Bunun yerine karşınızda Middlebury Koleji 'nin gururlu bir mezunu olarak karşınızda duruyorum.Αντ' αυτού είμαι εδώ, μία περήφανη απόφοιτος του πανεπιστημίου του Μίντλμπερι.
Bunun yerine karşınızda Middlebury Koleji 'nin gururlu bir mezunu olarak karşınızda duruyorum.А вместо това, аз съм тук, горда възпитаничка на колежа Middlebury.
Bunun yerine karşınızda Middlebury Koleji 'nin gururlu bir mezunu olarak karşınızda duruyorum.Натомість, я стою перед вами, випускниця університету Мідлбері.
Bunun yerine karşınızda Middlebury Koleji 'nin gururlu bir mezunu olarak karşınızda duruyorum.Но я всё же стою здесь и горжусь тем, что закончила колледж Миддлбери.
Bunun yerine karşınızda Middlebury Koleji 'nin gururlu bir mezunu olarak karşınızda duruyorum.אך היום אני בוגרת גאה של מידלברי קולג'.
Bunun yerine karşınızda Middlebury Koleji 'nin gururlu bir mezunu olarak karşınızda duruyorum.بدلا ما ذلك، أقف هنا وأنا فخوره بتخرجي من كلية Middlebury
Bunun yerine karşınızda Middlebury Koleji 'nin gururlu bir mezunu olarak karşınızda duruyorum.(拍手)
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?a riekol som: Potiaľto prijdeš a nie ďalej, a tu položia hať proti pýche tvojich vĺn!?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?cînd am zis: ,Pînă aici să vii, să nu treci mai departe; aici să ţi se oprească mîndria valurilor tale?`
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?e ho detto: «Fin qui giungerai e non oltre e qui s'infrangerà l'orgoglio delle tue onde»
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?e lhe disse: Até aqui virás, porém não mais adiante; e aqui se quebrarão as tuas ondas orgulhosas?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?en zei: 'Tot zover en niet verder! Hier zullen uw trotse golven tot stilstand komen!'?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?És azt mondám: Eddig jõjj és ne tovább; ez itt ellene áll kevély habjaidnak!
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?in velel: Dotod pojdeš in nikar naprej, in tu bodi mejnik kljubovalnim valovom tvojim!
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?I řekl jsem: Až potud vycházeti budeš, a dále nic, tu, pravím, skládati budeš dutí vlnobití svého.
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?I rzekłem: Aż dotąd wychodzić będziesz, a dalej nie postąpisz, a tu położysz nadęte wały twoje.
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?ja sanoin: `Tähän asti saat tulla, mutta edemmäksi et; tässä täytyy sinun ylväiden aaltojesi asettua`?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Kata-Ku kepadanya, 'Inilah batasnya. Jangan kaulewati! Di sinilah ombak-ombakmu yang kuat harus berhenti.
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?이르기를 네가 여기까지 오고 넘어가지 못하리니 네 교만한 물결이 여기 그칠지니라 하였었노라
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Le dije: "Hasta aquí llegarás y no seguirás adelante. Aquí cesará la soberbia de tus olas.
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Mà rằng : Mầy đến đây , chớ không đi xa nữa , Các lượn sóng kiêu_ngạo mầy phải dừng lại tại đây !
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Mà rằng: Mầy đến đây, chớ không đi xa nữa, Các lượn sóng kiêu ngạo mầy phải dừng lại tại đây!
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?och sade: »Härintill skall du komma, men ej vidare, här skola dina stolta böljor lägga sig»?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?og sagde: "Hertil og ikke længer! Her standse dine stolte Vover!"
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?og sa: Hit skal du komme og ikke lenger, her skal dine stolte bølger legge sig?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Quand je dis: Tu viendras jusqu`ici, tu n`iras pas au delà; Ici s`arrêtera l`orgueil de tes flots?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?und sprach: "Bis hierher sollst du kommen und nicht weiter; hier sollen sich legen deine stolzen Wellen!"?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?И рекох: До тук ще дохождаш, но не по-нататък, И тук ще се спират гордите ти вълни?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?и сказал: доселе дойдешь и не перейдешь, и здесь предел надменным волнам твоим?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?ואמר עד פה תבוא ולא תסיף ופא ישית בגאון גליך׃
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?وقلت الى هنا تاتي ولا تتعدى وهنا تتخم كبرياء لججك
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?說 、 你 只 可 到 這 裡 、 不 可 越 過 、 你 狂 傲 的 浪 要 到 此 止 住
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?說 、 你 只 可到 這裡 、 不 可 越 過 、 你 狂傲 的 浪要 到 此 止住
Bu yapmak için çok fazla gururlu olman gerekir.Harga dirimu terlalu tinggi untuk melakukan itu.
Bu yapmak için çok fazla gururlu olman gerekir.Tu es trop fier, pour faire une chose pareille.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.A nagyszüleim nagyon büszkék voltak,
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Bunicii erau foarte mândri, m-am mutat la Boston şi am deschis o afacere.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.I miei nonni erano molto orgogliosi, mi trasferii a Boston e aprii un negozio.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Meine Großeltern waren sehr stolz, ich zog nach Boston und richtete mich dort ein.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Mina morföräldrar var mycket stolta, och jag flyttade till Boston, och startade upp mitt företag.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Mis abuelos estaba orgullosos, y me mudé a Boston, donde me establecí.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Ông bà tôi đã rất tự hào, và tôi chuyển đến Boston và lập 1 cửa hàng.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Ο παππούς και η γιαγιά μου ήταν πολύ περήφανοι, μετακόμισα στη Βοστόνη και άνοιξα μαγαζί.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Мої бабуся і дідусь дуже мною пишались, я переїхав до Бостона і заснував магазин.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.Dziadkowie byli ze mnie bardzo dumni.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.Mes grands-parents étaient très fiers.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.Mijn grootouders waren erg trots.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.Os meus avós estavam muito orgulhosos,
Çok gururlu bir kadındı. Büyük gurura sahipti.Sie war eine stolze Frau.
Çok gururlu bir kadındı.그녀는 자랑 스러운 여자입니다.
Çok gururlu bir kadındı.Ήταν περήφανη κυρία.
Çok gururlu bir kadındı.كانت سيدة أبيّة.
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Die dag zal de HERE van de hemelse legers alles wat trots en hoogmoedig is, vernederen.
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;대저 만군의 여호와의 한 날이 모든 교만자와 거만자와 자고한 자에게 임하여 그들로 낮아지게 하고
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Lebo deň Hospodina Zástupov sa blíži na každého pyšného a vysokého i na každého povzneseného, a bude ponížený,
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Thi en Dag har Hærskarers HERRE mod alt det høje og knejsende, mod alt ophøjet og stolt,
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Vì sẽ có một ngày của Ðức Giê-hô-va vạn quân đến trên mọi vật kiêu căng, ngạo mạn, tự cao; nó sẽ bị hạ xuống;
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Ибо грядет день Господа Саваофа на все гордое и высокомерное и на все превознесенное, – и оно будет унижено, –
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;כי יום ליהוה צבאות על כל גאה ורם ועל כל נשא ושפל׃
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;فان لرب الجنود يوما على كل متعظم وعال وعلى كل مرتفع فيوضع