‹‹ ‹Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlořečený, kdož by zbil bližního svého tajně; i řekne všecken lid: Amen.
‹‹ ‹Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlorečený, kto by zabil alebo nabil svojho blížneho v skrytosti. A všetok ľud povie: Ameň.
‹‹ ‹Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Επικαταρατος οστις κτυπηση τον πλησιον αυτου κρυφιως. Και πας ο λαος θελει ειπει, Αμην.
‹‹ ‹Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклет, който скришно удари ближния си. И всичките люде да кажат: Амин!
‹‹ ‹Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклят, кто тайно убивает ближнего своего! И весь народ скажет: аминь.
‹‹ ‹Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ארור מכה רעהו בסתר ואמר כל העם אמן׃
‹‹ ‹Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ملعون من يقتل قريبه في الخفاء. ويقول جميع الشعب آمين.
‹‹ ‹Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.暗 中 殺 人 的 、 必 受 咒 詛 . 百 姓 都 要 說 、 阿 們
‹‹ ‹Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.暗中 殺 人 的 、 必 受 咒詛 . 百姓 都 要 說 、 阿們
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Bezbožník berie úplatný dar z lona, aby zohnul stezky súdu.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Bezbožný tajně béře dar, aby převrátil stezky soudu.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Cel rău primeşte daruri pe ascuns, ca să sucească şi căile dreptăţii. -
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Dar izza nedrij skrivaj prejme brezbožnik, da preobrne pota pravičnosti.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.De goddeloze laat zich omkopen om het recht geweld aan te doen.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Den gudløse tager Gave i Løn for at bøje Rettens Gænge.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Den ogudaktige tager gärna skänker i lönndom, för att han skall vränga rättens vägar.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Den ugudelige tar gaver ut av barmen for å bøie rettens gang.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Der Gottlose nimmt heimlich gern Geschenke, zu beugen den Weg des Rechts.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.El impío toma soborno de su seno para pervertir las sendas del derecho
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Hakim yang curang, menerima uang sogok secara rahasia dan tidak menjalankan keadilan
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Jumalaton ottaa lahjuksen vastaan toisen povelta vääristääksensä oikeuden tiet.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.kebelbõl [kivett] ajándékot az istentelen elveszi, a törvény útának elfordítására.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.악인은 사람의 품에서 뇌물을 받고 재판을 굽게 하느니라
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Le méchant accepte en secret des présents, Pour pervertir les voies de la justice.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.L'iniquo accetta regali di sotto il mantello per deviare il corso della giustizia
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Người gian ác lãnh nhẹm của hối lộ, Ðặng làm sai lệch các lối xét đoán.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Người gian_ác lãnh nhẹm của hối_lộ , Ðặng làm sai_lệch các lối xét_đoán .
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Niezbożny potajemnie dar bierze, aby podwrócił ścieszki sądu.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.O ímpio recebe do regaço a peita, para perverter as veredas da justiça.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Ο ασεβης δεχεται δωρον απο του κολπου, δια να διαστρεψη τας οδους της κρισεως.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Нечестивият приема подарък изпод пазуха, За да изкриви пътищата на правосъдието.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.Нечестивый берет подарок из пазухи, чтобы извратить пути правосудия.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.שחד מחיק רשע יקח להטות ארחות משפט׃
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.الشرير يأخذ الرشوة من الحضن ليعوّج طرق القضاء.
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.惡 人 暗 中 受 賄 賂 、 為 要 顛 倒 判 斷
Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır.惡人 暗中 受 賄賂 、 為要 顛倒 判斷
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.그 덕분에 북한 사람들은 몰래 이곳을 건널 수 있습니다. 하지만 많은 사람들이 죽어요.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.Mas muitos morrem.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.Tako jo lahko Severni Korejci skrivno prečkajo. Toda mnogi pri tem umrejo.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.בנקודות מסוימות, ולאפשר לצפון קוריאנים לחצות בחשאי. אך רבים מתו.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.في بعض مناطقه، مما يسمح للكوريين الشماليينبالعبور سراً لكن يموت العديد منهم
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.しかし多くは命を落とします 死体が流れていくのを何度か見ました
Laboratuara gizlice girer ve orada ruhlarını zırhlara bağlatmış insanlarla karşılaşırlar.Där stöter de på vakter vars själar är bundna till rustningar.
Laboratuara gizlice girer ve orada ruhlarını zırhlara bağlatmış insanlarla karşılaşırlar.He kohtasivat siellä ihmisiä, joiden sielu oli sidottu haarniskaan.
Laboratuara gizlice girer ve orada ruhlarını zırhlara bağlatmış insanlarla karşılaşırlar.Her støder de på vagter, hvis sjæle er bundet til rustninger.
Louis isteksiz bir biçimde Millet Meclisi'ne gizlice "Size artık karışmayacağım" demişti. 16.Предното видео свърши в края на 1789.
Ne? Gizlice bakıyor musun?Το βλέπεις μόνος σου!
Ne? Gizlice bakıyor musun?هل تشاهده لوحدك
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A gdy poszli bracia jego, tedy i on szedł na święto, nie jawnie, ale jakoby potajemnie.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A když odešli bratří jeho, tedy i on šel k svátku, ne zjevně, ale jako ukrytě.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ale jako odišli jeho bratia hore na sviatok, vtedy odišiel aj on hore, nie zjavne, ale jako tajne.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A mint pedig felmenének az õ atyjafiai, akkor õ is felméne az ünnepre, nem nyilvánosan, hanem mintegy titkon.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.După ce s'au suit fraţii Lui la praznic, S'a suit şi El, dar nu pe faţă, ci cam pe ascuns.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.그 형제들이 명절에 올라간후 자기도 올라가시되 나타내지 않고 비밀히 하시니라
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ko so pa bratje njegovi odšli na praznik, tedaj odide tudi on, ne očitno, temuč kakor skrivaj.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lorsque ses frères furent montés à la fête, il y monta aussi lui-même, non publiquement, mais comme en secret.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh em Ngài đã lên dự lễ rồi, thì Ngài cũng lên, nhưng đi cách kín giấu, không thố lộ.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh_em Ngài đã lên dự lễ rồi , thì Ngài cũng lên , nhưng đi cách kín giấu , không thố lộ .
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ma andati i suoi fratelli alla festa, allora vi andò anche lui; non apertamente però: di nascosto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Maar toen Zijn broers naar het feest waren vertrokken, ging Hij toch, zo onopvallend mogelijk.