Abu Dabi'nin Louvre Müzesi'ni ülkelerine getirmek istemelerinden dolayı son derece gururluyuz.Estamos orgullosos de que Abu Dabi quiera llevar al Louvre allí.
Beninli gururlu ve sessiz bir ruh, Senin geleceğinin bayrağı emanette ve bakılıyor!Benín, estar orgullosa, y un alma serena, Confiando en el futuro, ver a su bandera!
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.Ha fatto bene e ne sono orgoglioso.
Steen az sayıda otoportre de çizdi ancak bunlarda hiçbir zaman gururlu veya kibili bir tavrı olmadı.Vernet si applicò sempre a soggetti reali, ma in nessun caso li interpretò in modo sentimentale o emotivo.
Fakat ben yine de atlayabildiğimiz için gururluyum.Non so nulla, ma sarei orgoglioso di giocarci.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Одновременно этот вид был обнаружен также в Турции.
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...Он понимал: Трудно быть Богом.
Narnlar, gururlu ve savaşçı bir ırktır.Дворфы — сильная и гордая раса.
Abu Dabi'nin Louvre Müzesi'ni ülkelerine getirmek istemelerinden dolayı son derece gururluyuz.نحن فخورين للغاية؛ لأنهم يرغبون بإحضار متحف اللوفر أبوظبي لدولتهم.
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...الثناء هو شكل الصلاة التي تقر على أن الله هو الله.
Gururlu tavrı ile tanınmıştır.Era conhecido pela sua oratória.
Bu resminde, Van Gogh annesinin ağırbaşlı ve gururlu doğasını resmeder.In dit schilderij legde Van Gogh de waardige en trotse natuur van zijn moeder vast.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Dit werd ook gedaan zodat hij in Turkije ervaring op kon doen.
(Rusya'nın elleri birleşti; Rusya, oğullarıyla gururlu) Yunanistan: Ένα όνειρο μία ομάδα !(Vrienden, Romeinen, landgenoten, leen mij uw oor...)
Damien Maslin Damien çok zeki, cana yakın ve gururlu bir gaydir.Damien Maslin – przystojny, bardzo wrażliwy, opiekuńczy i sympatyczny adept.
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...Dar Mądrości – by uznać, że Bóg jest miłością.
Gururlu tavrı ile tanınmıştır.Hon är full av stolthet.
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.Hon är mycket envis och bestämd och väldigt bortskämd.
Steen az sayıda otoportre de çizdi ancak bunlarda hiçbir zaman gururlu veya kibili bir tavrı olmadı.Challe utförde ett stort antal väggmålningar men vann aldrig stor ryktbarhet.
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.Невелемовний і гордий.
Fakat, oldukça cesur ve gururludur.Je však zároveň statečný a hrdý.
Narnlar, gururlu ve savaşçı bir ırktır.Narnové jsou humanoidní, ještěrovitě vyhlížející, velmi bojovná rasa.
Fakat ben yine de atlayabildiğimiz için gururluyum.Přitom jsem pyšný, že se mi to podařilo.
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...Amețit de mândrie, n-a vrut să mai asculte de Dumnezeu.
Gururlu tavrı ile tanınmıştır.Se considera cu mândrie ucenicul acestuia.
Esareti boyunca gururlu bir tavır sergiledi.Büszke tartásával leplezte csalódottságát.
Fakat ben yine de atlayabildiğimiz için gururluyum.Mennyire örülök, hogy még halálom után is hasznotokra lehetek!
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...Tiszta lelkűnek lenni, megtapasztalni Istent.
Yine anlatılara göre, son derece cesur ve gururlu hayvanlardır.De azt is megtudtam, hogy a magyarok büszke és nagyszerű emberek.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Arokissaa myös metsästetään sen turkin vuoksi.
Fakat, oldukça cesur ve gururludur.Hän on todella rohkea ja vahva.
Yine anlatılara göre, son derece cesur ve gururlu hayvanlardır.Viimeksi mainituissa tapauksissa siitä tulee hurja ja rohkea koira.
Gay olmak konusunda kararlı ve gururludur.Mies esiintyy uhoavana ja ylpeilevänä.
Esareti boyunca gururlu bir tavır sergiledi.Στην εκτέλεση της επέδειξε θαρραλέα στάση.
Gay olmak konusunda kararlı ve gururludur.Έχει δηλώσει πως είναι ομοφυλόφιλος και άθεος.
Daima gideceği yolu kendisi seçmiştir ve çok gururlu bir kral olmuştur.Han blir tradisjonelt regnet for å ha vært en god konge.
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...Sebab mereka tahu, bahwa Ia adalah Tuhan.
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.Bersifat terobsesi, dan sangat rakus.
Matematikçi Pappus, Apollonius'un, bencil, üne düşkün, kibirli ve gururlu birisi olduğunu yazmaktadır.Nasihat ayahnya adalah supaya Homobonus menjadi pedagang yang jujur, adil, dan ramah.
Daima gideceği yolu kendisi seçmiştir ve çok gururlu bir kral olmuştur.Nahapana sau đó đã lên kế vị ông, và trở thành một vị vua rất hùng mạnh.
Fakat ben yine de atlayabildiğimiz için gururluyum.Nhưng thậm chí là như thế, em vẫn rất vui khi được về nhà!
Elime böyle bir fırsat geçtiği için çok gururluyum açıklamalarında bulundu.こうした経緯から受かった時には非常に喜んだという。
Fakat ben yine de atlayabildiğimiz için gururluyum.あんたを蹴れるなんて誇りに思うぜ。
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.非常に好戦的で、プライドが高い。
"Lazlar büyük ve gururlu bir halktır ve onlar, oldukça önemli başka kavimlere hükmetmektedirler.驕傲且高貴,對自己和別人都相當嚴厲。
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.이 지진은 모스크바에서도 감지될 정도로 강력했다.
Fakat, oldukça cesur ve gururludur.Той е много силен и смел.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Освен това има много близки или съпричастни към дейността му СМО в Турция.
Fakat, oldukça cesur ve gururludur.Je zelo močan in pogumen.
Gururlu tavrı ile tanınmıştır.Ta on tuntud oma religioossuse poolest.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.Am 5 ani și sunt foarte mândră.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.Ho cinque anni e sono molto fiera.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.Ich bin fünf Jahre alt, und ich bin sehr stolz.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.Ik ben vijf jaar en heel trots.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.Jag är fem år gammal och väldigt stolt.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.J'ai 5 ans et je suis très fière.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.Jeg er fem år gammel, og jeg er meget stolt.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.Je mi 5 let a jsem velice pyšná.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.나는 다섯살이에요. 난 아주 자랑스러워요.
5 yaşındaydım ve çok gururluydum.Mam pięć lat i jestem bardzo dumna.