Ana içeriğe geç
Sözlük

gizemli ile cümle

gizemli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Burada da gördüğünüz gibi formüldeki n'i büyüttükçe o gizemli sayıya yaklaşıyorum. .このnを大きくすればするほど、この魔法の数字に近づきます。 私はこの数字2.71..に近づき、..
Buradan ikisini cikartmayi deneyebilirsiniz, ama bu bloklardan kac tanesi gizemli kutleye esit acaba?Je kunt er wel twee weghalen, maar hoeveel van deze blokjes zijn samen even zwaar als een onbekend gewicht?
Buradan ikisini cikartmayi deneyebilirsiniz, ama bu bloklardan kac tanesi gizemli kutleye esit acaba?그냥 물체 두 개를 접시에서 내릴 수는 있지만
Buradan ikisini cikartmayi deneyebilirsiniz, ama bu bloklardan kac tanesi gizemli kutleye esit acaba?Můžete zkusit dát dvě závaží pryč, ale kolik z těchto závaží to představuje?
Buradan ikisini cikartmayi deneyebilirsiniz, ama bu bloklardan kac tanesi gizemli kutleye esit acaba?Tu podes tentar remover duas, mas quantos destes blocos representam a massa misteriosa?
Buradan ikisini cikartmayi deneyebilirsiniz, ama bu bloklardan kac tanesi gizemli kutleye esit acaba?Vi kunne fjerne 2, men hvor mange af de her lodder svarer det til?
Buradan ikisini cikartmayi deneyebilirsiniz, ama bu bloklardan kac tanesi gizemli kutleye esit acaba?Може пък да махнем две, но колко от тези килограмчета са равни на едно кубче 'x'?
Bu saat yönünde ve varsayıyorum bu gizemli gücü de saat yönünde.그럼 이것을 시계방향이라고 가정해봅시다 그리고 이 미지의 힘도 같은 방향이라고 생각해봅시다 모든 반시계방향의 토크들이
Bu saat yönünde ve varsayıyorum bu gizemli gücü de saat yönünde.נגד כוון השעון. בואו נניח שגם הכוח הנעלם הוא נגד כוון השעון. כל המומנטים עם כוון השעון צריכים להתקזז עם
Bu süper gizemli birşey gibi görünüyor, ama değil. Bunu sadece basit bir işlemle정말 기묘한 수식 처럼 보이지만, 실제로는 그렇지 않죠.
Bu süper gizemli birşey gibi görünüyor, ama değil. Bunu sadece basit bir işlemleVypadá to jako velmi záhadná věc, ale ve skutečnosti to záhadné není.
Bu süper gizemli birşey gibi görünüyor, ama değil.וזה נראה כמו משהו מסתורי מאוד.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.C'est aussi mystérieux que l'état liquide de l'eau.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu. Değil mi?É um fenómeno tão misterioso como a liquidez da água.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Det är lika mystiskt som vattnets flytande tillstånd.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Det er cirka lige så mystisk som likviditeten af vand.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.E la fel de misterios ca și fluiditatea apei.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Es ist genauso geheimnisvoll wie die Flüssigkeit des Wassers.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Es tan misterioso como la liquidez del agua.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.È tanto misterioso quanto la liquidità dell'acqua.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Het is ongeveer even mysterieus als de vloeibaarheid van water.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Je to podobná záhada ako kvapalnosť vody.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Je to stejně mysteriozní jako kapalnost vody.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.이는 물의 유동성만큼 신비합니다.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Nó cũng bí ẩn như trạng thái lỏng của nước.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Se on miltei yhtä mystistä kuin veden nestemäisyys.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.To tak tajemnicze jak stan ciekły wody.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Ugyanolyan titokzatos, mint a víz folyékonysága.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Είναι περίπου τόσο μυστηριώδες όσο και η ρευστότητα του νερού.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Нічого загадкового - це як рідкий стан води.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Толкова е мистериозно колкото и това, че водата е течна.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Это явление не сложнее, чем жидкое состояние воды.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.זה מסתורי בערך כמו הנזילות של המים.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.إنه غامض بمقدارغموض خاصية سيولة الماء
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.そうでしょう? 流動性は水分子が液体を -
Claron McFadden: İnsan sesi: gizemli, spontane, ve ilkelClaron MCFadden: la voix humaine: mystérieuse, spontanée, primale.
Claron McFadden: İnsan sesi: gizemli, spontane, ve ilkelDe menselijke stem: mysterieus, spontaan, oer.
Claron McFadden: İnsan sesi: gizemli, spontane, ve ilkelGiọng ca của con người: bí ẩn, bột phát, ban sơ.
Çok gizemli.Ajaib sekali
Çok gizemli.Es muy espiritual.
Çok gizemli.참 신비한 술이지
Çok gizemli.Que místico...
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Bilo je tako skrivnostno -- nismo mogli ugotoviti, kaj smo videli na Titanu.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Bolo to tak tajuplné - nemali sme poňatia, čo sme to na Titane videli.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Bylo to tak záhadné, že jsme neuměli určit, co vlastně na Titanu vidíme.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.C'était tellement déroutant, on n'arrivait pas à identifier ce que l'on voyait sur Titan.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Era così sconcertante: non riuscivamo a capire che cosa stavamo osservando.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Era misterios, nu puteam desluși ce vedem pe Titan.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Era tão mistificante — não conseguíamos definir o que estávamos a ver em Titã.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Es war so mysteriös. Wir konnten nicht erkennen, was wir da auf Titan sahen.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.För oss som arbetar med Cassini- -har det varit ett sant Jules Verne-äventyr.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Fue muy desconcertante, no podíamos explicarnos lo que estábamos viendo en Titán.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Het was zo mysterieus -- we konden niet uitmaken wat we zagen op Titan.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Ini sangat menakjubkan -- kita tidak dapat memahami apa yang kita lihat pada Titan.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.이 사진은 꽤나 어리둥절하게 만들었습니다. 도대체 이게 뭔지 모르겠더군요.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Nagyon sejtelmes volt, nem tudtuk kivenni, hogy mit látunk a Titánon.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Ήταν τόσο περίπλοκο -- δεν μπορούσαμε να καταλάβουμε τι βλέπαμε στον Τιτάνα.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Беше толкова озадачаващо, че не можехме да решим какво точно виждаме на Титан.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Ми були геть спантеличені, не могли зрозуміти, що бачимо на Титані.
Çok gizemliydi - Ne gördüğümüzü bir türlü anlayamadık.Это было так загадочно -- мы не могли понять что же мы видим на Титане.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod