Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Teta ma poslala po Eun Jo-ve veci na telesnú.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Ze zei me Eun Jo's gym kleding te gaan pakken.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Μου είπε να φέρω τη φόρμα του Ουν Τζο.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Мне сказали принести спортивную одежду Ын Джо.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana..لقد أخبرتني بإحضار ملابس يون جو الرياضية
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.じゃ 早く出て行かなきゃ 何をブツブツ言ってるんだ?
Evler ve arabalar... Ünvanlar, portföyler ve giysiler... Bedenin bile...Case e auto... titoli e vestiti... ...anche il tuo corpo.
Evler ve arabalar... Ünvanlar, portföyler ve giysiler... Bedenin bile...Maisons et voitures... titres et vêtements..; ...même ton propre corps"
Evler ve arabalar... Ünvanlar, portföyler ve giysiler... Bedenin bile...Къщи и коли, титли и дрехи, хамбари и ценни книжа... даже и тялото ти.
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!내 신부야 네 입술에서는 꿀 방울이 떨어지고 네 혀 밑에는 꿀과 젖이 있고 네 의복의 향기는 레바논의 향기 같구나
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!Manis kata-katamu, pengantinku, seperti madu murni dan susu. Pakaianmu seharum Gunung Libanon
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!Strdí tekou rtové tvoji, ó choti, med a mléko pod jazykem tvým, a vůně roucha tvého jako vůně Libánu.
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!נפת תטפנה שפתותיך כלה דבש וחלב תחת לשונך וריח שלמתיך כריח לבנון׃
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!شفتاك يا عروس تقطران شهدا. تحت لسانك عسل ولبن ورائحة ثيابك كرائحة لبنان.
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!我 新 婦 、 你 的 嘴 唇 滴 蜜 、 好 像 蜂 房 滴 蜜 . 你 的 舌 下 有 蜜 有 奶 . 你 衣 服 的 香 氣 如 利 巴 嫩 的 香 氣
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!我 新婦 、 你 的 嘴唇 滴蜜 、 好像 蜂房 滴蜜 . 你 的 舌下 有 蜜有奶 . 你 衣服 的 香氣如利巴 嫩的 香氣
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Alastomina, ilman vaatteita, he viettävät yönsä, eikä heillä ole peittoa kylmässä.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Ia tak punya selimut dan pakaian penghangat tubuh di waktu malam
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Îi apucă noaptea în umezeală, fără îmbrăcăminte, fără învelitoare împotriva frigului.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Ils passent la nuit dans la nudité, sans vêtement, Sans couverture contre le froid;
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.의복이 없어 벗은 몸으로 밤을 지내며 추위에 덮을 것이 없으며
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Mezítelenül hálnak, testi ruha nélkül, még a hidegben sincs takarójuk.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nagich nocować przymuszają bez odzienia, którzy się nie mają czem nakryć na zimnie.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nagi leže vso noč, ker nimajo obleke, in nimajo odeje v mrazu.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nahé přivodí k tomu, aby nocovati musili bez roucha, nemajíce se čím přiodíti na zimě.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nahí nocujú, bez rúcha, a nieto prikrytia na zime.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nakna ligga de om natten, berövade sina kläder; de hava intet att skyla sig med i kölden.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nakne overnatter de uten klær og uten dekke i kulden.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nudi passan la notte, senza panni, non hanno da coprirsi contro il freddo
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Om Natten ligger de nøgne, uden Klæder, uden Tæppe i Hulden.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Pasan la noche desnudos, sin ropa, y no tienen cubierta en el frío
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Passam a noite nus, sem roupa, não tendo coberta contra o frio.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Sie liegen in der Nacht nackt ohne Gewand und haben keine Decke im Frost.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.'s Nachts liggen zij buiten in de kou zonder kleren of dekens om zich te verwarmen.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Trọn đêm chúng nó nằm trần truồng không quần áo, Và chẳng có mềm đắp khỏi lạnh.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Trọn đêm chúng_nó nằm trần_truồng không quần_áo , Và chẳng có mềm đắp khỏi lạnh .
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Καμνουσι τους γυμνους να νυκτερευωσιν ανευ ιματιου, και δεν εχουσι σκεπασμα εις το ψυχος.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.нагие ночуют без покрова и без одеяния на стуже;
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Цяла нощ лежат голи без дрехи, И нямат завивка в студа;
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.ערום ילינו מבלי לבוש ואין כסות בקרה׃
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.يبيتون عراة بلا لبس وليس لهم كسوة في البرد.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.終 夜 赤 身 無 衣 、 天 氣 寒 冷 毫 無 遮 蓋
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.終夜 赤身 無衣 、 天氣 寒冷 毫無 遮蓋
Geldin mi? Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Cậu về rồi à? mẹ nói mình lên lấy đồ thể dục của Eun Jo
Genellikle küreselleşmeyi destekliyorum, ancak her ülkenin eşsiz ve güzel giysilerini kesinlikle mahvetti.Normalmente estoy a favor de la globalización, pero ha acabado con la vestimenta única y hermosa de cada país.
Genellikle küreselleşmeyi destekliyorum, ancak her ülkenin eşsiz ve güzel giysilerini kesinlikle mahvetti.В общем, я за глобализацию, но она очевидно разрушила уникальную, замечательную одежду каждой страны.
Genellikle küreselleşmeyi destekliyorum, ancak her ülkenin eşsiz ve güzel giysilerini kesinlikle mahvetti.أنا من مؤيدي العولمة، لكنها وبلا شك أفسدت أنواع الملابس المميزة التي تنفرد بها كل بلد.
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Chiar am să pot vedea oamenii probând haine aici?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Eu posso ver as pessoas a mudar de roupa?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Kann ich hier Menschen während der Anprobe beobachten?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""정말로 사람들 옷 입어보는 모습을 여기서 볼 수 있는거야?
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Naprawdę będzie widać, jak się ktoś przebiera?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""¿Realmente veré a la gente cambiándose de ropa acá?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Vais-je réellement voir les gens se changer ici?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Vedrò davvero le persone mentre si provano i vestiti?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Zal ik de mensen te zien krijgen die hier kleren aanpassen?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Мне действительно удастся посмотреть, как люди там примеряют одежду?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Ще видя ли наистина хората, които се преобличат тук?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""האם באמת אזכה לראות את האנשים מחליפים בגדים?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""هل حقًا سأرى الناس هنا وهم يغيرون ملابسهم؟"