Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Sie haben mich zu einer stolzen nicht-alles-Wisserin gemacht.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Stala jsem se hrdým neználkem.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.W rezultacie stałam się dumną "osobą, która nie wie wszystkiego."
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Και πλέον είμαι μία περήφανη μη-παντογνώστρια.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Благодаря чему я стала "незнайкой" и горжусь этим.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Вони змусили мене пишатись тим, що я нічого не знаю.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Накараха ме да се чувства горда, че знам, че не знам всичко.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.הפכתי לזאת-שאינה-יודעת-כל גאה.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.خلصت بمفهوم واحد هو " إنني لا أعرف شيئاً "
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.さて私の不思議な部分が
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Jmenuji se Taj Mahal Badalandabad, jsem váš nejnovìjší a nejhrdìjší èlen.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Me Ilamo Taj Mahal Badalandabad, su orgulloso nuevo miembro.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Mijn naam is Taj Mahal Badalandabad, uw nieuwst en de meest trots lid.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Moje ime je Taj Mahal Badalandabad, vaš novi ponosni čIan.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Numele meu e Taj Mahal Badalandabad, cel mai nou şi mândru membru al vostru.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Tên tôi là Taj Mahal Badalandabad, thành viên của bạn mới nhất và đáng tự hào nhất.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Με λένε Ταζ Μαχάλ Μπανταλανταμπάντ, είμαι το νεότερο και πιο περήφανο μέλος σας.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Cu asprimea mea ignorantă, arogantă, în mândria mea secretă, eu întorcându-mă cu spatele.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Ik betoonde me een domme, arrogante lomperik, een verwaande kwast die haar ontkende.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.내 무지하고, 교만한 천박함, 나의 비밀스런 오만, 나의 외면.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.La mia crudezza ignorante, arrogante, il mio segreto orgoglio, il mio girarmi dall'altra parte.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Meine ignorante, arrogante Ungehobeltheit, mein geheimer Stolz, wie ich mich wegdrehe.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Mi ignorante, arrogante grosería, mi orgullo secreto, mi huída.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Moja bezwiedna, wyniosła szorstkość tajemna duma, odwrócenie się.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Моя непонимающая, обидная грубость, моя тайная гордость, мой отказ.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Моята невежа, арогантна грубост, моята тайна гордост, отвръщането ми.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.החיספוס היהיר והנבער שלי, גאוותי הנסתרת, הפניית-הגב שלי,
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.تجاهلي , تغطرسي الفظ , اعتزازي السري , ابتعادي .
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Họ biết điều gì làm chúng ta sợ hãi, hưng phấn, tự hào hoặc buồn rầu
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ils savent ce qui me fait peur, me panique, me rend triste ou fier.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.그들은 나를 무섭고, 흥분되고, 당황스럽고, 자랑스럽고 슬프게 만들 줄 안다.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Mereka tahu apa yang membuat saya takut, gembira, panik, bangga atau sedih.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Sanno ciò che mi fa paura, eccita, terrorizza, inorgoglisce o rattrista.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Sie wissen, was in mir Angst, Aufregung, Panik, Stolz oder Trauer hervorruft.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ştiu ce mă sperie, ce mă provoacă, ce mă panichează, ce mă face mândru sau trist.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Tudják, mitől félek, mitől kap el a pánik, mitől leszek izgatott, büszke, vagy szomorú.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Vědí, jak ve mně vyvolat strach, vzrušení, paniku, hrdost nebo smutek.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Wiedzą co mnie przeraża, podnieca, czyni spanikowanym, dumnym lub smutnym.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ze weten wat me bang maakt, opgewonden, in paniek, trots of bedroefd.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ξέρουν τι με φοβίζει, με ενθουσιάζει, με πανικοβάλει, με κάνει περήφανο ή λυπημένο.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Вони вміють лякати, хвилювати, викликати паніку, гордість, смуток.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Знаят кое ме плаши, вълнува, паникьосва, прави ме горд или ме натъжава.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Они знают что заставляет меня боятся, паниковать, радоваться или грустить.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.הם יודעים מה מפחיד אותי, מה מרגש אותי, מה מכניס אותי לפאניקה, ומה הופך אותי לגאה או לעצוב.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.يعرفون ما يجعلني خائفا، مثارا، مذعورا، فخورا أو حزينا
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.感情をあおることで創造の世界に奥行きを与える
Bilbao sızmadı. Çok gurur duydum.Bilbao n'a pas eu de fuite, j'en étais si fier.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Com o seu braço manifestou poder; dissipou os que eram soberbos nos pensamentos de seus corações;
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Dengan tangan-Nya yang perkasa Ia menceraiberaikan orang sombong, dan mengacaukan rencana mereka
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Dokázal moci ramenem svým, rozptýlil pyšné myšlením srdce jejich.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Dokazał mocy ramieniem swojem, i rozproszył pyszne w myślach serca ich.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Dokázal silu svojím ramenom, rozptýlil pyšných mysľou ich srdca,
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.El a arătat putere cu braţul Lui; a risipit gîndurile, pe cari le aveau cei mîndri în inima lor.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Er übet Gewalt mit seinem Arm und zerstreut, die hoffärtig sind in ihres Herzens Sinn.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Han gjorde veldig verk med sin arm, han adspredte dem som var overmodige i sitt hjertes tanke;
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Han har øvet Vælde med sin Arm; han har adspredt dem, som ere hovmodige i deres Hjertes Tanke.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Hän on osoittanut voimansa käsivarrellaan; hän on hajottanut ne, joilla oli ylpeät ajatukset sydämessään.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Ha spiegato la potenza del suo braccio, ha disperso i superbi nei pensieri del loro cuore
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Hatalmas dolgot cselekedék karjának ereje által, elszéleszté az õ szívök gondolatában felfuvalkodottakat.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Hij heeft laten zien hoe groot en machtig Hij is. Hij heeft hoogmoedige mensen in verwarring gebracht