İddia makamı, bu amaçlar doğrultusunda Norveç'te Troçki ile gizlice görüştüğüne dair kanıtlar sundu.Agenterna lovade att hålla detta sitt avtal med Goebbels hemligt.
Ailelerinden habersiz Las Vegas'a kaçarak gizlice evlendiler.Efter att ha dejtat i fyra veckor gifte de sig i Las Vegas.
Ve burada gizlice evlenirler.З нею таємно одружився.
Marx, 1898`da sevgilisi Aveling`in gizlice bir oyuncuyla evlendiğini öğrendi.У 1898 році Маркс з'ясувала, що її громадянський чоловік Евелінг таємно одружився з молодою акторкою.
Grup daha sonra Shane'in gizlice ormanda bıraktığı ve öldürdüğü Randall için bir arama yapar.Вони ведуть пошуки Рендела, якого Шейн таємно відпустив та вбив.
Hedefinizi gizlice öldürün.Поставте перед групою чіткі цілі.
1989 yılında gizlice Kırım’a döndü.1989 року повернувся у Крим.
Markiz gizlice Diderot’nun Encyclopédie projesini desteklemiştir.Маркіза допомагала Дідро у публікації його Енциклопедії.
Yüksek rahibe annem beni gizlice doğurdu.Вихованням доньок займалася переважно матір.
Geceleri gizlice sahilde buluşurlar.Вони розміщуються вночі на піщаних пляжах.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.В своєму обійсті відвів безоплатно приміщення для двокласної школи.
Sudan gizlice İsrail'in mülteci kamplarını boşaltmasına izin verdi.Súdán tajně dovolil Izraeli tyto uprchlíky evakuovat.
Marx, 1898`da sevgilisi Aveling`in gizlice bir oyuncuyla evlendiğini öğrendi.Roku 1898 zjistila, že se Aveling tajně oženil s mladou herečkou.
O gece Bart, evden gizlice çıkar ve heykelin başını testereyle keser.Ještě tu noc se Bart nenápadně vykrade z domu a hlavu soše pod rouškou tmy uřeže.
Ve burada gizlice evlenirler.Pár se tajně vezme.
Posa Fransa'dan getirdiği bir mektubu (ve gizlice Don Carlos'tan bir pusulayi) Elizabeth'e verir.Markýz z Posy ji předává list z Francie, ten ukrývá tajný dopis od Dona Carlose.
Bu terim aynı zamanda, Yahudiliği gizlice idame ettiren Kripto Yahudiler için de kullanılır.Kromě jiného se tak také nazývá pokrývka hlavy, kterou věřící židé nosí.
İşte ikilinin bu sohbetlerine gizlice tanıklık edenler doktorun da hasta olduğu düşüncesine kapılır.Těmito zpaměti kreslenými díly chtěl i přesvědčit lékaře o navracejícím se zdraví.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Beznadějně se do ní zahleděl a tajně ji sledoval.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.V jejich rodinách se však nepřestaly tajně udržovat některé židovské obřady.
Kendi taktiğiyle, diğer bir deyişle gizlice hazırlanmış bir planla vurulmuştu.Původně byla obehnána vyzděným příkopem, který byl zasypán.
Bir gece topluca karar verip banyodaki kızları gizlice izlemeye karar verirler.Musí přikročit k radikálnímu řešení, ukrýt dívku v koupelně.
Gizlice kaptan ın evine gider.Domů se vrátil v hodnosti kapitána.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.După cină, Rose i se alătură în secret lui Jack la o petrecere de la clasa a III-a.
Ve burada gizlice evlenirler.Ei s-au căsătorit pe ascuns.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Cu unii dintre ei a realizat interviuri.
Danny'den gizlice hoşlanmaktadır.În secret îi place de Elena.
O'nu bulmak için gizlice Tusken'lerin kampına girer ve annesini ölmek üzere ve perişan bir halde bulur.Aceasta află că podul din Tulsa se va surpa și bunica ei va fi prinsă în ambuteiaj.
Eavesdrop özel konuşmaları gizlice dinlemek anlamına gelir.Kaushal aude toată conversația secretă.
Bu terim aynı zamanda, İslamı gizlice idame ettiren Kripto Müslümanlar için de kullanılır.De asemenea, prin imam se mai înțelege că este cel care îi conduce pe credincioșii musulmani la rugăciune.
Yoksa gizlice sürdürülen araştırma ve uygulamalar var mıdır?Există și sunt disponibile cunoștințele necesare pentru elaborarea unui standard?
Yüksek rahibe annem beni gizlice doğurdu.Noul născut a fost îngrijit de bunica sa.
Ama Mary Charles Brandon ile 3 Mart 1515 tarihinde gizlice evlendiler.Cu toate acestea, cuplul s-a căsătorit în secret în Franța la 3 martie 1515.
Bir böceğe dönüşüp gizlice çadıra sızmıştır.Se întind într-o tavă și se uscă la cuptor.
Yabancılar gizlice Dünya'nın ilerlemesini kontrol etti.Extratereștrii au verificat progresul lumii în secret.
Peter, Quahog'daki evlerini gizlice sattığını söyleyerek onları yeniden işe alır.Peter azonban újra alkalmazza őket, miután bevallja, hogy eladta a régi quahogi házukat.
Oyunla ilgili gizlice konuşmaya başlarlar.Beszélgetni kezdenek a szerepről.
Ölen Ülke'yi bulmak için Anita, Rick ve Jason gizlice yollara düşüyor.Anita, Rick és Jason titokban elindulnak a Haldokló Falu felkutatására.
Hedefinizi gizlice öldürün.Céljuk lemezkiadó keresése.
Kiwi: Odd'un akademide gizlice beslediği köpeğidir.Kiwi – Odd kutyája, akit titokban hozott a szigorú szabályok ellenére az iskolába.
Danny'den gizlice hoşlanmaktadır.Nem titkoltan tetszik neki Joe.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Ők egymást titokban jegyezték el.
Bart, herkesten gizlice bir dövmeciye gider ve “Anne” yazan bir dövme yapılmasını ister.Bart bemegy egy tetováló szalonba, hazudik a koráról és egy "Anya" ("Mother") feliratú tetoválást csináltat.
"Gizlice Moskova'daydı çünkü Martha oraya gitmesini istemişti.Max viszont Tel-Avivba költözik mivel a Moszad oda küldte őt.
Bir süre sonra pasaport verilmeyen ailesini de gizlice yurt dışına çıkardı.Felesége akkor éjjel váratlanul érkezett meg külföldről.
Bart, zeka testinde başarısız olacağını anlayınca sınav kâğıdını Martin Prince'inkiyle gizlice değiştirir.Az intelligencia teszt írása után, Bart elcseréli lapját Martin Prince dolgozatára.
Kapılara gizlice kulak asılır.Az ajtó felől neszezés hallatszik.
Fakat üretim gizlice devam etti.Ő azonban titokban tovább folytatta munkáját.
1930'da gizlice Sovyetler Birliği'ne gitti.1930-ban ellátogatott a Szovjetunióba.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Cvinek elsősorban a budai zsidóságban volt sok követője.
2942: Sauron gizlice Mordor'a geri döndü.Vuonna 2942 Sauron palasi Mordoriin ja paljasti itsensä.
Turgon'un halkı Nevrast'ı gizlice terkeder.Turgonin väki Nevrastin vaelluksen salassa.
Rachel son anda nişanlısıyla evlenmek istemediğini fark edip gizlice düğününden kaçmıştır.Rachel selittää, että on juuri karannut häistään.
Fanon, Fransa’ya gitmek üzere ayrıldı ve sonunda gizlice Tunus Kenti’ne yolculuk yaptı.Fanon matkusti Ranskaan, mutta vieraili myöhemmin salaisesti Tunisiassa.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Illallisen jälkeen Jack ja Rose viettävät iltaa yhdessä kolmannen luokan juhlissa.
Romalı askerlerin evlenmesinin yasak olduğu dönemlerde; gizlice evlenmelerine yardım etmişti.Heidän täytyi mennä naimisiin Roomassa saadakseen salaisen juonensa vakuuttavaksi.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Näistä molemmat lopetettiin jo muutaman numeron jälkeen.
Cuntayla açıkça veya gizlice işbirliği yapan bazı politikacılara karşı bir dizi suçlamada bulundu.Hän esitti useita syytteitä valtavirtapoliitikoita vastaan, jotka avoimesti tai salaa olivat tukeneet junttaa.
Efsaneye göre Prometheus Tanrı Zeus'tan gizlice ateşi çalmış ve insanlığa vermiştir.Sellaisen avulla Prometheuksen kerrotaan kähveltäneen jumalilta tulen ja tuoneen sen ihmisille.
Shane ve Lori, eski ilişkileri hakkında gizlice sohbet etmeye başlar.Mia ja Leah alkavat kokea epätavallisia asioita.