Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Porque tu livras o povo aflito, mas os olhos altivos tu os abates.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.puhdasta kohtaan sinä olet puhdas, mutta kieroa kohtaan nurja.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Salvas al pueblo humilde, y humillas los ojos altivos
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.s čistým sa dokazuješ čistým a s premršteným sa dokazuješ prevráteným.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Tu mîntuieşti pe poporul care se smereşte, şi smereşti privirile trufaşe.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Vì Chúa cứu dân bị khốn khổ; Nhưng sụp mắt kẻ tự cao xuống.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Vì_Chúa cứu dân bị khốn_khổ ; Nhưng sụp mắt kẻ tự_cao xuống .
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Zakaj ti otimlješ ljudstvo ubogo, prevzetne oči pa ponižuješ.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Z uprzejmym uprzejmie się obejdziesz, a z przewrotnym przewrotnie sobie postąpisz;
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Διοτι συ θελεις σωσει λαον τεθλιμμενον οφθαλμους δε υπερηφανων θελεις ταπεινωσει.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Защото оскърбени люде Ти ще спасиш; А очи горделиви ще смириш.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.כי אתה עם עני תושיע ועינים רמות תשפיל׃
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.لانك انت تخلص الشعب البائس والاعين المرتفعة تضعها.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.困 苦 的 百 姓 、 你 必 拯 救 . 高 傲 的 眼 目 、 你 必 使 他 降 卑
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.困苦 的 百姓 、 你 必 拯救 . 高傲 的 眼目 、 你 必 使 他 降卑
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Aatelittomana sinulla on vain suunnaton ylpeytesi.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Dalam menjadi rakyat jelata, yang kamu punya hanya harga diri yang tinggi.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Dù sao thì cô rất kiêu ngạo khi cô là người bình dân
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.För en borgare är allt den har sin stolthet.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Für eine normale Bürgerin bist du aber ganz schon stolz auf dich.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Jako prosťáček, je jediné co máš, tvoje velká pícha.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Keďže si obyčajný občan, aj tak jediné čo máš je tvoja hrdosť.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Mivel csak egy közember vagy, nincs másod csak a büszkeséged.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Per essere una persona comune, tutto ciò che hai è il tuo grande orgoglio.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Qu'est-ce que c'est que ce "en tout cas" ? Tu es si fière alors que tu n'es qu'une pauvre.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Za navadno dekle je vse kar imaš tvoj ponos.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Όντας φτωχή το μόνο που έχεις είναι η μεγάλη σου περηφάνεια.
Ama sen halktan olduğun için, tek bildiğin gururlu olmak.Для босячки у тебя перебор с чувством собственного достоинства.
Ancak gururlu olduğu sürece ruh boyun eğmez.Henki on kuitenkin lannistumaton- -niin kauan kuin sillä on ylpeytensä.
Ancak gururlu olduğu sürece ruh boyun eğmez.Jednak duch jest niezłomny, dopóki ma swoją dumę.
Ancak gururlu olduğu sürece ruh boyun eğmez.Men anden är okuvlig- -så länge det finns stolthet.
Ancak gururlu olduğu sürece ruh boyun eğmez.Men ånden er ukuelig, - - så længe der findes stolthed.
Ancak gururlu olduğu sürece ruh boyun eğmez.Porém, o espírito é indómito, enquanto tiver o seu orgulho.
Ancak gururlu olduğu sürece ruh boyun eğmez.Sin embargo, el espíritu es indomable, mientras existe el orgullo.
Ancak gururlu olduğu sürece ruh boyun eğmez.Tuttavia, lo spirito è indomabile, finché preserva il suo orgoglio.
Ancak gururlu olduğu sürece ruh boyun eğmez.Όμως, το πνεύμα μένει αδάμαστο, όσο του παραμένει η υπερηφάνεια.
Ancak gururlu olduğu sürece ruh boyun eğmez.Но дух неукротим, если у него существует гордость.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Estoy muy feliz y es un honor estar entre gente muy, muy innovadora e inteligente.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Ich bin sehr froh und fühle mich geehrt, unter sehr, sehr innovativen und intelligenten Menschen zu sein.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Ik ben erg blij en vereerd om temidden van erg innovatieve en intelligente mensen te zijn.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Jestem szczęśliwy i zaszczycony, że mogę być wśród tak postępowych i inteligentnych ludzi.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Je suis très heureux et très honoré d'être parmi des personnes très, très innovantes et intelligentes.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.저는 아주 행복합니다. 가장 혁신적이고 지적인 사람들과 함께하게 되어서 말이죠.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Mám velkou radost a jsem poctěn, že mohu být zde mezi tak vysoce, vysoce novátorskými a inteligentními lidmi.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Saya senang sekali dan merasa terhormat dapat berada di antara orang-orang yang sangat inovatif dan cerdas.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Sono molto contento e onorato di essere in mezzo a persone tanto innovative e intelligenti.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Sunt foarte fericit si onorat sa ma aflu intre oameni foarte foarte inovatori si inteligenti.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Tôi rất hạnh phúc và vinh dự được ở đây, giữa những con người rất rất sáng tạo và thông thái.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Είναι μεγάλη μου χαρά και τιμή να βρίσκομαι ανάμεσα σε πολύ καινοτόμους και ευφυείς ανθρώπους.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Щастлив съм и за мен е чест да бъда сред много оригинални и интелигентни хора.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.Я очень счастлив и это большая честь для меня быть среди таких новаторов и интеллектуалов.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.אני מאוד מאושר ומתכבד להיות בין אנשים מאוד מאוד חדשנים ונבונים.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.أنا سعيدُ جداً ومُشرَف ﻷكون بين أناس أذكياء جداً جداً.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.とても幸せに、そして光栄に思います。 私の前に話した3人のスピーチを聞いたけど、
Bazıları gururlu bir şekilde el kaldırıyorlar ve diyorlar ki "ben araba kullanmıyorum.".Alguns levantam a mão com orgulho e dizem: "Eu não uso carro."
Bazıları gururlu bir şekilde el kaldırıyorlar ve diyorlar ki "ben araba kullanmıyorum.".A niektorí z nich hrdo zdvihli ruku a povedali, "Ja nepoužívam auto."
Bazıları gururlu bir şekilde el kaldırıyorlar ve diyorlar ki "ben araba kullanmıyorum.".Dan sebagian dengan bangga mengangkat tangannya dan berkata, "Saya tidak memakai mobil."
Bazıları gururlu bir şekilde el kaldırıyorlar ve diyorlar ki "ben araba kullanmıyorum.".E alcuni di loro orgogliosamente alzano la mano e dicono, "Io non uso la macchina."
Bazıları gururlu bir şekilde el kaldırıyorlar ve diyorlar ki "ben araba kullanmıyorum.".És néhányan büszkén felemelik a kezüket és azt mondják: "Én nem használok autót."
Bazıları gururlu bir şekilde el kaldırıyorlar ve diyorlar ki "ben araba kullanmıyorum.".Et certains lèvent fièrement la main et disent "je n'ai pas de voiture"