Ana içeriğe geç
Sözlük

gizlice ile cümle

gizlice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geceleri gizlice sahilde buluşurlar.Tais festas ocorrem na praia, à noite.
Gizlice evlendiler fakat evlilik gelinini akrabaları tarafından iptal edildi.Eles se casaram em segredo, no entanto o casamento foi anulado pelos parentes de Felisa.
Kendisi 51.bölgeden kaçmıştır ve Stan'in koruması altında gizlice yaşamaktadır.Nessa fase ela precisa obter acesso a Área 51 e escapar da alta segurança do local.
Çektiği bu resimleri de her gün gizlice erkek arkadaşının posta kutusuna bırakır.Eu, Irmão bro: Tenta apagar todas as mensagens da caixa postal de sua namorada.
Marius ise gizlice onların peşinden gider.Morgan fecha a porta atrás deles.
Andrea Judith'i ziyaret ederken Carol, Andrea'dan Vali'yi gizlice öldürmesini ister.De volta à prisão, Andrea abraça Judith enquanto Carol tenta convencê-la a matar o Governador.
Gece tanıdıkların evleri gizlice dinlenir.Varrer a casa à noite expulsa a tranquilidade.
Efesli İoannes, üç kadının gece geç saatlerde tekne ile gizlice Konstantinopolis'e kaçırıldığını bildirir.João relata que as três mulheres foram levadas em segredo para a capital por barco, à noite.
Sonralarında ise annesi bu çalışmalarına gizlice destek verdi.Horas mais tarde sua mãe negou categoricamente o facto.
Yahudiler, gizlice ölü bir bedenin mahalleye sokulup huzursuzluk çıkarma çabasını engelledi.Uma tentativa de passar clandestinamente um corpo ao quarteirão foi impedida pelos judeus.
Melkor, Arda’nın dışına ilk sürgün edilişinden sonra gizlice Arda’ya (“Dünya”ya) geri döndü.Utumno foi construída por Melkor após o retorno de sua primeira expulsão de Arda.
Hamm'in senaryosu Amerika'nın çeşitli çizgi roman bayisinde gizlice satıldı.O roteiro de Hamm foi então contrabalançado em várias lojas de quadrinhos nos Estados Unidos.
Ancak aynı zamanda gizlice konservatuvar sınavına da girdi.Ao mesmo tempo, estudou no Conservatoire.
Fakat üretim gizlice devam etti.Mas a construção da maternidade continuou ensombrada.
Bruno gizlice Bayan John’un evine gelir.Jason vai até a casa de Diana.
Nadya on dokuz yaşındaki Alexander Lobov ile gizlice nişanlıdır.Ze is namelijk in het geheim verloofd met de negentienjarige Alexander Lobov.
Posa Fransa'dan getirdiği bir mektubu (ve gizlice Don Carlos'tan bir pusulayi) Elizabeth'e verir.Posa levert een brief uit Frankrijk af (en in het geheim een brief van Don Carlos).
Ve burada gizlice evlenirler.In het diepste geheim trouwen ze.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Ze verliet schreeuwend de kamer.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Sommigen van hen bleven in het geheim hun joodse geloof voortzetten.
Fakat Kont gizlice ismini verince muhafızlar onu serbest bırakırlar.Als de stadsbewoners zijn naam verborgen hielden, zou hij gratis werken.
Firavun'un karısı Amalthea gizlice Yahudilik dinini kabul etmiştir.Onze profeet, Moses bin Imran, wenste voor Yusha bin Nun.
Yoksa gizlice sürdürülen araştırma ve uygulamalar var mıdır?Verkennend of gericht onderzoek?
Şehzade birkaç ay Uzakdoğu’da kaldı, ancak işler tersine dönünce, gizlice New York’a geçti.Daar leefden ze enkele maanden, maar de heimwee naar New York maakte dat ze weer terug verhuisden.
Bu kriz sırasında ölüm cezasına çarptırılan Cezayirlilerin kurtulması için gizlice çalıştı.Hij werkte heimelijk voor gevangengenomen Algerijnen die de doodstraf onder ogen zagen.
Ancak aynı zamanda gizlice konservatuvar sınavına da girdi.Daarnaast bleef hij lesgeven aan het conservatorium.
5 Aralık 2003 tarihinde Coldplay grubunun solisti Chris Martin ile gizlice evlendi.Op 5 december 2003 trouwde Paltrow met Chris Martin, de zanger van Coldplay.
Yvonne Ridley 2002 yılında Afganistan'a gizlice girdi ve Taliban tarafından yakalandı.Ridley bekeerde zich in 2003 tot de Islam nadat ze in 2001 door de Taliban gegijzeld was.
Nazi hükumeti Yahudi bilim adamına karşı çıksa da film Almanya gizlice gösterildi.Vanwege zijn joodse afkomst werd de film geheim gehouden in nazi-Duitsland.
Fakat üretim gizlice devam etti.Het productieproces bleef topgeheim.
Yüksek rahibe annem beni gizlice doğurdu.Dat ambacht is vooral van moeder op dochter doorgegeven.
Gerçek bir barış politikası yerine, gizlice yeni bir savaşın hazırlıkları yapılıyordu.In plaats van de beloofde vrede brengt hij voorlopig echter een intensivering van de oorlog.
Bu terim aynı zamanda, İslamı gizlice idame ettiren Kripto Müslümanlar için de kullanılır.Deze term werd ook gebruikt om gelovige moslims die hun geloof in het geheim beleden aan te duiden.
5 Aralık 2003 tarihinde Coldplay grubunun solisti Chris Martin ile gizlice evlendi.5 grudnia 2003 poślubiła Chrisa Martina, lidera rockowej grupy Coldplay.
İddia makamı, bu amaçlar doğrultusunda Norveç'te Troçki ile gizlice görüştüğüne dair kanıtlar sundu.W czasie procesu Piatakow zeznał, że spotkał się w Norwegii z Trockim.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.Za udzielanie się w kołach wolnomyślicielskich został wydalony z uczelni.
Fakat üretim gizlice devam etti.Prace kontynuowano w sekrecie.
Ancak küçük bir yönetim kadrosu varlığını gizlice sürdürecekti.Mała liczba członków sprzyjała zachowaniu w tajemnicy przed władzami faktu istnienia organizacji.
İki sevgili gizlice akşam karanlığında birlikte kaçmaya karar verirler.Obaj zamachowcy rozłączyli się w ciemnościach nocy.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Wiele z nich łączy się w pary już wcześniej.
Gizlice konserler verirdi.Tworzył koncerty symfoniczne.
Nedeni, balıkçı teknelerinin gizlice silah taşıyor olabileceğiydi.Odkrywa jednak, że przewozi ukrytą broń.
Bruno gizlice Bayan John’un evine gelir.Alfred zamierza potajemnie opuścić dom hrabiny.
Bu amaçla onu gizlice takip eder ama öğrendikleri hoşuna gitmeyecektir.Darzy go sympatią, ale raczej to ukrywa.
Bu arada hem sigorta şirketi hem de polis gizlice peşlerine düşmüştür.Jednak policja i hycle ich ścigają.
Thyestes’in oğullarını gizlice kestirdi.Teatrowi oddałam swoich synów.
"Gizlice Moskova'daydı çünkü Martha oraya gitmesini istemişti.Wśród mieszkańców droga nazywana Traktem Napoleona, gdyż tędy jechał zmierzając na Moskwę.
Bunun üzerine Hirodes yıldızbilimcileri gizlice çağırıp onlardan yıldızın göründüğü anı tam olarak öğrendi.Wtedy Herod przywołał potajemnie Mędrców i wypytał ich dokładnie o czas ukazania się gwiazdy.
Davetliler ayrılınca Prunier gizlice hizmetkar Lisette'i Bullier kaberesine götürmek için geri gelir.W tym czasie Prunier powraca w tajemnicy, aby odprowadzić Lisette do Bullier'a.
Yüreğime gizlice öyle bir sevda girdi ki, gözlerimi kalın bir sis kapladı, göğsümden aklımı çaldı.Obudziłem się ze snu i poczułem, jak gdyby coś wyciskało pieczęć na moim sercu.
Evden gizlice ayrılırken de iki gün içinde kaçmak için buluşmaları gerektiğini söyler.Żony są pokazane, jak opuszczają dom i gdy wracają po dwóch dniach witając się z rodziną.
Onu Don Giovanni ve Pasquariello görünmeden gizlice takip ederler.Komandor ginie, a Don Giovanni i Leporello uchodzą nierozpoznani.
Ve burada gizlice evlenirler.De gifte sig i hemlighet.
Çoğu 12 Şubat 1948'de Allahabad'da Sangam'a döküldü ama bazıları gizlice başka yerlere gönderildi.De flesta jordfästes vid Sangam i Allahabad den 12 februari 1948 men några gömdes undan.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Som tack bjuds Jack på middag i första klass, och Rose smiter senare med honom på fest i tredje klass.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Han upptäckte flera relationer mellan dem.
Britanya'ya gizlice tütün üretimi ve satışının 50 yıllık hakkını tekel olarak verilmiştir.Sedan 1600-talet har Sverige haft fem statliga monopol på import, tillverkning och försäljning av tobak .
1989 yılında gizlice Kırım’a döndü.Han återkom till Krim 1989.
Rahip Laurance, iki genci gizlice evlendirir.Prästen Laurence viger dem i hemlighet.
Hedefinizi gizlice öldürün.Tappa målföret – Tystna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod