Bu ekiple gurur duyuyorum.Je suis fier de cette équipe.
Arghezi, birkaç savunucusundan biri olmaktan gurur duydu.Arghezi mis une certaine fierté à être l'un de ses rares défenseurs.
Gurur duyduk.J'étais fier.
Babası onunla gurur duyar.Son père était fier d'elle.
Oğluyla gurur duyar.Elle est très fière de son fils.
Seninle gurur duyuyoruz!Je suis fier !
Birbirimizin başarılarıyla gurur duyarız."Je suis extrêmement fier du travail de chacun »,,.
Deidara yarattığı sanattan çok gurur duyar.Il est très impressionné par le jardin que l’artiste a créé.
Gurur duydum onunla.Elle s'en enorgueillit.
Kariyerindeki sayısız ödüllere rağmen, Hanna en çok bu Seçkin Eagle Scout Ödülü ile gurur duydu.Malgré ses nombreuses récompenses liées à sa carrière, Hanna reste fier de cette distinction.
"Rekor ve gurur".Quelle horreur et quel honneur ».
Dünyaca ünlü Cirque du Soleil, Québec’in bu konudaki haklı gururunun bir ifadesi gibidir.Le fleur-de-lys montre notre fierté d'être québécois.
Gururu her şeyden önce geliyor.Le Journalisme Mène à Tout.
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Il est la fierté de sa famille.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.L'émotion est intense en métropole.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Marie est devenue une patriote roumaine, et son influence sur le pays est grande.
Beşiktaş taraftarı önünde oynamak gurur verici olacak.Jeu de go devant le paravent.
Gururlu tavrı ile tanınmıştır.Elle est connue pour son fessier proéminent.
Kişi, başarı sonrası bundan büyük gurur duyar."Mais il se trouve qu'on a été très satisfaits du résultat ».
Diğerlerinden biri değil bizden biri olduğunuz için gurur duyun.Estime-toi heureux de ne pas être un de mes étudiants.
Hemen orada gururla ona yeni adını verir: “Senin adın artık Karayılan!”Elle les reçut de bon gré, et il l’appelait : « Vous-avez-tort » .
Bu renk özellikle asalet gururunu temsil ediyordu.Ce domaine comprend surtout des grès de l'Arénig.
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.Partout où il est maintenant, leur frère doit être très fier ».
Onunla gurur duyuyorum." dedi.Je suis assez fier de cela », dit-il.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Histoire de la ville et de ses maisons historiques.
Bu gün bile bu karşılaşmadan gurur duyduğunu belirtmiştir .Il paraissait même surpris d’être là.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Je vous en remercie de tout mon cœur et j'en reste fier.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Elle est également obligatoire en Russie et très prisé en Asie.
Ailesi onunla hep gurur duyduğunu belirtiyor.Elle lui révèle que son père est toujours en vie.
Kraliyetin gurur kaynaklarındandır.Il est considéré comme la source du pouvoir royal.
Hikayenin parçasını mutlulukla ve gururla aldım ve doğrudan senaristle çalışmaya başladım.Elle étoit d'une grande douceur et avoit beaucoup et fort bien travaillé dans la gravure.
Tom ile çok gurur duyuyorum.Estoy muy orgullosa de Tom.
Hepimiz seninle çok gurur duyuyoruz.Todos estamos muy orgullosos de ti.
Tom'la gurur duydum.Estaba orgulloso de Tom.
Gerçekten bununla gurur duyuyorum.Estoy muy orgulloso de esto.
Benimle gurur duyuyor musun?¿Estás orgulloso de mí?
Tom kızıyla gurur duyuyor.Tom está orgulloso de su hija.
Onunla gurur duyuyor olmalısın.Deberías estar orgulloso de él.
Kanadalı olmaktan gurur duyuyorduk.Estábamos orgullosos de ser canadienses.
Müslümanın gurur kaynağı denize gömüldü.")El orgullo musulmán está sepultado en el mar").
Daha fazla gurur duyamazdım.No puedo estar más orgulloso.
Abu Dabi'nin Louvre Müzesi'ni ülkelerine getirmek istemelerinden dolayı son derece gururluyuz.Estamos orgullosos de que Abu Dabi quiera llevar al Louvre allí.
Oğluyla gurur duyar.Está muy orgullosa de su hijo.
Ailesini sever ve kızıyla son derece gurur duyar.A pesar de eso, ama a su familia y está muy orgulloso de su hija.
Gururu her şeyden önce geliyor.Dios está antes que todo.
Altızlardan biri olmaktan gurur duyuyor.Él aparece como un miembro de los Seis Siniestros.
Onunla çalışacak olmak benim için büyük gurur.Gran orgullo para mí trabajar con él.
Beninli gururlu ve sessiz bir ruh, Senin geleceğinin bayrağı emanette ve bakılıyor!Benín, estar orgullosa, y un alma serena, Confiando en el futuro, ver a su bandera!
Ligerlar yarışmada yüzükleri gururla fırlatmışlardır ama Denizci Kardeşler onları yenmiştir.Ellos son expertos en lanzar anillos, pero son derrotados por los Hermanos Marinos.
Gurur ve özgürlüğün simgesi olarak da görülür.También puede ser considerado un símbolo de libertad y autonomía.
Bunu gururuna yediremeyen Lee, bir ninja olmak için çok çalışmıştır.Le quedan muchas comportamientos que debe aprender para ser un ninja.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Hacer ciudad: la construcción de las metrópolis.
Gurur duyduk.Se sentía orgulloso.
Babası ondan özür diler ve onunla gurur duyduğunu söyler.Ella le dice si y se disculpa.
Gor’lu bir kadın kendini gururla taşır.Una compañía se establece en Grubišno.
"Bursasporlu Mert Söke'nin gururu oldu".«Derbez se siente orgulloso de Derbez».
Bu dizide olduğum için gurur duyuyorum."Tengo mucho orgullo en este trabajo."
Eritre, ezilenlerin gururu Gerçeğin her zaman kazanacağını kanıtladı.Prueba de que la verdad puede ganar siempre.
Saçlarım benim gururumdu.La orilla de mi pelo.
Yeğeni Ebu Cehil onunla konuşmuş ve gururunu okşayarak fikrini değiştirmesini sağlamıştır.El hermano la intenta convencer con promesa y amenazas.