Hedefinizi gizlice öldürün.Entfernen abgestorbener Nagelhaut.
Toplantılarını gizli olarak yapan kurulda kararlarını çoğunluğun onayı ile alır.Er beschließt in geheimer Abstimmung mit der Mehrheit der abgegebenen Stimmen.
("Fısıldamak" sözcüğünde "sessizce" anlamı gizlidir.)(Mit der reinen Stimmung hat das Wort „rein“ hier nichts zu tun).
Gizli servis İstihbarat teşkilatları listesiGeheimschutzhandbuch Geheimschutzbeauftragter
1539'da gizlice idam edilmesi emrini verdi.Auf königlichen Befehl wurde es 1539 aufgelöst.
Albümün her iki edisyonunda da albümün outro'su olarak gizli bir mesaj bulunmaktadır.Auf der Single enthält Secret Love einen völlig anderen Text als auf dem Album.
Minikleri diğer insanlardan gizli tutmaya çalışır.Dadurch können Neuankömmlinge die Bewegungen von den anderen Kindern abschauen.
Tibet Budizm’inin bir özelliği de gizli hazineleridir (Tibet Terma).Eine Besonderheit des tibetischen Buddhismus sind die „verborgenen Schätze“ (siehe: Terma).
Alyx adındaki kız onu gizli yerlerine götürür.Charlotte hält Felix in ihrem geheimen Kinderversteck verborgen.
Fakat bu bilgileri gizli tutan şirketlerde bulunmaktadır.Betriebsräten in zertifizierten Betrieben sollten diese bekannt sein.
Vlas açlıktan ölmek üzereyken domuzun sahibi yaşaması sağlamak için gizlice yiyecek vermiştir.Als Waise verdingte er sich als Schweinehirt um überleben zu können.
Yapılan gizli oylama sonucunda ise birinci belirlenir.Wird der einleitende Antrag vom Wahlrat genehmigt, beginnt die definitive Phase.
Ama Rilke ile gizli aşk yaşamaya devam etti.Gemeinsam mit dem Ehepaar Rilke besuchte sie außerdem erneut Ausstellungen.
Diana da Endimione'ye gizli olarak aşıktır ama onun gayet iffetli hareket etmesini istemektedir.Sie bemerkt, dass Diana ebenfalls in Endimion verliebt ist und fällt in Ohnmacht.
Bunu gizli tutmak niyetinde değildim.Je n'avais pas l'intention de la garder secrète.
"Gökte ve yerde gizli olan hiçbir şey yoktur ki, apaçık olan bir kitapta olmasın."Et personne dans le ciel, ni sur la terre, ni sous la terre, ne put ouvrir le livre ni le regarder.
Kalan 500.000 gümüş mark birçok Haçlı şövalyesi tarafından gizlice geride tutuldu.Le reste des 500 000 marcs d'argent a été secrètement gardé par de nombreux chevaliers.
Gizlilik içinde yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.Et votre Père qui voit ce qui est fait en secret vous le rendra ».
Nisan 1866'da Prusya temsilcisi Floransa'da İtalyanlar ile gizli bir anlaşma imzaladı.En avril 1866, le représentant prussien à Florence signa un accord secret avec les Italiens.
Kyosuke hızlı bir şekilde gizli hobisi için Kirino'nun sırdaşı oldu.Son frère devient vite le confident de Kirino pour son hobby secret.
Örgüt, 2001 yılına kadar Taliban nedeniyle gizli çalışmıştır.Cette association a travaillé en secret, jusqu'en 2001, en raison du régime des talibans,,.
"ÇOK GİZLİ" veriler 192 ya da 256-bit anahtar kullanımını gerektirmektedir.Le niveau « TOP SECRET » nécessite des clés de 192 ou 256 bits.
Bununla beraber İznik imparatoru bu haberi gizli tuttu ve Theodoros'u oğluyla uzlaşması için gönderdi.Cependant, l’empereur réussit à garder cette nouvelle secrète et envoya Théodore négocier avec son fils.
1985'te AIDS tanısı alan Davis, bunu ölümünden kısa bir süre öncesine kadar gizli tutmuştur.Diagnostiqué séropositif en 1985, Davis garde son secret jusqu'à peu avant sa mort.
Molly Maguires İrlandalı gizli bir örgüttür.Les Molly Maguires étaient les membres d'une société secrète irlandaise.
İnsanları gizlice öldürtüp, sonra da sarayına davet ederdi.Ses habitants sont appelés les Nachamptais et les Nachamptaises.
1942 yılında Dalí, Salvador Dalí'nin Gizli Hayatı isimli otobiyografisini yayımladı.En 1942, il publia son autobiographie, La Vie secrète de Salvador Dalí.
Her ikisi de düzeltmek ve gizledikleri kimliklerini hâlâ gizli tutabilmek için saçmaladıktan sonra ayrılırlar.Ils décident de se séparer pour mieux échapper à leurs poursuivants, et se laissent des messages.
Kişisel hayatı hakkındaki gizliliğini sürdürmeyi tercih ediyor.Il préfère se consacrer à sa vie privée.
Kadın hareketinden dolayı mecburen gizli kalmaktan sıkıldım" diye bağırdım.J'en ai assez d'être dans le placard à cause du mouvement des femmes ».
İlke 7 Görsel kontrol kullanın, böylece hiçbir sorun gizli kalmasın.Faire appel à des contrôles visuels afin qu'aucun problème ne soit caché.
Otho bu sahneyi gizliden seyretmektedir.Bruce observe cette scène en silence.
Wagner, Jr. Yale Üniversitesi'nde okudu ve oradaki Scroll and Key isimli gizli cemiyetin üyesi oldu.Il étudia à Yale, où il faisait partie de l'organisation secrète Scroll and Key.
Ayrıca gizli bir polistir.C'est aussi un agent secret.
Davetliler ayrılınca Prunier gizlice hizmetkar Lisette'i Bullier kaberesine götürmek için geri gelir.Après que les invités sont partis, Prunier revient discrètement pour emmener Lisette, la bonne, au bal.
Raporların gizliliği 1971 yılında kaldırıldı ve Almanya'ya iade edildiler.En 1971, ils furent déclassifiés et remis à l'Allemagne.
Gizli anahtarın sadece bir sahibi vardır.Ainsi, une valeur a un seul propriétaire.
Gizlilik ve anonimliği hedefler.Le secret et l'anonymat sont respectés.
2942: Sauron gizlice Mordor'a geri döndü.2951 : Sauron retourne au Mordor.
Gizli gönderme yapma.Ne cherche pas d'initiation secrète.
Ömer'e karşı gizli bir sevgi beslemektedir.Elle nourrit un amour secret pour Maiku.
Redfa'nın tüm geniş ailesi Irak'tan İsrail'e gizlice kaçırılmıştır.Les conditions de Redfa pour faire s’échapper clandestinement tous ses parents d'Irak furent acceptées.
Malzemelerin bazıları taşların arasında gizlidir.Certaines broussailles sont dispersées parmi les pierres.
Diğer türlü, atak yapan kişi gizli anahtar olan x değerini ortaya çıkartabilir.Le but de l'attaquant étant de trouver x, la clé secrète.
Ailelerinden habersiz Las Vegas'a kaçarak gizlice evlendiler.Pour cela, ils partent à Las Vegas pour se marier en secret.
Konseyin toplantılarının çoğu gizlidir fakat her ay halka açık bir toplantı yapar.Les réunions du conseil municipal se tiennent tous les mois et elles sont ouvertes au public.
Ölen Ülke'yi bulmak için Anita, Rick ve Jason gizlice yollara düşüyor.Anita, Rick et Jason sont partis secrètement à la recherche du Village qui meurt.
Roberto Calvi, Licio Gelli'nin gizli mason locası P2 locasının yandaşlarından biriydi.Roberto Calvi est alors membre de la loge P2, dirigée par Licio Gelli.
(Al-i İmran, 78) Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, bize gizli kalmazlar.Nous n'avons pas reconnu que ni notre peuple ni nos dirigeants ne sont omniscients.
Kendisi gizli servis üyesi olduğu için Amerikalılarca sorguya çekilir.Elle évite de leur dire qu'elle est un agent secret américain.
SIS (ya da MI6) binası, İngiliz Gizli Servisi'nin karargahı.M : directeur du MI6, les services secrets britanniques.
Bundan sonra evlilik yine gayet gizli olarak devam etti.Finalement, le mariage a lieu presque en secret.
Ama Prens'in Baba'sının yerine geçmek gibi gizli bir tutkusu vardı.Mais le Prince désire en secret prendre la place de son Père.
Gerçekte durum daha da karmaşık olup kızın öğretmeni olan Dr Romualdo da genç Bellina'ya gizlice aşıktır.Pour compliquer davantage la situation, le Dr Romualdo, tuteur de Bellina, en est lui aussi amoureux.
Japon gizli servisi ise istihabarat toplamaya başlamıştır.L'armée japonaise commençait cependant à manquer de matériel.
O bölümün ismi gizli tutulmuştur.Cette partie du programme est secrète.
Sinan (Kıvanç Kasabalı) Irmak'ın gizli ajanı.Sinan (Kıvanç Kasabalı) Détective privé de Irmak.
Frodo, Gollum'un gizli bir yoldan Mordor'a girme önerisini kabul etti.Gollum promet de les mener à une entrée secrète du Mordor.
Yahudiler, gizlice ölü bir bedenin mahalleye sokulup huzursuzluk çıkarma çabasını engelledi.Les Juifs arrivent à déjouer une tentative visant à faire rentrer un cadavre humain dans leur quartier.
Çok yorgunum. (yüklemin sonundaki -dur ek-fiili gizli durumda) Annen miydi, kapıyı çalan?La chaîne au cou (くさりのままの逃亡, Kusari no mama no tōbō?)