Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Chúa lấy vực sâu bao phủ đất như bằng cái áo, Nước thì cao hơn các núi.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Chúa lấy vực sâu bao_phủ đất như bằng cái áo , Nước thì cao hơn các núi .
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Con el océano como con vestido la cubriste; sobre las montañas estaban las aguas
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Du hadde dekket den med dype vann som med et klædebon; vannene stod over fjellene.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Engkau menyelubunginya dengan samudra raya, airnya menggenangi puncak-puncak pegunungan
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.옷으로 덮음같이 땅을 바다로 덮으시매 물이 산들 위에 섰더니
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.L'oceano l'avvolgeva come un manto, le acque coprivano le montagne
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Med djupet betäckte du henne såsom med en klädnad; uppöver bergen stodo vattnen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Mit der Tiefe deckst du es wie mit einem Kleide, und Wasser standen über den Bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Priepasťou si to všetko prikryl ako rúchom. Nad vrchami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Propastí jako rouchem byl jsi ji přioděl, i nad horami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Przepaścią jako szatą przyodziałeś ją był, tak, że wody stały nad górami.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Sinä peitit sen syvyyden vesillä kuin vaatteella: vuoria ylempänä seisoivat vedet.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu a cobriste do abismo, como dum vestido; as águas estavam sobre as montanhas.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu îl acoperisei cu adîncul cum l-ai acoperi cu o haină; apele stăteau pe munţi,
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu l`avais couverte de l`abîme comme d`un vêtement, Les eaux s`arrêtaient sur les montagnes;
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.U hebt de diepten van het water bedekt als met een kleed. Het water reikte zelfs tot boven de bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Verdensdybet hylled den til som en Klædning, Vandene stod over Bjerge.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Vízáradattal, mint egy ruhával borítottad be azt, a hegyek felett is vizek állottak vala.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Z valovjem si jo ogrnil kakor z odejo, čez gore so stale vode.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Με την αβυσσον, ως με ιματιον, εκαλυψας αυτην τα υδατα εσταθησαν επι των ορεων
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Покрил си я с морето* като с дреха; Водите застанаха над планините.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.תהום כלבוש כסיתו על הרים יעמדו מים׃
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.‎كسوتها الغمر كثوب. فوق الجبال تقف المياه‎.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深 水 遮 蓋 地 面 、 猶 如 衣 裳 . 諸 水 高 過 山 嶺
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深水 遮 蓋 地面 、 猶如 衣裳 . 諸水 高過山嶺
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.a priviedli oslicu aj osľa, položili na ne svoje rúcha a na tie ho vysadili.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Au adus măgăriţa şi măgăruşul, şi-au pus hainele peste ei, şi El a şezut deasupra.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.condussero l'asina e il puledro, misero su di essi i mantelli ed egli vi si pose a sedere
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.de hentet aseninnen og folen, og la sine klær på dem; og han satte sig oppå.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Elhozák a szamarat és annak vemhét, és felsõ ruháikat rájuk teríték, és ráüle azokra.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Hai người dắt lừa cái và lừa con , trải áo mình trên lưng lừa , và nâng Ngài cỡi lên .
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Hai người dắt lừa cái và lừa con, trải áo mình trên lưng lừa, và nâng Ngài cỡi lên.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Ils amenèrent l`ânesse et l`ânon, mirent sur eux leurs vêtements, et le firent asseoir dessus.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.ja toivat aasintamman varsoineen ja panivat niiden selkään vaatteensa, ja hän istuutui niiden päälle.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.나귀와 나귀 새끼를 끌고 와서 자기들의 겉옷을 그 위에 얹으매 예수께서 그 위에 타시니
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.och ledde till honom åsninnan och fålen; och de lade sina mantlar på denne, och han satte sig därovanpå.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.og de hentede Aseninden og Føllet og lagde deres Klæder på dem, og han satte sig derpå.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.pripeljeta oslico in žrebe. In položijo nanju oblačila svoja, in on sede nanje.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Přivedli oslici i oslátko, a vložili na ně roucha svá, a jej navrchu posadili.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Przywiedli oślicę i oślę, i włożyli na nie szaty swoje, i wsadzili go na nie.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Trajeron el asna y el borriquillo y pusieron sobre ellos sus mantos, y él se sentó encima de ellos
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.trouxeram a jumenta e o jumentinho, e sobre eles puseram os seus mantos, e Jesus montou.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.und brachten die Eselin und das Füllen und legten ihre Kleider darauf und setzten ihn darauf.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.εφεραν την ονον και το πωλαριον, και εβαλον επανω αυτων τα ιματια αυτων και επεκαθισαν αυτον επανω αυτων.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.докараха ослицата и ослето, и намятаха на тях дрехите си; и Той възседна върху тях.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.і привели ослицю і осля, й положили на них одежу свою, та й посадили Його верх неї.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.привели ослицу и молодого осла и положили на них одежды свои, и Он сел поверх их.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.ויביאו את האתון ואת העיר וישימו עליהם את בגדיהם וירכיבהו עליהם׃
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.وأتيا بالاتان والجحش ووضعا عليهما ثيابهما فجلس عليهما.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.牽 了 驢 和 驢 駒 來 、 把 自 己 的 衣 服 搭 在 上 面 、 耶 穌 就 騎 上
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.牽了驢 和 驢駒來 、 把 自己 的 衣服 搭 在 上面 、 耶穌 就 騎上
Eski püskü yeşil giysiler içinde olan soldaki havari masanın üzerinden bütün dikkatiyle Hz.초록색 낡은 누더기 옷을 입고 있는 이 왼쪽에 앉은 제자는 식탁을 보고 있는데 우리처럼 식탁에 앉아있죠
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Dia menyuruhku untuk membawa baju olah raga Eun Jo.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Elle m'a dit de rapporter les vêtements de sport de Eung Jo.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Hon sa till mig att ta med Eun Jo's gympa kläder.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.M-a rugat sa aduc treningul lui Eun Jo.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Miałam przynieść ubrania Eun Jo
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Mi ha detto di prendere la tuta di Eun Jo.
Eun Jo için spor giysi getirmemi söyledi o bana.Sie hat gesagt,dass ich Eun Jo's Sportsachen bringen soll.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod