Kanji Maya, gururlu bir anne.Kanji Maya, jedna z dumniejszych matek.
Kanji Maya, gururlu bir anne.Kanji Maya là 1 người mẹ hãnh diện.
Kanji Maya, gururlu bir anne.Kanji Maya, matka, veľmi hrdá žena.
Kanji Maya, gururlu bir anne.Kanji Maya, seorang ibu yang bangga.
Kanji Maya, gururlu bir anne.자랑스러운 어머니인 칸지 마야는
Kanji Maya, gururlu bir anne.Η Κάντζι Μάγια, μια περήφανη μητέρα.
Kanji Maya, gururlu bir anne.Канджи Мая, тя е майка и е горда.
Kanji Maya, gururlu bir anne.Канджі Мая - мати, горда мати.
Kanji Maya, gururlu bir anne.Канжи Майа — гордая мать семейства.
Kanji Maya, gururlu bir anne.קאנג'י מאיה, אם גאה.
Kanji Maya, gururlu bir anne.هي على الأرجح تطبخ الآن الغداء لعائلتها
Kanji Maya, gururlu bir anne.今頃は恐らく 無煙の燃料 バイオガスを使って
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.Ich fühle mich ausgenutzt und stolz zugleich.
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.Ik voel me tegelijkertijd gebruikt en trots.
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.Je me sens exploité et fier en même temps.
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.나는 이용당한 기분과 자랑스러운 기분을 동시에 맛봤다.
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.Ma simt exploatat si mandru in acelas timp.
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.Me sentí explotado y orgulloso al mismo tiempo.
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.Mi sento sfruttato e orgoglioso allo stesso tempo.
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.Чувствам се експлоатиран и горд едновременно.
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.Я чувствую, что меня эксплуатируют, но вместе с тем, я горд.
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.أحسست بأنني مستغل و فخور في نفس الوقت .
Kendimi hem kullanılmış hem gururlu hissediyorum.メディアは全く信用しない
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››(41:25) Il regarde avec dédain tout ce qui est élevé, Il est le roi des plus fiers animaux.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››( 41 : 25 ) Nó nhìn xem các vật cao_lớn ; Nó làm vua của các loài thú kiêu_ngạo .
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››(41:25) Nó nhìn xem các vật cao lớn; Nó làm vua của các loài thú kiêu ngạo.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››41:26 Er verachtet alles, was hoch ist; er ist ein König über alles stolze Wild.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››(41:26) на все высокое смотрит смело; он царь над всеми сынами гордости.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››Binatang yang paling megah pun dipandangnya hina; di antara segala binatang buas, dialah raja.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››Ele vê tudo o que é alto; é rei sobre todos os filhos da soberba.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››모든 높은 것을 낮게 보고 모든 교만한 것의 왕이 되느니라
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››Lenéz minden nagy állatot, õ a király minden ragadozó felett.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››Menosprecia todo lo que es alto; es el rey de todas las fieras arrogantes
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››Priveşte cu dispreţ tot ce este înălţat, este împăratul celor mai mîndre dobitoace.``
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››Vse visoko smelo gleda, kralj je vsem zverem ponosnim.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››Περιορα παντα τα υψηλα ειναι βασιλευς επι παντας τους υιους της υπερηφανιας.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››Той изглежда всяко високо нещо; Цар е над всичките горделиви зверове*.
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››את כל גבה יראה הוא מלך על כל בני שחץ׃
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››يشرف على كل متعال. هو ملك على كل بني الكبرياء
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››凡 高 大 的 、 他 無 不 藐 視 、 他 在 驕 傲 的 水 族 上 作 王
Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur.››凡 高大 的 、 他無不藐視 、 他 在 驕傲 的 水族 上作 王
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.Blagor možu, ki stavi v GOSPODA upanje svoje ter se ne ozira v prevzetnike in nje, ki odstopajo za lažjo.
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.És új éneket adott szájamba, a mi Istenünknek dicséretét; sokan látták és megfélemlettek, és bíztak az Úrban.
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.Ferice de omul, care îşi pune încrederea în Domnul, şi care nu se îndreaptă spre cei trufaşi şi mincinoşi!
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.여호와를 의지하고 교만한 자와 거짓에 치우치는 자를 돌아보지 아니하는 자는 복이 있도다
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.Mi ha messo sulla bocca un canto nuovo, lode al nostro Dio. e confideranno nel Signore
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.Phước cho người nào để lòng tin cậy nơi Ðức Giê-hô-va, Chẳng nể vì kẻ kiêu ngạo, hoặc kẻ xây theo sự dối trá!
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.Salig den Mand, der sætter sin Lid til HERREN, ej vender sig til hovmodige eller dem, der hælder til Løgn.
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.אשרי הגבר אשר שם יהוה מבטחו ולא פנה אל רהבים ושטי כזב׃
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.طوبى للرجل الذي جعل الرب متكله ولم يلتفت الى الغطاريس والمنحرفين الى الكذب.
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.那 倚 靠 耶 和 華 、 不 理 會 狂 傲 和 偏 向 虛 假 之 輩 的 、 這 人 便 為 有 福
Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.那 倚靠 耶和華 、 不理 會 狂傲 和 偏向 虛 假 之 輩 的 、 這人 便 為 有福
O kadın... gururlu şekilde öldü, değil mi?Anche quella donna è morta con la fierezza di esserlo, non è così?
O kadın... gururlu şekilde öldü, değil mi?Aquela mulher... morreu com orgulho, não foi?
O kadın... gururlu şekilde öldü, değil mi?Den där kvinnan... Hon dog väl med stolthet.
O kadın... gururlu şekilde öldü, değil mi?Esa mujer... murió con orgullo, ¿verdad?
O kadın... gururlu şekilde öldü, değil mi?Hende kvinden ... Hun døde vel med stolthed?
O kadın... gururlu şekilde öldü, değil mi?Se nainen kuoli ylpeytensä säilyttäen.
O kadın... gururlu şekilde öldü, değil mi?Ta kobieta umierała z godnością, prawda?
O kadın... gururlu şekilde öldü, değil mi?Αυτή η γυναίκα... πέθανε υπερήφανη, σωστά;