Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?Thi Gud lod den glemme Visdom og gav den ej Del i Indsigt.
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?Tu -l faci să sară ca lăcusta? Nchezatul lui puternic răspîndeşte groaza.
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?Ty Gud har gjort henne glömsk för vishet, han har ej tilldelat henne förstånd.
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?want God heeft haar geen wijsheid of gezond verstand gegeven!
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?Zdali jej zastrašíš jako kobylku? Anobrž frkání chřípí jeho strašlivé jest.
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?συ καμνεις αυτον να πηδα ως ακρις; το γαυριαμα των μυκτηρων αυτου ειναι τρομερον
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?Можешь ли ты испугать его, как саранчу? Храпение ноздрей его – ужас;
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?Ти ли го правиш да скача като скакалец? Гордото му пръхтене е ужасно.
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?התרעישנו כארבה הוד נחרו אימה׃
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?أتوثبه كجرادة. نفخ منخره مرعب.
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?是 你 叫 他 跳 躍 像 蝗 蟲 麼 . 他 噴 氣 之 威 使 人 驚 惶
Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?是 你 叫 他 跳躍 像 蝗蟲麼 . 他 噴氣之威使 人驚惶
Siz insanlar insan olmaktan nasıl gurur duyuyorsanız, biz de Homunculus olarak gururluyuz.Así como los humanos estáis orgullosos de serlo, nosotros estamos orgullosos de ser Homunculi.
Siz insanlar insan olmaktan nasıl gurur duyuyorsanız, biz de Homunculus olarak gururluyuz.Come voi siete fieri di essere umani, noi siamo fieri di essere Homunculi.
Siz insanlar insan olmaktan nasıl gurur duyuyorsanız, biz de Homunculus olarak gururluyuz.Ligesom I mennesker er stolte over at være mennesker, - - så har vi homunculi også vores stolthed.
Siz insanlar insan olmaktan nasıl gurur duyuyorsanız, biz de Homunculus olarak gururluyuz.Liksom ni människor är stolta över att vara människor- -har vi homunculi också vår stolthet.
Siz insanlar insan olmaktan nasıl gurur duyuyorsanız, biz de Homunculus olarak gururluyuz.Tak jak ludzie są dumni z bycia ludźmi, tak my jesteśmy dumni z bycia homunkulusami.
Siz insanlar insan olmaktan nasıl gurur duyuyorsanız, biz de Homunculus olarak gururluyuz.Tal como vocês, humanos, se orgulham de ser humanos, nós temos orgulho em ser Homunculi.
Siz insanlar insan olmaktan nasıl gurur duyuyorsanız, biz de Homunculus olarak gururluyuz.Te ihmisetkin olette ylpeitä ihmisyydestänne. Me Homunculuksetkin olemme ylpeitä.
Siz insanlar insan olmaktan nasıl gurur duyuyorsanız, biz de Homunculus olarak gururluyuz.Όπως εσείς είστε υπερήφανοι που είστε άνθρωποι, εμείς είμαστε υπερήφανοι που είμαστε Χομάνκιουλους.
Siz insanlar insan olmaktan nasıl gurur duyuyorsanız, biz de Homunculus olarak gururluyuz.Так же, как вы гордитесь тем, что вы - люди, так и мы гордимся тем, что мы - гомункулы.
Thongchai'nin hayatındaki en gururlu an, aynı zamanda en zorudur.في حياته Thongchai ھي أكثر لحظة يفتخر بھا لكنھا الأكثر صعوبة في الوقت ذاته
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.A venit și tata, era atât de mândru.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.És eljött apám, annyira büszke volt.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.제 아버지가 오셔서 무척 자랑스러워 하셨습니다.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Mein Vater war so stolz.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Mijn vader kwam ervoor over, hij was zo trots.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Min far körde ut dit, han var så stolt.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Mio padre venne a trovarmi, era così orgoglioso.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Mój ojciec pojawił się, był taki dumny.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Mon père est venu à la remise des diplômes, il était si fier.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.O meu pai veio, estava todo orgulhoso.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Přijel můj otec, byl velmi hrdý.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Prišiel môj otec, bol taký hrdý.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Và cha tôi xuất hiện, ông rất hãnh diện về tôi.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Y mi padre vino, estaba tan orgulloso.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Баща ми дойде, беше толкова горд с мен и каза -
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.Мой отец приехал на вручение, он так мной гордился.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.ואבא שלי הגיע, הוא היה כל כך גאה.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.حضر أبي و كان فخورا جدا بذلك.
Ve babam çıkageldi, çok gururluydu.父は言いました 「お前のことを本当に誇りに思う
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.A dostala som sa sem, šťastne hrdá na to, že nevidím.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.A tak jsem se sem dostala s radostným pocitem hrdosti, že nevidím.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.Dan saya bisa tiba di sini bahagia dan bangga bahwa saya tidak bisa melihat.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.E eu cheguei até aqui orgulhosamente feliz de não conseguir ver.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.En ik kwam hier aan, trots dat ik niet kon zien.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.És ideértem, boldogan, büszkén, hogy nem látok.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.Et je suis venue ici en étant fière de ne pas pouvoir voir.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.I dotarłam tutaj będąc szczęśliwie dumną z faktu, że nie widzę.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.그리고 제가 앞을 못본다는 사실을 자랑스러워 하며 전 여기 도착했어요.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.Och jag kom hit glatt stolt för att jag inte kunde se.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.Şi am ajuns aici fiind mândră că nu pot vedea.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.Sono arrivata qui sentendomi felice e orgogliosa del fatto che non ci vedo.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.Und ich kam hierher, und war stolz, nicht sehen zu können.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.Và tôi đi đến đây cảm thấy tự hào một cách hạnh phúc rằng mình không nhìn được.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.Y tomé mi camino hacia aquí felizmente orgullosa de no poder ver.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.Και έφτασα εδώ όντας χαρούμενα περήφανη που δεν έβλεπα.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.И достигнах дотук, гордо щастлива, че не мога да виждам.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.И я оказалась здесь будучи радостно гордой от того, что я незрячая.
Ve buraya geldiğimde göremediğim için mutlu ve gururluydum.І я дісталася сюди, по-щасливому горда, що не можу бачити.