Ana içeriğe geç
Sözlük

grev ile cümle

grev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Sırp polisi grevdeSerbian police goes on strike
Nikoliç'in açlık grevinin etkileri ne oldu?Nikolic's hunger strike: what is the impact?
Sırp lider Nikoliç açlık grevine başladıSerbia's Nikolic begins hunger strike
Analistler, grevlerin kamuoyunun öfkesinin çıkış noktası olduğu görüşünde.Strikes provide outlet for public anger, analysts say.
İnsanlar neden grev yapıp bir günlük yevmiyeyi kaybeder?Why do people go on strike and purposefully lose a day's pay?
Grev yapan memurlara KPT'ye geri dönmek için 30 Haziran'a kadar süre verildi. [Getty Images]The striking officers have until June 30th to rejoin the KPS. [Getty Images]
Yunanistan ulusal grevle felç olduGreece paralysed by national strike
Hırvat kamu sektörü çalışanları greve son verdilerCroatia's public sector workers end strike
Tiran'da açlık grevleri ve protestolarIn Tirana, hunger strikes and protests
Grevcilerin çadırları gün boyu gazeteciler ve onlarca ziyaretçi tarafından ziyaret ediliyor.During the day, their tents are visited by journalists and handfuls of supporters.
Aylardır maaşlarını alamayan Beograd Film çalışanları ve yöneticileri geçen yıl grev yaptılar.Unpaid for months, the employees and management of Beograd Film went on strike late last year.
Hükümetin sosyal güvenlik reformu planına karşı pek çok sektörde greve gidildi. [Getty Images]Many held strikes against the government's social security reform plan. [Getty Images]
Mayıs 1923’te, işçi grevlerine destek veren “1 Mayıs” [6] adını verdiği şiiri yayımlandıIn May 1923, her poem "1 Mayıs" that favours labour unrests was published.
1968 Devrimi nedeniyle Decq vaktini sınıftansa greve harcamayı tercih etti.Because of the Revolution of 1968, Decq spent a lot of time on strike, instead of in class.
Şubat 2008'de grev bittiğinde yapım tekrar hızlandırılmaya başlanıldı.However, the Writers Strike began that same month and placed the film on hold.
Grevdeki madencilerTyldesley miners outside the Miners' Hall during the strike
1926 Birleşik Krallık genel grevi1926 United Kingdom general strike
Tutuklamayı protesto etmek için 19 Aralık 2010'da açlık grevine başladı.As a protest against the arrest, on 19 December 2010 he started a hunger strike.
16 Ocak 2012'de açlık grevi zorla besleme ile kesintiye uğratıldı.The hunger strike was interrupted by force-feeding on 16 January 2012.[4]
Grevdeki çocukların sonuncusu 1904 yazına kadar greve devam etti. [1]The last of the striking children gave up by the summer of 1904.[2]
Açlık grevi sonuçta ölüme yol açabilir.A hunger strike may ultimately lead to death.
1945'te, KP liderliğindeki ülke çapında bir metal işçisi grevi gerçekleşti.In 1945, there was a nationwide metal workers' strike, led by SKP.
İsrail ziyareti, tutuklanması ve açlık greviVisit to Israel, arrest and hunger strike
Bunun üzerine Muzorewa, 3-11 Kasım arasında açlık grevine girdi.[1]Muzorewa then went on a hunger strike, which lasted from 3 to 11 November.[5]
Şirket, işçilerin %25'lik bir ücret artışı talep ettiği 2002 yılında genel bir grev yaşadı.The company saw a general strike in 2002, when workers demanded a 25% wage increase.
Ordu hükumet politikalarının uygulayıcısıydı ve grev kırıcı olarak çalışıyordu.The army was the enforcer of government policy and intervened to break strikes.
1953'ün başlarında, orkestra üyeleri gecikmiş ücret ödemeleri nedeniyle greve gitti.In early 1953, members of the orchestra went on strike on account of overdue wage payments.
Biniciler greve gitti.Riders went on strike.
Yetkililerin reddedilmesi durumunda tehditlerle bile, madenciler genel bir grev başlattı.Even with threats in the event of refusal of the authorities, the miners began a general strike.
Anayasa Mahkemesi daha sonra demiryolu işçilerinin grev hakkını onayladı.The Constitutional Court later confirmed the right of railwaymen to strike.
Jan GreveJan Greve norsklege
(in Norwegian) Interview with Jan Greve Gateavisa'da(in Norwegian) Interview with Jan Greve in Gateavisa
Grev liderleri kendilerini Ulusal Prpfesyonelller Cephesi olarak tanımladılar.Strike leaders identified themselves as the National Front for Professionals.
Müslümanlar ve solcu öğrenciler de hükümete karşı grevler düzenlediler.Muslims and leftist students also staged strikes against the government.
1985'in başlarında, hükümet karşıtı hoşnutsuzluk, Hartum'da bir genel grevle sonuçlandı.In early 1985, anti-government discontent resulted in a general strike in Khartoum.
Genel grev ülkeyi felç etti.The general strike paralyzed the country.
Kanunda grev hakkı bulunmamaktadır ve yıl içinde grev olmamıştır.The law does not provide for the right to strike, and there were no strikes during the year.
Abid'in önerdiği anlaşmayı protesto etmek için 60 günlük bir grev çağrısında bulundu.He called for a 60-day strike to protest Abid's proposed treaty.
Nesrin Sutude'nin açlık greviHunger strike of Nasrin Sotoudeh
Hatta bir tutuklu açlık grevi yapacak kadar ileri gitmişti.One prisoner had even gone as far as to go on a hunger strike.
Greville'in örnek bir illüstrasyonu: Begonia gracilis – 1830'da yayımlandıA sample illustration by Greville: Begonia_gracilis – Published in 1830
Robert Kaye Greville, son zamanlarıRobert Kaye Greville in old age
Robert Kaye Greville'in Edinburgh, Dean Mezarlığı'ndaki kabriThe grave of Robert Kaye Greville, Dean Cemetery, Edinburgh
Queensland'de bir dağa adı verilmiştir.[3] Bitki bilim mahlası Grev.'dir.He has a mountain in Queensland named after him.[4]
Greville, 1816'da 1. William Eden'in yeğeni Charlotte Eden ile evlendi.Greville married William Eden, 1st Baron Auckland's niece Charlotte Eden in 1816.
Bu grevler zaten zayıf olan Rus lojistiğini ve moralini daha da zayıflattı. [1]These strikes further weakened Russian logistics and morale.[1]
El-Haffar 1936 Suriye genel grevinin aktif bir katılımcısı ve organizatörüydü.Al-Haffar was an active participant and organizer in the 1936 Syrian general strike.
Cezaevi koşullarına karşı başlattığı açlık grevi sonucunda öldü.Died as the result of a hunger strike against prison conditions.
O yıl grup, Kobe'deki 30.000 liman işçisini greve gitmeye ikna edebildi.[2]That year the group was able to convince 30,000 dock workers in Kobe to go on strike.[5]
Üç büyük parti greve karşı çıktı.All three major parties opposed the strike.
Tren grevi beni hiç rahatsız etmedi.Der Bahnstreik hat mich überhaupt nicht gestört.
4 Ekim’de girişilen genel grev başarısız oldu.Der für den 4. Oktober angelegte Generalstreik scheiterte.
1990 - Zonguldak'ta 43 bin maden işçisi greve başladı.Im November 1990 kam es in Zonguldak zum Streik von 48.000 Bergarbeitern.
Thälmann'ın amacı Hamburg'daki bu grev kırıcı ticareti engellemekti.Thälmanns Absicht war, dieses „Streikbrechergeschäft“ von Hamburg aus zu unterbinden.
Almanlar ise bu grevleri sonlandırmak için çaba sarf ediyordu.Hocherfreut beenden die beiden ihren Streik.
ABD genelindeki ilk genel grev olan 1919 Genel Grevi burada başladı.1919 fand in Seattle der erste Generalstreik des Landes statt.
Ama buna rağmen işçiler greve devam ettiler.Andernfalls wollten sie den Streik fortsetzen.
Grev 8 gün sürdü.Die Kämpfe dauerten acht Tage.
1920'de Cork belediye başkanı Terence MacSwiney, Brixton Cezaevinde açlık grevindeyken öldü.Der Oberbürgermeister von Cork, Terence MacSwiney, starb 1920 im Gefängnis von Brixton (London).
Ekim 1926 tarihinde Hamburg liman işçileri grevini destekledi.Im Oktober 1926 unterstützte Thälmann in Hamburg den dortigen Hafenarbeiterstreik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod