Ana içeriğe geç
Sözlük

gurultu ile cümle

gurultu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aniden yüksek bir gürültüyle kapı kapandı.De deur viel plots dicht met veel lawaai.
Çocuklarına o kadar çok gürültü yapmamalarını söyledi.Hij zei tegen zijn kinderen dat ze niet zo veel lawaai moesten maken.
Sadece normal oldum, benim için de normal gürültülü!To jest po prostu normalne, normalna jest dla mnie Loud!
Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır.Pełne są niebiosa i ziemia chwały Twojej.
Çok gürültü yaparak dövüşmeyi sever.Bardzo lubi hałasować.
Gürültü her yerde paniğe yol açtı ...Popłoch przerodził się w panikę.
Poe'nun 1848 tarihli bir mektubuna göre öykü "büyük gürültü kopardı."Jak pisał sam autor w liście z 1848 roku, „opowieść robi dużo szumu”.
Gürültü sona erer ve James eve döner.Niestety ich znajomość szybko się kończy i Jackie wraca do domu.
Çağımızın modern müzik türleri içinde ahenksiz gürültü içerenlerinden ıstırap duyarlar.Nawet dzisiaj w niektórych kulturach muzyka imituje naturalnie występujące dźwięki.
Martılar gürültücü kuşlardır.Są to głośne ptaki.
Bu tür gürültücüdür.Będzin zaj.
Karışık ses: Gürültü: Periyodik olmayan düzensiz ses titreşimlerine gürültü denir.Przykłady takich nazw niepoliczalnych: I heard a strange noise.
Günlerden bir gün Olimposlu tanrılar ziyafette iken müthiş gürültülerle ayağa fırlarlar.Tak jak on chyba tylko olimpijscy bogowie umieli się śmiać.
Anlamı Gölge, gölgenin gürültüsü, gölgeyi yalayan anlamına gelir.Imię, które brzmi „Ged”, Cień bowiem jest cieniem jego własnej śmierci.
Bir aktör sahnede cesur ve gürültülü fakat bir röportajda çekingen olabilir.Till exempel kan en skådespelare vara högljudd och djärv på scenen, men blyg i en intervju.
Gürültü sona erer ve James eve döner.Förkrossad återvänder James hem.
Adı, Japoncada rai (雷, "gök gürültüsü") ve "tanrı" ya da "kami" (神 shin) kelimelerinden almaktadır.Namnet kommer från det japanska ordet rai (雷 "Åska") och "gud" eller "Kami" (神 = Jap: "shin").
Geveze ve gürültücü olur.Jo bullersam och högljudd."
Kuru Gürültü, Çev.Visäte högg Runstenar, sid.
Gürültücü bir köpektir ve tuvalet eğitimi biraz sabır isteyebilir.Det är en ganska självständig hund som kräver en del tålamod vid träning.
Sığırcık gürültücü bir kuştur.Rödbenan är överhuvudtaget en högljudd fågel.
Modülasyon kararsızlığı işlemi gürültülüdür.Är vårt hörselbens nuvarande funktion en exaptation?
Fazla gürültü.Стало дуже шумно.
Gürültü sona erer ve James eve döner.До кімнати хтось наближається — Джеймс повернувся додому.
Gürültü her yerde paniğe yol açtı ...Більшовики, мабуть, скрізь біжать, усюди у них паніка ...
Sadece normal oldum, benim için de normal gürültülü!Тільки бути нормальним, нормальним для себе це „Loud“!
Mısır'daki gürültünün de bundan kaynaklandığı düşünülüyor.«Те що відбувається в Україні, турбує і нас.
Gürültü sorunu yaşanabilmektedir.Фоновий шум може стати серйозною проблемою.
Farklı kablolarda ses karışımı yoktur ve çevreden gelen gürültüler alınmaz.Тут нема радіо і всього того, що виробляє шум.
Gürültü çok düşüktür.Нижчий рівень шуму.
Gürültülü ve aşikardı.Завжди було шумно й весело.
Kuru Gürültü.Ліс шумить.
Balıkçılar bunları harekete geçirmek için gürültülü sesler çıkarırlar.Самці приваблюють самиць гучними клацаючими звуками для парування.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Акцентувалося також на зменшені шуму від транспорту.
Bu dalgalanma kendini gürültü olarak gösterir.Інакше, точка маркується як шумова.
Bu çalışmalarını tamamladığında veri iletim hatlarındaki gürültü üzerinde çalışmaya başladı.Як тільки він її завершив, він відразу почав працювати над серіалом.
Ötüşleri gürültülü bir klute-klute-klutedir.Область є значним гніздилищем нічних чапель.
"Jamming", aynı frekastan gürültü yayınlayarak istenmeyen yayını bozmak demektir.ㅇ, для того, щоб не порушувати порядок традиційного алфавіту.
Toprak'tan müthiş bir gürültü çıktı.Незвичайні звуки доносяться з підземелля.
Tüm teriyerler hareketli ve gürültücü köpeklerdir.Вони енергійні і шумні собаки.
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.Антоніо піднімає будку підйомним краном і опускає в річку Мойку.
Gürültü yapmayın.Не шуміть.
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!Ну шуміть у класі, будь ласка, бо вчитель дуже злий!
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Pták se zahleděl dolů na nevěřící a seslal na ně oheň a bouři.
Lisa, saksofonuyla alıştırma yapmaya çalışmakta fakat Homer, gürültüden dolayı şikâyet eder.Líza poté trénuje na saxofon doma, ale Homer ji to zakáže, protože dělá rámus.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Patří sem oheň (svíčka, lampa), v němž září: rozžhavené částice (nejčastěji uhlíku), slabě i žhavé plyny.
Sığırcık gürültücü bir kuştur.Kavka je hlučný pták.
İşte, havanın bu ani genleşmesi sonik ses dalgası yaratır, ki bu da gök gürültüsünü meydana getirir.Chmýr reaguje na vzdušnou vlhkost, za vlhka je stažený, zatímco při suchém počasí se rozevírá.
Gürültülü, ışıklı ve uygun olmayan sıcaklık uykuyu kesintiye uğratabilir.Příliš vysoká či příliš nízká teplota může spánek narušovat.
Gürültü çok düşüktür.Zvuků je velmi málo.
Gürültü sorunu yaşanabilmektedir.Problémem nočního zasněžování může být hlučnost.
Turbojetler çok yüksek hız sağlamalarına karşın gürültülüdürler ve çok fazla yakıt tüketirler.Ačkoli let byl poměrně úspěšný, náporové motory byly hlučné a spotřebovávaly velké množství paliva.
Yüksek ve beklenmedik seslere aşırı tepki verirler, çok kalabalık ve gürültülü ortamlarda tedirgin olurlar.Na cokoliv, co jim přijde zvláštní nebo neobvyklé budou reagovat hlasitým štěkotem.
Gürültü her yerde paniğe yol açtı ...Koně se v panice rozprchli.
Poe'nun 1848 tarihli bir mektubuna göre öykü "büyük gürültü kopardı."După cum a scris Poe într-o scrisoare din 1848, aceasta „a făcut un zgomot mare”.
Endüstriyel bölgeler ve kent merkezlerinde en büyük gürültü bu gürültüdür.Unul dintre dezavantajele cartierului Militari este zgomotul.
Gürültü her yerde paniğe yol açtı ...Doar spre seară s-a mai potolit panica provocată de zvonuri.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Privindu-i de sus pe necredincioși, pasărea aruncă foc și trăsnet asupră-le.
Mart 2013'te Ulusal Gürültü Konseyi Başkanı olmuştur.În martie 2013 a fost președinte al conclavului din 2013.
Fazla gürültü.Gălăgie totală!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gurultu ile cümle - Sayfa 20 - gurultu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App