Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Hizo proezas con su brazo; esparció a los soberbios en el pensamiento de sus corazones
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Il a déployé la force de son bras; Il a dispersé ceux qui avaient dans le coeur des pensées orgueilleuses.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.그의 팔로 힘을 보이사 마음의 생각이 교만한 자들을 흩으셨고
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Ngài đã dùng cánh tay mình để tỏ ra quyền phép; Và phá tan mưu của kẻ kiêu ngạo toan trong lòng.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Ngài đã dùng cánh_tay mình để tỏ ra quyền phép ; Và phá tan mưu của kẻ kiêu_ngạo toan trong lòng .
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Pokazal je moč z roko svojo, razkropil je ošabne v misli njih srca.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Ενηργησε κραταιως δια του βραχιονος αυτου διεσκορπισε τους υπερηφανους κατα τα διανοηματα της καρδιας αυτων.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Зробив силу рукою своєю, розсипав гордих у думках сердець їх ;
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Извърши силни дела със Своята мишца; разпръсна ония, които са горделиви в мислите на сърцето си.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.явил силу мышцы Своей; рассеял надменных помышлениями сердца их;
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.גבורות עשה בזרעו פזר גאים במזמות לבבם׃
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.صنع قوة بذراعه. شتّت المستكبرين بفكر قلوبهم.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.他 用 膀 臂 施 展 大 能 . 那 狂 傲 的 人 、 正 心 裡 妄 想 、 就 被 他 趕 散 了
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.他 用 膀臂 施展 大能 . 那 狂傲 的 人 、 正心 裡 妄想 、 就 被 他 趕散了
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Ihre Eltern müssen sehr stolz auf Sie sein.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.I vostri genitori devono essere molto orgogliosi di voi.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.여러분의 부모님들은 정말 자랑스러우시겠어요.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Saben, sus padres deben estar muy orgullosos.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Ştiţi, eu cred că părinţii voştri sunt foarte mândri.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Tudják, a szüleik biztosan büszkék Önökre.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Vous savez, vos parents doivent être si fiers.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Wasi rodzice muszą być z was bardzo dumni.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Ваши родители, наверное, гордятся вами.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Знаете ли, родителите ви сигурно много се гордеят с вас.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.ההורים שלכם בטח גאים בכם מאוד.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.تعلمون ، لا بد أن أهلكم فخورين بكم للغايه .
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.あと、そう、多様性にも感謝してるの
Biliyorum Çok gururluyum.- Estoy muy orgullosa. - ¿De qué?
Biliyorum Çok gururluyum.- Я горжусь.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Alles was ich nicht weiß, hat mich Demut gelehrt.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Alles wat ik niet weet heeft me nederig gemaakt.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Am fost umilit destul de ceea ce nu ştiu.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Éppen elégszer kerültem megalázó helyzetbe mind amiatt, amit nem tudok.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.He sido humillado lo suficiente por todo lo que no sé.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Jag har blivit ödmjukare av allt som jag inte vet.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Již jsem byl dost ponížen vším tím, co nevím.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.저는 제가 모르는 모든 것들로 인해 충분히 겸손해졌습니다.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.L'étendue de mon ignorance m'a enseigné l'humilité.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Saya sungguh-sungguh merendahkan hati akan segala hal yang tidak saya ketahui.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Sono stato umiliato a sufficienza da tutto quello che non so.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Tôi đã đủ nhục nhã bởi những gì tôi không biết
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Tornei-me suficientemente humilde por tudo o que não sei.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Wystarczająco upokorzyła mnie własna niewiedza.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Έχω ταπεινωθεί από όλα αυτά που δεν ξέρω.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Бях достатъчно смирен от онова, което не знам.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Я был достаточно унижен своим невежеством.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Я змирився із тим, що багато-чого не знаю.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.הוא להעמיד פנים שיש לי את התשובות כאשר אין לי אותן. אני כבר כנוע מספיק על ידי כל מה שאני לא יודע.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.كنت متواضعاً بما فيه الكفاية لأقول بأني لا أعلم في كل مرة.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.我對於唔知嘅嘢一直好謙虛
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.昨年 幸運にも
Bir çeşit eğlence şekli, bir nevi sanat tarzı, ve sahip olma gururu.Chúng là một dạng giải trí, chúng là một hình thức nghệ thuật, một niềm tự hào để sở hữu.
Bir çeşit eğlence şekli, bir nevi sanat tarzı, ve sahip olma gururu.Elles constituent une source de divertissement. Elles sont une forme d'art. Un sentiment de possession.
Bir çeşit eğlence şekli, bir nevi sanat tarzı, ve sahip olma gururu.자동차는 일종의 오락이며, 일종의 예술이고 자랑거리입니다.
Bir çeşit eğlence şekli, bir nevi sanat tarzı, ve sahip olma gururu.Mobil menjadi suatu bentuk hiburan, suatu bentuk kesenian, kebanggaan bagi pemiliknya.
Bir çeşit eğlence şekli, bir nevi sanat tarzı, ve sahip olma gururu.São uma forma de entretenimento, são uma forma de arte, um orgulho de propriedade.
Bir çeşit eğlence şekli, bir nevi sanat tarzı, ve sahip olma gururu.Są pewną formą rozrywki, formą sztuki, dumą posiadania.
Bir çeşit eğlence şekli, bir nevi sanat tarzı, ve sahip olma gururu.Sie sind eine Art Unterhaltung, sie sind eine Kunstform, ein Besitzerstolz.
Bir çeşit eğlence şekli, bir nevi sanat tarzı, ve sahip olma gururu.Sono una forma di divertimento, una forma d'arte, possederle ci riempie di orgoglio.
Bir çeşit eğlence şekli, bir nevi sanat tarzı, ve sahip olma gururu.Son una forma de entretenimiento, una forma de arte, un orgullo de pertenencia.