Ana içeriğe geç
Sözlük

gizli ile cümle

gizli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat üretim gizlice devam etti.Ő azonban titokban tovább folytatta munkáját.
Yuan törenin gizli tarihine bakılırsa...A debreczeni casino története...
Senato üyeleri gizli oyla dolaylı oy kullanma esasına göre seçilirler.A választók közvetlen, titkos szavazással fejezik ki akaratukat.
1930'da gizlice Sovyetler Birliği'ne gitti.1930-ban ellátogatott a Szovjetunióba.
3 Ekim 1918 tarihinde ABD ile gizli ateşkes görüşmelerine başlanmıştır.Ennek eredményeként 1943 őszén már titkos fegyverszüneti tárgyalások kezdődtek az angolszász államokkal.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Cvinek elsősorban a budai zsidóságban volt sok követője.
Yeni Osmanlılar, İstanbul’da hükümete muhalif bir gizli örgüttü.Egyes tagjai szoros együttműködésben voltak a Fekete Kéz szerbiai titkos szervezettel.
Herkesten gizli olarak bir klinikte tutulur.A klinikán találkozik Nedjmával.
Kişisel bilgileri bilgisayar ağlarına koymak gizlilik endişelerini de artırmaktadır.Az informatikai protokoll is a bizalmatlanság formálisabb elveit követi a számítástechnikában.
Yedek silah ya da gizli kılıç olma özelliğine sahipti.Fegyvere lángoló buzogány vagy kard.
O bölümün ismi gizli tutulmuştur.A bizottság névsora titkos.
Yani gizli bir kimliği vardı.Hänellä on salainen henkilöllisyys.
2942: Sauron gizlice Mordor'a geri döndü.Vuonna 2942 Sauron palasi Mordoriin ja paljasti itsensä.
Mezarının yeri uzun süre gizli kaldı.Hautapaikka pysyi pitkään salassa.
Turgon'un halkı Nevrast'ı gizlice terkeder.Turgonin väki Nevrastin vaelluksen salassa.
Kişisel hayatı hakkındaki gizliliğini sürdürmeyi tercih ediyor.Hän on tietoisesti varjellut yksityiselämäänsä julkisuudelta.
Gizli Dosyalar (The X-Files), Chris Carter tarafından yaratılmış bir Amerikan bilim kurgu dizisi.Salaiset kansiot (The X-Files) on yhdysvaltalainen science fiction draamasarja, jonka on luonut Chris Carter.
Ayşe x {\displaystyle x\,} değerini ise gizli anahtarı olarak kendisine saklar.Luvun x {\displaystyle x} Liisa pitää salaisena avaimenaan.
Rachel son anda nişanlısıyla evlenmek istemediğini fark edip gizlice düğününden kaçmıştır.Rachel selittää, että on juuri karannut häistään.
Fanon, Fransa’ya gitmek üzere ayrıldı ve sonunda gizlice Tunus Kenti’ne yolculuk yaptı.Fanon matkusti Ranskaan, mutta vieraili myöhemmin salaisesti Tunisiassa.
Securitate Romanya'nın nüfusuna oranla Doğu Bloku'nun en büyük gizli polis güçlerinden biriydi.Securitate oli Romanian väkilukuun suhteutettuna suurin salainen poliisi itäblokin alueella.
Odasında gizli Laboratuvar'ı vardır.Hänellä on salainen laboratorio huoneensa kirjahyllyn takana.
Fotoğraflar ve videolar Anlardan gizli olabilir.Kuvia ja videoita voi muokata erilaisilla filttereillä.
Aynı zamanda gizli bir ajandır.Sopii myös salaatteihin.
İlluminati üyeleri gizli bir yemin ettiler ve üstlerine itaat edeceklerine dair ant içtiler.Konklaavin jäsenet vannovat valalla pitävänsä tapahtumat salassa.
1920 ya da 1921'de Bolşeviklerin asıl Gizli Polis gücü olan Çeka'ya katıldı.Vuonna 1920 tai 1921 hän liittyi Tšekaan, bolševikkien poliittiseen poliisiin.
Film FBI yöneticisi J. Edgar Hoover'ın kariyerini, özel hayatını ve gizli eşcinsel olduğunu anlatmaktadır.Elokuva käsittelee FBI:n johtajan J. Edgar Hooverin elämää, muun muassa hänen väitettyä homoseksuaalisuuttaan.
Çekimler gizlilik içerisinde yapıldı.Löytö tehtiin salaojituksen yhteydessä..
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Hän toimi Sveitsissä salaisten neuvottelujen aikaan.
Ancak DGSN gizli bir birim olarak varlığını sürdürmüştür.Hän elää kuitenkin kaksoiselämää salaisena agenttina.
Max'in gizli tutulan kimliği açığa çıkmıştır.Amyn salaisuus on paljastunut!
Bu onların gizli buluşma yerleriydi.Heidän asuinpaikkana oli hirsiset virkatalot.
Hikmet Karcı'ya karşı gizli bir düşmanlığı var.Marjojen terveellisyydelle on vankat tieteelliset todisteet.
Ama Rilke ile gizli aşk yaşamaya devam etti.Erityisen läheinen Salomé oli Rilken kanssa.
Nerede yaşadığı ise sır gibi gizli tutulurdu.Jos heidät tapettiin, se pidettiin hyvin piilossa ja salaisuutena.
Ancak Beyaz Rusya'daki gizli servisin adı halen KGB'dir.Valko-Venäjällä turvallisuuspoliisi toimii edelleen venäjäksi KGB:n nimellä.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Illallisen jälkeen Jack ja Rose viettävät iltaa yhdessä kolmannen luokan juhlissa.
Yaşı gizli tutulur.Vangittu aika.
Acta senatus, MÖ 59 yılında Konsül Julius Caesar tarafından halka açılana kadar gizli tutulmuştu.Senaatin ilmoitukset pidettiin salaisina, kunnes Julius Caesar teki niistä julkisia vuonna 50 eaa.
Barmor ise İsrail Gizli Servisi Şin Bet üyesidir.YAMAM on Israelin terrorismin vastainen poliisiyksikkö.
Seçim gizli oyla yapılır.Päätösprosessi on salainen.
Romalı askerlerin evlenmesinin yasak olduğu dönemlerde; gizlice evlenmelerine yardım etmişti.Heidän täytyi mennä naimisiin Roomassa saadakseen salaisen juonensa vakuuttavaksi.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Näistä molemmat lopetettiin jo muutaman numeron jälkeen.
Cuntayla açıkça veya gizlice işbirliği yapan bazı politikacılara karşı bir dizi suçlamada bulundu.Hän esitti useita syytteitä valtavirtapoliitikoita vastaan, jotka avoimesti tai salaa olivat tukeneet junttaa.
Carbonari adı verilen gizli dernekler İtalya'nın birleşmesi için çalışmaya başladılar.Kumoukseen oli osallistunut Italian yhdistymistä kannattaneen Carbonari-salaseuran jäseniä.
Efsaneye göre Prometheus Tanrı Zeus'tan gizlice ateşi çalmış ve insanlığa vermiştir.Sellaisen avulla Prometheuksen kerrotaan kähveltäneen jumalilta tulen ja tuoneen sen ihmisille.
Yahudi Portekizcesi Portekiz'deki gizli-Yahudi topluluğu içinde yayılmış olan dildir.Juutalaisportugali oli Portugalista karkotettujen juutalaisten kieli.
Shane ve Lori, eski ilişkileri hakkında gizlice sohbet etmeye başlar.Mia ja Leah alkavat kokea epätavallisia asioita.
Harry onu seri boyunca çeşitli maceralarında okulun içinde gizlice dolaşmak amacıyla kullanmıştır.Harry käyttää viittaa koko kirjasarjan ajan hiipiessään ympäri koulua lukuisissa eri seikkailuissa.
Yemek çok lezzetli. ( -dir ek fiili gizli durumda) Hava ne kadar da sıcakmış.Lo es tro calda en esta sala (= Esta sala es tro calda) = Tässä huoneessa on liian kuumaa.
Yani, bir anlamda, First Arsch gizli bir gruptu.Ykkösalkiona on tällöin perusjoukko, nolla-alkiona tyhjä joukko.
Dini ritüeller gibi geleneksel haklar bile gizliden gizliye gerçekleştirilmektedir.Käytännössä rituaalit ovat kuitenkin juuri niiden pyhyyden takia salaisia.
Wesley, evinde tek başına yaşamaya başlar ve Lilah ile gizli bir seks hayatı başlatır.Nina lukittautuu huoneseensa ja harrastaa Lilyn kanssa seksiä.
Transfer ücreti gizli tutulsa da, ücretin 9 milyon euro olduğu tahmin edilmekteydi.Siirtosumma oli salainen, mutta sen on arveltu olleen noin 10 miljoonaa euroa.
Andrea gizlice kaçabilmek için Milton'ın yardımını ister.Anton pyysi Aarolta apua päästääkseen eroon huumeista.
Elementin keşfi bir süre gizli tutulmuş daha sonra Kasım 1945'te açıklanmıştır.Se valettiin pronssiin ja paljastettiin marraskuussa 1954.
Bunlar: Gizlilik, dövüş ve navigasyon.Merimies-unioni: Taistelua ja edistystä.
Dikkat ederseniz sadece a, b ve gab = gba mod p gizli tutulmuştu.Huomattakoon, että ainoastaan luvut a, b, gab ja gba ovat salassa pidettäviä.
Uzun zaman önce Gizli Krallık'ta, hayvanlar ve insanlar birlikte barış içinde yaşıyorlardı...Kauan sitten keijut ja ihmiset elivät sovussa maan päällä.
Geri döndüklerinde Kate gizlice Jack'e yakaladıkları sinyalden bahseder.Palatessaan rannalle Kate kertoo salaa Jackille hätäviestistä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod