatil mekanı haline geldi.In the late 4th century, Ancyra became something of an imperial holiday resort.
Büyük bir yıldızın kalbinin doğrudan kara delik halinde içe çökmesiyle oluşabilir.Hence the star may have instead collapsed directly into a black hole.
1971 yılına gelindiğinde Nabisco şirketin adı haline geldi.By 1971, Nabisco had become the corporate name.
Kışı, yumurta halinde dişi kabuğunun altında geçirir.During early winter she guards her egg sac here.
Bu sırada Zeus, gerçek haline bürünür.Meanwhile, Dr. Zeus seems to go from strength to strength.
Sokakta herkesin alay konusu haline gelir, artık şahitleri çoğalmıştır.So for an entangled state there are more than one entanglement witnesses.
Hot 100 hızla endüstri standardı haline geldi.The company quickly became a standard in the industry.
Stalin ve "çocukları" arasındaki etkileşimler putlaştırma yolunda ana unsur hâline geldi.Interactions between Stalin and children became a key element of the personality cult.