Böyle bir kulüpte oynayabilmek benim için gururdu.Soñaba con ser un jugador profesional en ese deporte.
Seninle gurur duyuyoruz!¡Haznos estar orgullosos de ti!.
Albay Vickers'ın kızlarıyla gurur duyduğu biliniyordu.František estaba muy satisfecho por los dones de su hijo.
Sizler Çöplü olmakla ne kadar gurur duysanız azdır.No importa tanto conquistar cuánto ser uno mismo conquistado por el amor.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Los amo y estoy orgullosa de ser parte de sus vidas.
Elizabeth Bennet, Jane Austen tarafından 1813'de yazılan Gurur ve Önyargı romanında birinci şahıstır.Fitzwilliam Darcy es un personaje ficticio creado en 1813 por Jane Austen en la novela Orgullo y prejuicio.
Bu gururu 13 sene boyunca forma renklerinde taşımıştır.Estilos que ella ha bailado por más de 13 años.
Sonrasında yaşananlar sonuçları ilerki yıllarda hissedilmeye devam edecek aşırı bir gururun örneğidir.Los próximos años serán tiempos muy emocionantes para todos nosotros.
O, bir müzisyen olmakla gurur duyuyor.È orgoglioso di essere un musicista.
Seninle gurur duyuyoruz!E dobbiamo essere orgogliosi di Te!
Oğluyla gurur duyar.È molto fiera di suo figlio.
Çin, Dünya’nın en etkin uzay programlarından birine sahip, ve bu ulusal gururun büyük bir kaynağıdır.Il programma spaziale cinese è uno dei più attivi al mondo ed è fonte importante di orgoglio nazionale.
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.Ha fatto bene e ne sono orgoglioso.
Altızlardan biri olmaktan gurur duyuyor.Ha fatto parte de I Sei.
Tevazu içinde derin bir gururu vardı.Ma dentro sentivo un fondo di amarezza.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Le città si erano così trasformate in metropoli.
2014 Haziran itibarıyla TemplateMonster 50.000’den fazla şablon geliştirmenin gururunu yaşıyor.Entro la fine di giugno 2014 TemplateMonster ha pubblicato più di 50.000 modelli.
Bu albüm çok gurur duyduğum bir albüm ve ben bunun göz alıcı olduğunu düşünüyorum.".Questo è un album di cui sono orgoglioso – Penso che sia fottutamente brillante.
Babası ondan özür diler ve onunla gurur duyduğunu söyler.Il padre si scusa con lei, dicendo che era ubriaco.
Hemen orada gururla ona yeni adını verir: “Senin adın artık Karayılan!”Nel Nuovo Testamento: «Gli domandò: "Come ti chiami?"
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Ha così fine la storia nobiliare di questa famiglia.
Bu benim için çok gurur vericiydi."E 'qualcosa che sono davvero fiero."..
Gurur duyduk.Il nostro orgoglio!
Gurur duydum onunla.Li mostrava con orgoglio.
Steen az sayıda otoportre de çizdi ancak bunlarda hiçbir zaman gururlu veya kibili bir tavrı olmadı.Vernet si applicò sempre a soggetti reali, ma in nessun caso li interpretò in modo sentimentale o emotivo.
Bana emanet etmiş olduğu şey için gurur duyuyorum." dedi."Non importa cosa abbia detto di me”.
Herkes onunla gurur duyuyordu, hep söylüyorlardı, Aliyar gibi yiğidi olan ona düşman tarafından basılmaz.Ma tu, amico di verità, fai attenzione, ché essa mai s'accompagnò a braccetto d'un assolutista.
Gor’lu bir kadın kendini gururla taşır.Nella donna i condotti di Wolff si atrofizzano.
Beşiktaş taraftarı önünde oynamak gurur verici olacak.Gioca nel ruolo di palleggiatrice nel Thīras.
Fakat ben yine de atlayabildiğimiz için gururluyum.Non so nulla, ma sarei orgoglioso di giocarci.
O birçok başarılarından gurur duymaktadır.Она гордится своими многочисленными достижениями.
Sen bizim gururumuzsun.Ты — наша гордость.
Erkek kardeşimle gurur duyuyorum.Я горжусь своим братом.
Hepimiz seninle gurur duyuyoruz.Мы все очень гордимся тобой.
O kızıyla gurur duymaktadır.Она гордится дочерью.
Gurur duyulacak bir şey yok.Тут нечем гордиться.
Seninle çok gurur duyuyoruz.Мы тобой очень гордимся.
Şu an yaptığım işle gurur duyuyorum.Я горжусь работой, которую я здесь сделал.
Benimle gurur duyacağını düşünmüştüm.Я думал, ты будешь мною гордиться.
Kendimle gurur duydum.Я гордился собой.
En büyük derdi gururudur.Его наследие велико.
Ailesini sever ve kızıyla son derece gurur duyar.Прекрасно знает свою дочь и очень-очень гордится ею.
Lewis de kısa sürede hazırlamayacağı ve gurur duyacağı yüksek kaliteli bir albüm yapmak istiyordu.Льюис также хотела выпустить качественный альбом, которым она могла бы гордиться.
Köyde Hasan tek ineğin sahibi olmanın gururunu yaşmaktadır.Бездетный Машт Хассан — владелец единственной в деревне коровы.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Мы сделали это и очень гордимся собой.
Altızlardan biri olmaktan gurur duyuyor.При этом он был меньше любого из шестёрки.
Saçlarım benim gururumdu.У меня и волосы успели поседеть.
(Sizi seviyoruz ve gurur duyuyoruz) Rusya: Российский футбол, победа за нами.Ниже даны приблизительные переводы девизов: Россия: «Российский футбол, победа за нами.
Arjuna yeğeniyle büyük gurur duyuyordu ve kalbi gururla dolmuştu.Старик Державин был высокого мнения о племяннике и много пёкся о его судьбе.
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Это было родовое поместье данного семейства.
Seninle gurur duyuyoruz!И давайте гордиться тобой!
Babası ondan özür diler ve onunla gurur duyduğunu söyler.Она здоровается с ним, говорит, что сожалеет о его утрате.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Район не обеспечен метрополитеном.
Gurur duyduk.Мы гордимся
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Одновременно этот вид был обнаружен также в Турции.
2014 Haziran itibarıyla TemplateMonster 50.000’den fazla şablon geliştirmenin gururunu yaşıyor.К концу июня 2014 TemplateMonster выпустил уже более 50 000 шаблонов.
Ayvacıkspor ilçenin gururudur.Ими гордится Климовщина
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...Он понимал: Трудно быть Богом.
Sizler Çöplü olmakla ne kadar gurur duysanız azdır.Как вам не стыдно быть вместе с такою дрянью!
Kendisini denize attıp intihar etti gururundan.Покончил жизнь самоубийством, утопившись в море.