Ana içeriğe geç
Sözlük

gizem ile cümle

gizem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.В этом и заключается тайна эротики.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Защото там е тайната на еротизма.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.У цьому і полягає таємниця еротичності.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.כי כאן בדיוק טמון המסתורין של הארוטיות.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.لأن في ذلك سرّ الإثارة الجنسية .
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.「愛」をうける動詞があるなら 「have (所有する)」で
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Bởi vì, xét cho cùng, bạn biết đấy. chiếc hộp bí ẩn chính là chúng ta.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.E anche quello é un aspetto.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Fordi i sidste ende, er den mystiske kasse os allesammen.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.제가 하고 싶은 말은 미스터리 박스는 우리 모두에게 있다는 겁니다
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Ostatecznie tajemnicza skrzynka to my sami.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Parce qu'au final, vous voyez, la boîte mystère c'est nous tous.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Sillä loppujen lopuksi me kaikki olemme arvoituslaatikoita.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Uiteindelijk zijn we allemaal de mystery box.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.כי בסופו של דבר, קופסת המיסתורין היא כולנו. אז יש את זה.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.لأنه في نهاية المطاف ، كما تعلمون ، صندوق الغموض يمثل كل منا. ولذلك وجد.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.それから配給 映画館よりも大きな謎の箱があるでしょうか?
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Mert végtére is, tudják, a rejtélyes doboz mi vagyunk, mindannyian.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Pentru că în final, ştiţi, o cutie misterioasă se regăseşte în fiecare din noi.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Porque, em última análise, a caixa misteriosa somos nós.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Porque finalmente, saben, la caja misteriosa somos todos nosotros.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Protože nakonec ty záhadné schránky jsme my.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Γιατί στην τελική, το μυστηριώδες κουτί είμαστε όλοι μας.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Защото в крайна сметка, магическата кутия сме всички ние.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Потому что, в конечном счёте, ящик с загадкой - это все мы.
Çünkü tarihler boyunca Çözülmüş olan her tür gizemin aslında Büyülü birşey olmadığıΓιατί σε ολόκληρη την ιστορία κάθε μυστήριο που λύθηκε ποτέ, αποδείχτηκε πως δεν ήταν Μαγεία
Daha büyük bir gizem mütevazi ampulün 'kasıtlı eskitme'nin nasıl ilk kurbanı olduğudur.Mnohem větším tajemstvím je, jak se prostá žárovka stala první obětí plánovaného stárnutí.
Daha büyük bir gizem mütevazi ampulün 'kasıtlı eskitme'nin nasıl ilk kurbanı olduğudur.Un secret si mai mare este cum umilul bec a devenit prima victima a "iesirii din uz planificate"
Daha büyük bir gizem mütevazi ampulün 'kasıtlı eskitme'nin nasıl ilk kurbanı olduğudur.Un segreto molto più grande è come l'umile lampadina divenne la prima vittima dell'obsolescenza pianificata.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Agama yang tadinya soal kepercayaan dan misteri jadi dogma
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.A religião passou de um credo na fé e no mistério para uma certeza.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.A vallásból, ami régen a misztériumba és hitbe vetett nagy bizalom volt, mára bizonyosságok állítása lett.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.종교는 신앙과 신비를 믿는 것으로부터 확실한 것을 믿는 것으로 변했죠.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.La religione è passata da una credenza nella fede e mistero alla certezza.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.La religion est passée d'une croyance en la foi et les mystères, à une certitude.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.La religión ha pasado de ser de una creencia a fe y de misterio a una certeza.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Náboženství se stalo z důvěry ve víru a tajemství jistotou.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Náboženstvo prešlo od viery a tajomstva k istote.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Religia a trecut de la "cred în soartă şi mister" la certitudine.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Religia przestała być wiarą w obietnicę i tajemnicę, stała się pewnością.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Religie is gegaan van geloof in vertrouwen en mysterie naar zekerheid.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Religija se je razvila od verovanja v vero in skrivnost do gotovosti.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Religion er gået fra at være en tro på tro og mysterier til vished.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Religion har förvandlats från en tro på tillit och mysterier till säkerhet.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Religion ist von einem Glauben an Vertrauen und Mysterium zu Gewissheit geworden.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Tôn giáo đã đi từ niềm tin vào tín ngưỡng và sự huyền bí đến tính xác thực.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Uskonto on muuttunut uskomuksesta varmuudeksi.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Η θρησκεία έχει πάει από μία πίστη και ένα μυστήριο στη βεβαιότητα.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Религията е преминала от вяра във вярата и мистерията към сигурност.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Религия ушла от веры и таинства в определённость.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.Релігія відійшла від віри і таїнства до визначеності.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.דת הפכה להיות מאמונה במשהו שמכיל תעלומה לעניין של וודאות.
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.الدين قد تحول من إيمان بالمعتقد والغموض إلى قناعة يقينية .
Din, iman ve gizeme inançtan kesinliğe doğru gitti.確実性ということへ移行してしまいました 私が正しくてあんたが間違っている だまれ
Doğrusu bugün anlamaya çalıştığımız şey bu, nasıl olup da bu gizemi, bu karşıtlığı çözebileceğimiz.É isto que estamos a tentar entender, o mistério desta configuração, como resolvemos esta contradição.
Doğrusu bugün anlamaya çalıştığımız şey bu, nasıl olup da bu gizemi, bu karşıtlığı çözebileceğimiz.En fait, c'est ce que nous essayons d'éclaircir, à savoir comment expliquer cette contradiction.
Doğrusu bugün anlamaya çalıştığımız şey bu, nasıl olup da bu gizemi, bu karşıtlığı çözebileceğimiz.In fatti adesso cerchiamo di capire il mistero di come -- di come si viene a capo di questa contraddizione.
Doğrusu bugün anlamaya çalıştığımız şey bu, nasıl olup da bu gizemi, bu karşıtlığı çözebileceğimiz.Je to vlastně to, co se snažíme zjistit, objasnit to tajemství, jak vyřešit tenhle rozpor.
Doğrusu bugün anlamaya çalıştığımız şey bu, nasıl olup da bu gizemi, bu karşıtlığı çözebileceğimiz.이 미스테리한 결과, 이 모순을 어떻게 해결할 것인가를 설명하려고 하고 있습니다.
Doğrusu bugün anlamaya çalıştığımız şey bu, nasıl olup da bu gizemi, bu karşıtlığı çözebileceğimiz.Și de fapt, azi, asta încercăm să înțelegem, acest mister al obținerii -- al rezolvării acestei contradicții.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod