Güneş sistemi'nde buna benzer gizemli bir durum vardır.Як для супутника це унікальна річ у Сонячній системі.
Kariyerinde gizemli ve aykırı bir yönetici olmuştur.Протягом своєї кар'єри він вважався суперечливою і загадковою фігурою.
Betimlediği figürler izleyiciye arkasına dönmüş, gizemli karakterlerdi.Хто звертається до них через «я», залишається загадкою для глядача.
Voynich elyazması, bilinmeyen bir yazıyla yazılmış, anlamı çözülemeyen gizemli bir kitap.Voynichův rukopis je záhadná ilustrovaná kniha, napsaná neznámým písmem v neznámém jazyce.
Ta ki gizemli bir cadı kulübünde Tara ile tanışana kadar.Podaří se mu to, až když v Týnském chrámu spatří čarokrásnou dívku na vlas podobnou Madoně.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Pak stejně tajemně zmizí.
Gizemli ve karışık davaları çözmekle uğraşır.Všude tam řeší v zájmu spravedlnosti tajemné a zdánlivě neřešitelné záhady.
Ancak, Amy gizemli bir şekilde bunları hatırlamamıştır.Toto vše samozřejmě Misty nic neříkalo.
1848'de gizemli bir şekilde kayboldu ve sonunda ölü olduğu tahmin edildi.Ten v roce 1089 zemřel za záhadných okolnosti, zřejmě však byl otráven.
Bu tür gruplar sıkça "gizemli takson" olarak da adlandırılır.Tyto kursy se též často označují jako „kurs nestandardních režimů“.
Genç bir gazeteci (Slater) gizemli bir adamla röportaj yapmaya başlar.Dcerka si začíná povídat s tajemným kamarádem.
Burası birçok kişiyi korkutan ve Urgalların evi olarak düşünülen gizemli bir yerdir.Je to záhadné místo, kam se mnozí lidé bojí vkročit.
Thomas'ın, gizemli bir kadını görüp takip ettiği sahne, Regent Street'te çekilmiştir.Teta (Marie) se nějakým záhadným způsobem dověděla, že je u letectva.
Gizemli bir cinayeti çözmeye çalışan iki dedektifin hayatı ve çevrelerinde gelişen olayları konu alıyor.Nyní se agenti vydávají rozluštit záhadu toho, co se kolem děje.
Ama beklenen gizemli kadın hiçbir zaman gelmez.Pravá mystika nikdy nehledá sama sebe.
Terry O'Quinn, gizemli John Locke'ı oynadı.Terry O'Quinn a jucat rolul misteriosului John Locke.
Bu gizemli ata binme cesaretini sadece baron göstermektedir.Doar baronul este destul de curajos pentru a încerca să călărească calul misterios.
Conrad Fleem - Fleemco'nun gizemli sahibidir.Conrad Fleem - Conrad este patronul misterios al companiei Fleemco.
Gizemli numaralarda Aday no: 23 dir.23 de enigme ale numărului 23
Ama beklenen gizemli kadın hiçbir zaman gelmez.Dar victoria mult așteptată nu-și va face niciodată prezența.
Bu tür gruplar sıkça "gizemli takson" olarak da adlandırılır.Alternativ, astfel de grupuri sunt frecvent menționate și ca enigmatic taxa.
Dizinin merkezinde, çeşitli çözülmemiş soruların doğmasına neden olan karmaşık ve gizemli bir öykü mevcuttur.Nucleul serialului este o poveste complexă și criptică ce dă naștere la numeroase întrebări fără răspuns.
Film çok yakın iki arkadaşın aynı gizemli adama tutulmasını anlatmaktadır.Portretele surprind același individ misterios.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Apoi, misteriosul om pur și simplu a dispărut.
Gizemli birisidir.Rendkívül titokzatos ember.
Stanley Pines : Dipper ve Mabel'ın sinsi amcası Stan, Gizemli Kulübe'nin yöneticisidir.Stanley "Stan" Pines: Dipper és Mabel nagybácsikája, a Rejtély kalyiba nevű turistalátványosság vezetője.
Gizemli Nehir (Özgün ad: Mystic River), 2003 yılı ABD yapımı drama filmi.Titokzatos folyó (Mystic River) 2003.
Bu göller çölün Moğolca adı olan "gizemli göller" olarak adlandırılmaktadır.A sivatag mongol nevének jelentése: „titokzatos tavak”.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Vörös Sárkány), majd rejtélyes módon eltűnt.
Bu nedenle, birçok insan hijraları gizemli olarak görüyor.Ezután többen közülük rejtélyes módon meghalnak.
Az konuşan gizemli bir tiptir ancak oldukça akıllı ve mantıklı bir adamdır.Tipikusan az az ember, aki keveset szól, de akkor is bölcset.
Diocletianus hâlen tarihin en gizemli ve çelişkili karakterlerinden biridir.Disraeli kétségtelenül egyike volt kora legérdekesebb alakjainak.
Terry O'Quinn, gizemli John Locke'ı oynadı.Terry O’Quinn näyttelee mysteeristä John Lockea.
Bu gizemli bir şey olmalı.”Ja se luultavasti jää mysteeriksi."
Gizemli birisidir.Salamyhkäinen mies.
Film, doğmamış çocuğun ölümünden sonra 9 yaşındaki gizemli bir kızı evlat edinen bir çifti konu ediniyor.Elokuva kertoo nuoresta parista, joka lapsen kuoleman jälkeen adoptoi yhdeksänvuotiaan tytön.
Eşsiz ve biraz da gizemli.Oikeasti hieman synkkä ja mysteerinen.
Voynich elyazması, bilinmeyen bir yazıyla yazılmış, anlamı çözülemeyen gizemli bir kitap.Voynichin käsikirjoitus on salaperäinen kuvitettu kirja, jonka sisältöä ei ymmärretä.
Bir partide gizemli adam ile tanışır.Hän seurustelee tummaihoisen tytön kanssa.
Kyuhyun´nun ilk medya görünümünü gizemli ve belirsiz oldu.Miyavin ensimmäinen albumi Gagaku oli synkkä ja kokeileva.
Onların nakışları genellikle belirli gizemli veya dini konuları anlatır.Mysteerillä tarkoitetaan yleensä jotain salaperäistä tai arvoituksellista asiaa.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Legendan mukaan se kuitenkin katosi mystisesti.
Gizemli adam aynı anda iki yerde olabileceğini Fred'e gösterir.Etsivät joutuvat todistamaan tapauksen yhteydessä, että ihminen voi olla kahdessa paikassa samaan aikaan.
Kazuya ondan gizemli bir kadındı, diye bahseder.Ozuma on salaperäinen, kuten Kai.
Ancak, Amy gizemli bir şekilde bunları hatırlamamıştır.Mikea ei kuulla tässä versiossa.
Şathiyye, Türk edebiyatının en gizemli türlerinden biridir.Şahmeran on yksi kurdilaisen mytologian tunnetuimmista hahmoista.
Bu gibi çoğu durumda ilk özgün nesnenin doğası gizemlidir.Σε πολλές από αυτές τις περιπτώσεις, η φύση του αρχικού αντικειμένου παραμένει μυστηριώδης.
Mısır metinleri sıklıkla tanrıların gerçek biçimlerinden "gizemli" olarak söz eder.Τα αιγυπτιακά κείμενα συχνά αναφέρονται στην αληθινή, κρυμμένη, μορφή ως «μυστηριώδης».
Gizemli numaralarda Aday no: 42 dir.Ο επόμενος σύνθετος αριθμός είναι το 42.
Bölümde ayrıca gizemli bir yere giden yol hakkında da bilgilendirildik.Άγνωστο, επίσης, είναι και το μέρος του μυστηρίου.
Orfizm veya nadir kullanımıyla Orfikizm, eski Yunanistan'da gizemli bir dindir.Η Αλκυόνη λίμνη ή Αλκυονία: Αρχαία ελληνική μυστηριώδης λίμνη.
Yıllar boyunca ökaryotik genomlardaki süpersarılımın kaynağı gizemli kalmıştır.Η πηγή της έκρηξης για πολλά χρόνια ήταν ένα μυστήριο.
Bay Ledger büyülü ve gizemli bir şekilde zayıf ve kuvvetli karakterinin derisinin altında yok oluyor.Mr. Ledger forsvinder på mystisk vis ned i huden på sin magre og senede karakter.
Cordelia gizemli bir şekilde komadan uyanır.Locke bliver vækket til live på mystisk vis.
Jorah gizemli bir şekilde Qohor'a gider.Snarere end at blive glad, går Jorah mystisk til Qohor efter forsyninger.
Gizemli numaralarda Aday no: 42 dir.I digtet lyder det: Fjølsvid: 42.
Onun karakteri; gizemli ve üzgün birisidir.Hun er blandt dem, bleg og trist.
"Zeta" ile gizemli bir çocuk!Mystisk gutt med "Zeta"!
Bay Ledger büyülü ve gizemli bir şekilde zayıf ve kuvvetli karakterinin derisinin altında yok oluyor.Mr. Ledger forsvinner magisk og mystisk under skinnet av hans magre, senete skikkelse.
Toplumlarında bir çeşit gizemli bulaşmadan korkan insanlardan çekinmektedirler.De var veldig i slekt med haradrim, et annet folk som var fryktet av de krigerske mûmakilene (olifanter).