Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vissem estas mulheres na rua com as suas roupas gastas, poderiam tomá-las por pobres e simples.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Si vieran a estas mujeres por la calle con sus ropas desteñidas, quizá las tacharían de pobres y humildes.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Якщо ви побачите цих жінок на вулиці в їх старенькому одязі то скажете що це звичайні біднячки
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.אם הייתם רואים את הנשים האלו ברחוב בבגדים הדהויים שלהן, הייתם פותרים אותן
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.ان رأيت أؤلئك النسوة في الطريق في ملابسهن الفضفاضة سوف تظن أنهن ..
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.色あせていたので 街中で見たら 地味で- 質素な人たちに思われがちですが
Bu kendimi rahat hissettiğim giysimin sadece bir kısmı hakkında.Đây là phần thứ duy nhất trong tủ đồ của em mà em mặc vào. thấy thoải mái
Bu kendimi rahat hissettiğim giysimin sadece bir kısmı hakkında.Dit is ongeveer het enige kledingstuk van al mijn kleren waar ik me comfortabel in voel.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.따라서, 자부심 compasseth 그들 체인으로서, 폭력은 의류로 그들을 covereth.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Daarom trots compasseth ze als een keten; het geweld bedekt hen als een kledingstuk.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Daher Stolz compasseth sie als eine Kette, Gewalt bedeckt sie wie ein Kleid.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Därför stolthet flyter dem som en kedja, våld hölja dem som en klädnad.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Derfor stolthed compasseth dem som en kæde, vold covereth dem som en beklædningsgenstand.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Dlatego, duma compasseth je jako łańcuch, przemoc okrywa je jako ubranie.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Ezért a büszkeség compasseth őket, mint a lánc, az erőszak fedi őket, mint egy ruhadarab.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Oleh karena itu, kebanggaan compasseth mereka sebagai rantai; kekerasan menutupi mereka sebagai pakaian.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Par conséquent, la fierté entoure tout eux comme une chaîne; violence les couvre comme un vêtement.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Pertanto, l'orgoglio li compasseth come una catena, la violenza li copre come un vestito.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Por lo tanto, el orgullo les compasseth como una cadena, la violencia que cubre como un manto.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Preto, pýcha obchádza ako reťaz, prikryje násilia, je ako odev.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Prin urmare, mândria compasseth-le ca un lanţ; violenţă le covereth ca o haină.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Proto, pýcha obchází jako řetěz, přikryje násilí, je jako oděv.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Siksi ylpeys compasseth niitä ketjun; väkivalta peittää niitä vaate.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Vì vậy, niềm tự hào compasseth họ là một chuỗi; bạo lực covereth chúng như là một may mặc.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Zato je ponos compasseth jih kot verige; nasilje njimi omotava kot oblačilo.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Ως εκ τούτου, την υπερηφάνεια compasseth τους ως μια αλυσίδα? Βία τους covereth ως ένδυμα.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Следователно, гордост ги обикаля като верига; насилие ги покрива като дреха.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Таким образом, гордость compasseth их как цепь; насилия покрывает их, как одежду.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.Таким чином, гордість compasseth їх як ланцюг; насильства покриває їх, як одяг.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.ولذلك ، والفخر compasseth بأنها سلسلة ، والعنف covereth بها باعتبارها الملابس.
Bu nedenle, gurur compasseth bunları bir zincir olarak, şiddet bir giysi gibi covereth.彼らの目は、肥満で際立っている、彼らは心が望むことができるよりも多くを持っている。
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Bây giờ nó không phải là một trang phục tôn giáo, hay một tuyên bố tôn giáo.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Ce n'est ni un vêtement religieux, ni une déclaration religieuse.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Dit is geen religieus kledingstuk, noch is het een religieus statement.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Es ist keine religiöse Kleidung, und keine religiöse Aussage.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Esto no es un hábito religioso ni una creencia religiosa.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Ini bukanlah pakaian keagamaan, atau juga bentuk penegasan keagamaan.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Isto não é um traje religioso, nem é uma afirmação religiosa.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.제가 입고 있는 옷은 종교적인 의복도 아니고 어떤 종교적인 의미로 입은것도 아니지요.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Nem egy vallási öltözet, nem is vallásos állásfoglalás.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Nie jest to ubiór religijny ani oświadczenie wiary.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Non si tratta di un abito religioso, né vuole essere l'affermazione di un credo.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Αυτό λοιπόν δεν είναι ένα θρησκευτικό ένδυμα, ούτε είναι μια θρησκευτική δήλωση.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Сега това не е религиозно облекло, нито е религиозно изявление.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Это не религиозное одеяние, и не является религиозным заявлением.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.כעת, זהו אינו בגד דתי, וגם לא אמירה דתית.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.الآن هذا ليس زي ديني، كما أنها ليست علامة على التدين.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.宗教的な意味もありません むしろ 文化的多様性の証として
Bunlar, eğitim sisteminin dayattığı giysilerdi. Bir açıklaması da yoktu.O uniforma impusa de sistemul educational, fara vreo explicatie.
Bunlar, eğitim sisteminin dayattığı giysilerdi.何の説明もない。
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Aquele que os queimar lavará as suas vestes, banhara o seu corpo em água, e depois entrará no arraial.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.A ten, kto ich spálil, operie svoje rúcho a umyje svoje telo vodou a potom vojde do tábora.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Cel ce le va arde, să-şi spele hainele şi să-şi scalde trupul în apă; după aceea, să intre iarăş în tabără.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Daarna zal de man die ze heeft verbrand zijn kleren wassen, zich baden en teruggaan naar het kamp.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.El que los queme lavará su ropa y lavará su cuerpo con agua, y después podrá entrar en el campamento
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.És a ki elégeti ezeket, mossa meg ruháit, és a testét is mossa le vízben, és azután így menjen be a táborba.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.In kdor ju sežge, naj si opere oblačila in se izkoplje v vodi; in potem sme priti v taborišče.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Ja se, joka ne polttaa, pesköön vaatteensa ja pesköön ruumiinsa vedessä, ja sitten hän tulkoon leiriin.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Kdož by pak spálil je, zpéře roucha svá, a umyje tělo své vodou, a potom vejde do táboru.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Kẻ nào đứng đốt phải giặt quần áo mình, tắm mình trong nước, đoạn mới được vào trại quân.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod