12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.Em 12 de maio na Raw, um homem miterioso tenta atropelar Goldberg com uma limousine.
Doktor, evdeki gizemli sesleri merak eder ve Doktor duvarlara vurdukça cevabının geldiğini hisseder.O Doutor fica curioso com os ruídos que a casa faz, percebendo que o lugar responde a suas batidas na parede.
Voynich elyazması, bilinmeyen bir yazıyla yazılmış, anlamı çözülemeyen gizemli bir kitap.O Manuscrito Voynich é um misterioso livro manuscrito e ilustrado com um conteúdo incompreensível.
1934'te Fard gizemli bir şekilde ortadan kayboldu.Em fevereiro do ano seguinte Gordiano faleceu misteriosamente.
Stanley Pines : Dipper ve Mabel'ın sinsi amcası Stan, Gizemli Kulübe'nin yöneticisidir.Stanley Pines (Tio Stan) – O tio avô de Dipper e Mabel, proprietário da Cabana do Mistério.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Ela morreu de forma misteriosa.
Yıllar boyunca ökaryotik genomlardaki süpersarılımın kaynağı gizemli kalmıştır.Por muito tempo, a origem dos guanches permaneceu um mistério.
Kısa bir süre sonra Ethan, gizemli katili bulur.Mas ela acaba reencontrando o misterioso rapaz.
Gizemli ziyaretçi Silvana Mangano ...Romano Silvana Mangano ....
Terence Stamp rolü Abraham Portman, Jake'in gizemli bir şekilde ölmüş olan büyükbabası.Terence Stamp como Abraham "Abe" Portman, o avô de Jacob que pode ver os etérios invisíveis.
Bu göller çölün Moğolca adı olan "gizemli göller" olarak adlandırılmaktadır.Estes lagos dão o nome ao deserto que Mongol significa "Lagos Misteriosos".
Bazı araştırmacılara göre bu buz gizemli bir organik malzemeyle kaplanmış olabilir.Isto indica que provavelmente sejam compostos por uma mistura de gelo e material escuro.
Gizemli numaralarda Aday no: 23 dir.Número de páginas em média: 23.
Hediye gizemli bir oyundur.A história da obra é um mistério.
Sonunun nasıl ortaya çıktığı tarihin gizemli konularından biridir.As circunstâncias de suas mortes, todavia, é um mistério.
Elektro-pop'dan biraz uzaklaşıyor, daha gizemli ve baştan çıkarıcı soundlara yöneliyorlardı.No mesmo ano lançaram Secret Land, afastando-se um pouco do Pop para um som mais misterioso e sedutor.
Bu gizemli ata binme cesaretini sadece baron göstermektedir.O seu percurso vem sendo demonstrativo da grande deferência dos Criadores de cavalos pela égua.
Brown ayrıca bir gizemli roman yazarı ve senaristtir.Brown é também uma escritora de mistérios bastante sucedida.
Toplumlarında bir çeşit gizemli bulaşmadan korkan insanlardan çekinmektedirler.Zij beschikten over huurmoordenaars (jagunços) die in de omgeving de schrik aanjaagden.
Conrad Fleem - Fleemco'nun gizemli sahibidir.Conrad Fleem (Conrad Fleem) De mysterieuze eigenaar van de Fleemco Firma.
Bu gizemli bir şey olmalı.”Het is een erg mysterieus karakter."
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Een mysteriekist ontsluierd.
Eşsiz ve biraz da gizemli.Hij is heel bijdehands en ook mysterieus.
Sakura'nın, daha önce hiç görmediği gizemli bir sembole karşı ilginç bir gücü olduğu ortaya çıkar.Sakura blijkt aparte krachten te bezitten als ze een symbool ziet wat ze nog nooit heeft gezien.
21 yüzyılda gizemli nesneler bilinen tüm Dünya uygarlığının sonunu getirmekteydi.In de 21e eeuw slaat een mysterieus object in op Aarde wat de gehele beschaafde wereld vernietigd.
Bölümde ayrıca gizemli bir yere giden yol hakkında da bilgilendirildik.Ook was er een seizoen waar een geheimzinnig landhuis in voor kwam.
Sonunun nasıl ortaya çıktığı tarihin gizemli konularından biridir.Wat met de lijst gebeurd is, blijft een mysterie.
Destiny'nin su rezervleri gizemli bir şekilde kaybolmaktadır.Masseria's lijfwachten zouden mysterieus verdwenen zijn.
Voynich elyazması, bilinmeyen bir yazıyla yazılmış, anlamı çözülemeyen gizemli bir kitap.Het Voynichmanuscript is een mysterieus, geïllustreerd handschrift met een onbegrepen inhoud.
Bu arada aynı gizemli uzay aracı bu kez bir Rus uzay gemisini kaçırmıştır.Een tweede Russische kosmonaut bleef deze maal achterwege.
Cordelia gizemli bir şekilde komadan uyanır.In Lilliput wordt Gulliver wakker.
Director at Lloydfilm IMDb'de Gizemli Güzellik IMDB'de Gizemli GüzellikHet Veenmysterie op kindertv.net Het veenmysterie op IMDB
Gizemli kişiliği ve sert tavırları yüzünden diğer dedektifler kendisinden çekinir.En met reden, want door zijn eigen stomme schuld is zijn grote geheim aan het licht gekomen...
Gizemli numaralarda Aday no: 23 dir.De opkomst van Outremer : 23.
1848'de gizemli bir şekilde kayboldu ve sonunda ölü olduğu tahmin edildi.W 1848 w tajemniczych okolicznościach zaginął i został uznany za zmarłego.
Hoa: Essun'u ormanda bulan ve yolculuğunda ona eşlik eden gizemli bir çocuk.Hoa – tajemniczy chłopiec, który towarzyszy Essun w podróży.
Müzik gizemlidir.Muzyka jest cudem.
Kısa bir süre sonra Ethan, gizemli katili bulur.Odtąd Harrigan robi wszystko, aby złapać tajemniczego mordercę.
Gizemli birisidir.Osoba tajemnicza.
Ancak babası Tuncer, oldukça gizemli bir kişiliğe sahiptir.Jej mama Sakura to bardzo tajemnicza postać.
Bengitaş - Türk mitolojisinde bilinmeyen bir yerdeki gizemli bir dikilitaş şeklindedir.Mimir – w mitologii nordyckiej tajemniczy mędrzec o nieznanym pochodzeniu.
Filmde gizemli kapı komşuları Mary Feur'ü canlandırdı.Bardzo szybko oczarowała go ich sąsiadka, Mary Devereaux.
Bu gizemli bir şey olmalı.”Na razie niech zostanie ono tajemnicą”.
Gizemli bir harita ortaya çıkar ve gizli bir köyün yerini işaret eder.Tajemniczy przewodnik zabiera ich w dziwne miejsce.
Conrad Fleem - Fleemco'nun gizemli sahibidir.Konrad Fleem (ang. Conrad Fleem) – szef firmy Fleemco.
"The House Always Wins" bölümünde gizemli bir şekilde Cordelia dünyaya geri döner.W Brazylii, gdzie na co dzień nie używa się już tytułu Dom, Ludwik jest regularnie nazywany dom Luiz.
1934'te Fard gizemli bir şekilde ortadan kayboldu.W 1934 roku W. Fard Muhammad zniknął w niewyjaśnionych okolicznościach.
Kariyerinde gizemli ve aykırı bir yönetici olmuştur.W trakcie kariery był postrzegany jako osoba enigmatyczna i pełna sprzeczności.
Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır.Dr Lockhart daje kobiecie fałszywą nadzieję.
Şarkı, bir şehrin, batan akşam şafak vaktine kadar sahip olabileceği gizemli bir baldır.Jest muzyczną ilustracją jednego dnia wielkomiejskiego życia, od świtu do zmierzchu.
Kyuhyun´nun ilk medya görünümünü gizemli ve belirsiz oldu.Kyuhyuns första framträdande i media är mystiskt och ospecificerat.
Film, çoğunlukla güçlü ve gizemli bir gücü olan, Gelel Taşı adlı özel bir mineralin etrafında döner.Filmen handlar främst om en speciell mineral som kallas Gelel-stenen som har stora och mystiska krafter.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Hon försvinner sedan på ett mystiskt sätt.
Destiny'nin su rezervleri gizemli bir şekilde kaybolmaktadır.Terrängen runt Misty Pass är lite bergig.
Bununla beraber, Temujin adlı gizemli bir şövalye yollarını keser ve onlarla dövüşmeye başlar.Men på väg till byn möter de en mystisk riddare, Temujin, och de strider på platsen.
Bu gizemli bir şey olmalı.”Den är något speciellt."
Terry O'Quinn, gizemli John Locke'ı oynadı.Террі О'Квінн зіграв таємничого Джона Лока.
Bu gizemli bir şey olmalı.”Нехай це буде таємницею».
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Потім вона зникає таємничим чином.
Bu arada aynı gizemli uzay aracı bu kez bir Rus uzay gemisini kaçırmıştır.Тим часом той самий об'єкт викрадає радянський космічний корабель.