Ana içeriğe geç
Sözlük

gurultu ile cümle

gurultu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Gürültü gelen bir odanın kapısını hiç kapattığınız oldu mu?Est-ce le vestige d'une ancienne porte forte?
Böylece gürültü tamamen kaldırılır.Tous se retirent enfin sans bruit.
Bununla birlikte, gürültünün watt cinsinden ifade edilmesi çoğu kez önemli değildir.Cependant, la production à grande échelle d'agent VX n'a jamais eu lieu.
Memurlar gürültünün ve kirliliğin olacağını ifade etti.Les résidents se plaignent en particulier du bruit et des odeurs.
Öfkelendiğinde gök gürültüsüne benzer güçlü bir ses çıkarır.Si vous allez trop loin, vous entendrez un bruit infernal.
980 nm bandı yüksek soğurma alanına sahiptir ve genel olarak düşük gürültülü performans gerektirmektedir.La longueur d'onde de 980 nm est habituellement utilisée pour des équipements à faible bruit.
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Elles obéirent sans un murmure.
Bu gürültü, neler olduğunu öğrenen daha çok insanı çekti.Dans la suite, il apprit ce qui s’était passé.
Bu çalışmalarını tamamladığında veri iletim hatlarındaki gürültü üzerinde çalışmaya başladı.Cette activité a chuté avec l'arrivée des enregistrement sonores.
Geveze ve gürültücü olur.Et le bruit… le bruit terrible.
Homurtuları ise depremin gürültüsünü meydana getirir.Smell pousse des cris d'horreur.
Gürültü, yaygın olarak, istenmeyen ses veya ses kirliliği anlamıyla kullanılır.Dans son sens actuellement le plus courant, c'est l'absence de bruit, c'est-à-dire de sons indésirables.
O ne gürültücü!¡Qué ruidoso es él!
Gök gürültüsü bir fırtınanın yakın olduğunu gösteriyor.Los truenos indican que la tormenta se acerca.
Komşular gürültücü.Los vecinos son ruidosos.
Gürültüden uzaklaşmak istiyorum.Quiero alejarme del ruido.
Fazla gürültü.Mucho ruido.
Bu gürültü, neler olduğunu öğrenen daha çok insanı çekti.La conmoción atrajo a más personas que se acababan de enterar de lo que estaba pasando.
1863'te yılın en gürültü koparan aktivitesine ise bizzat Fransız devleti sponsor oldu.El evento clamoroso de 1863 fue de hecho patrocinado por el gobierno francés.
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Remar sin hacer ruido.
Modülasyon kararsızlığı işlemi gürültülüdür.Esta interferencia indeseada de la red es ruido.
Gürültü çok düşüktür.Gran reducción del ruido.
Bu tür gürültücüdür.Algo de Ruido hace.
Gürültü, yaygın olarak, istenmeyen ses veya ses kirliliği anlamıyla kullanılır.En un uso más general, el ruido es cualquier sonido o señal indeseada.
Bununla birlikte saçma gürültüsü enerjisi her zaman istenilen bant aralığında dağılmayabilir.Sin descartar que el ruido nunca se puede eliminar en su totalidad.
Gürültücü olan bu kuşun çağrısı üç notalıdır.Cabe destacar que los sonidos de notificaciones son los de esta ave.
Balıkçılar bunları harekete geçirmek için gürültülü sesler çıkarırlar.Los machos emiten fuertes sonidos para marcar el territorio.
Yayıncılıkta en önemli sorunlardan biri gürültü (parazit) dür.Uno de los riesgos laborales más descrito es el ruido.
Geveze ve gürültücü olur.El ritmo y el sonido.
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.Martin cierra la puerta de la cocina y se oye un ruido en ésta.
Önemli olan, gürültü ile iletilmek istenen bilgi arasındaki orandır.Es importante mantener un nivel de señal sobre el nivel de ruido.
Yayla tepelerle çevrili olduğundan, gürültüden ve kirlilikten uzaktır.El muro que rodea el terreno les aparta de molestias y ruidos.
Gürültü sona erer ve James eve döner.Finaliza cuando James aparece caminando solo.
Küçük çocuklar çok gürültülü olabilir.I bambini piccoli posso essere molto rumorosi.
Şimşeğin ışığı gök gürültüsünün sesinden önce gelir.La luce del fulmine precede il rumore del tuono.
Lütfen, gürültü yapma.Non fare rumore per favore.
Sadece normal oldum, benim için de normal gürültülü!Semplicemente l'essere normale, e per normale intendo Loud!
Gürültü sona erer ve James eve döner.Passa il tempo e finalmente James ritorna.
Ts'o'nun uygulamasında, oluşturucu entropi havuzundaki gürültü bitlerinin sayısını tahmin eder.In questa implementazione, il generatore mantiene una stima del numero di bit di rumore nella entropy pool.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Alcuni limiti sono stati invece introdotti per ridurre l'inquinamento ed il rumore.
Gürültü, yaygın olarak, istenmeyen ses veya ses kirliliği anlamıyla kullanılır.D'uso comune, la parola rumore significa suono indesiderato o inquinamento acustico.
Bu tür gürültücüdür.Questa è una specie rumorosa.
Köyün adı "gürültüyle çıkan su, kaynarca" anlamına gelmektedir.Il suo nome in origine significava: "fare rumore, brusìo".
Bu sırada depremsi gürültüler ve yer sarsıntıları duyulur.Si odono grida e rumori di colluttazione.
Anlaşılmayan kalabalık insan gürültüsü olarak da tarif edilebilir.I testi sono volutamente incomprensibili per via del rumore.
Bu gürültü nedir?Что это за шум?
Gürültü yapmayın.Не шумите.
Bu elektrikli süpürge çok gürültü yapıyor.Этот пылесос делает много шума.
Gürültü, benim uykumu rahatsız etti.Шум нарушил мой сон.
Hayvanlar gök gürültüsü tarafından korkutuldular.Животные были напуганы громом.
Gürültü çalışmamı engelledi.Шум помешал моей учёбе.
Gürültü devam etti.Шум не прекратился.
Böyle gürültü yapma!Не создавай такой шум!
Daha ne kadar bu gürültüye katlanacağız?Сколько ещё мы собираемся мириться с этим шумом?
Tom gürültü yapmamamızı istedi.Том попросил нас не шуметь.
Hayvanlar gök gürültüsünden korktular.Животные были напуганы громом.
Bir gürültü duydu.Она услышала шум.
Bu gürültü beni rahatsız ediyor.Этот шум меня отвлекает.
Burası benim için çok gürültülü.Здесь для меня слишком шумно.
Tüm bu gürültüye katlanmak zorundasın.Тебе придётся потерпеть весь этот шум.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod