Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans brødre hadde draget op til høiden, da drog også han der op, dog ikke åpenbart, men som i lønndom.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans Brødre vare dragne op til Højtiden, da drog han også selv op, ikke åbenlyst, men lønligt.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Mutta kun hänen veljensä olivat menneet juhlille, silloin hänkin meni sinne, ei julki, vaan ikäänkuin salaa.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Pero cuando sus hermanos habían subido a la fiesta, entonces él también subió, no abiertamente sino en secreto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Setelah saudara-saudara-Nya pergi ke perayaan itu, diam-diam Yesus pergi sendirian tanpa diketahui orang
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Αφου δε ανεβησαν οι αδελφοι αυτου, τοτε και αυτος ανεβη εις την εορτην, ουχι φανερως αλλα κρυφιως πως.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.(А това каза за да го изпита; защото Той си знаеше какво щеше да направи).
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Но когда пришли братья Его, тогда и Он пришел на праздник не явно, а как бы тайно.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Як же пійшли брати Його, тодї й Він пійшов на сьвято, не явно, а якби потай.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ויהי כאשר עלו אחיו לרגל ויעל גם הוא לא בגלוי כי אם כמסתתר׃
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ولما كان اخوته قد صعدوا حينئذ صعد هو ايضا الى العيد لا ظاهرا بل كانه في الخفاء.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟 兄 上 去 以 後 、 他 也 上 去 過 節 、 不 是 明 去 、 似 乎 是 暗 去 的
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟兄 上去 以 後 、 他 也 上去 過節 、 不 是 明去 、 似乎 是 暗去的
Onları gizlice izlemeli ve ilgimi çekecek bir şey bulmalıyım.Ich muss dich heimlich beobachten und etwas finden, das ich stehlen will.
Onları gizlice izlemeli ve ilgimi çekecek bir şey bulmalıyım. İşte o zaman çalma arzusu içimde oluşur.Au moment où je vois chez elle une chose que je veux avoir, naît une envie de voler, comme une impulsion.
Onları gizlice izlemeli ve ilgimi çekecek bir şey bulmalıyım.Muszę ją ukradkiem obserwować i znaleźć coś, co chcę ukraść
Onları gizlice izlemeli ve ilgimi çekecek bir şey bulmalıyım.Trebuie sã-i privesc pe furiº ºi sã gãsesc ceva ce sã fur.
Onları gizlice izlemeli ve ilgimi çekecek bir şey bulmalıyım.Πρέπει να τους παρακολουθώ αόρατος και να βρώ κάτι που θέλω να κλέψω
Onu gizlice takip edecek birini bul.Szerezzen egy keveset beszélő embert, aki a nyomában lesz.
Onu gizlice takip edecek birini bul.Βάλε κάποιον να την ακολουθεί που να ξέρει πότε να μην της μιλάει.
Onu gizlice takip edecek birini bul.دعي احد يتبعها ويعرف جميع تحركاتها
Onu tek elimle dövebilirim. Isak'la benim gizlice nişanlandığımı gayet iyi biliyorsun.Aº putea sã-l bat cu o singurã mânã. ªtii prea bine cã Isak ºi cu mine suntem logodiþi în secret.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Alebo ak áno, je potrebné, musí byť v tajnosti.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Ali pa, če ga ne, ga je treba z prikrite.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Atau jika dia melakukannya, maka perlu harus dengan diam-diam.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Eller hvis han gør, er det behov skal ske ved stealth.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Eller om han gör det, måste det vara i smyg.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Hoặc nếu anh ta làm, nó cần phải được tàng hình.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Lub jeżeli nie, to musi musi być przez stealth.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Nebo pokud ano, je třeba, musí být v tajnosti.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Oder wenn er das tun, braucht es muss von stealth werden.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Of als hij doet, moet dient te worden door de stealth.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.O se farlo, ha bisogno deve essere di nascosto.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.O si lo hace, es necesario se debe a hurtadillas.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Ou se ele fizer isso, ele precisa deve ser feita por stealth.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Ou, s'il ne, dont il a besoin doit être à la dérobée.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Sau, dacă el face, este nevoie să fie pe furiş.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır. Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyor그가면 또는 그것은 스텔스로해야 필요합니다. 그런 다음,이 사건 이후, 그래서 지금처럼 그것이 비롯되는 스탠드
O Veya, eğer gizlice olmalıdır. Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorאו אם הוא עושה, הוא צריך להיות על ידי התגנבות. לאחר מכן, מאז המקרה כל כך כמו עכשיו עומד תצמח,
O Veya, eğer gizlice olmalıdır. Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorأو إذا كان عليه أن يفعل ، فإنه يجب أن تكون احتياجات خلسة. ثم ، منذ قضية تقف حتى الآن لأنها أدارك ،
O Veya, eğer gizlice olmalıdır. Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyor私はそれが最高のあなたが郡と結婚したと思う。 O、he'sa素敵な紳士!
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Tai jos hän tekee, se tarvitsee on varkain.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Vagy ha nem, akkor szüksége kell a lopakodó.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Ή αν το κάνει, πρέπει να στα κρυφά.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Или ако го прави, тя се нуждае, трябва да бъде от стелт.
O Veya, eğer gizlice olmalıdır.Или, если он делает, он должен должен быть украдкой.
Öyle görünüyor ki dün gece saraydan gizlice çıkarılmış.On dirait qu'elle s'est enfuie du palais, hier.
Öyle görünüyor ki dün gece saraydan gizlice çıkarılmış.Úgy tűnik, még tegnap elment a palotából.
Öyle görünüyor ki dün gece saraydan gizlice çıkarılmış.Φαίνεται πως το έσκασε από το παλάτι χτες το βράδυ.
Öyle görünüyor ki dün gece saraydan gizlice çıkarılmış.يظهر انها تسللت من القصر البارحة
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››Aby almužna tvá byla v skrytě, a Otec tvůj, kterýž vidí v skrytě, odplatí tobě zjevně.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››aby bola tvoja almužna v skrytosti, a tvoj Otec, ktorý vidí v skrytosti, on ti odplatí zjavne.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››Aby jałmużna twoja była w skrytości, a Ojciec twój, który widzi w skrytości, ten ci jawnie odda.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››afin que ton aumône se fasse en secret; et ton Père, qui voit dans le secret, te le rendra.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››da bode miloščina tvoja na skrivnem, in Oče tvoj, ki vidi na skrivnem, ti povrne.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››de modo que tus obras de misericordia sean en secreto. Y tu Padre que ve en secreto te recompensará
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››että almusi olisi salassa; ja sinun Isäsi, joka salassa näkee, maksaa sinulle.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››for at din Almisse kan være i Løndom, og din Fader, som ser i Løndom, skal betale dig.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››forat din almisse kan være i lønndom, og din Fader, som ser i lønndom, han skal lønne dig i det åpenbare.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››hầu cho sự bố thí được kín nhiệm; và Cha ngươi, là Ðấng thấy trong chỗ kín nhiệm, sẽ thưởng cho ngươi.