Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca, markalı giysileri de düşünelim.Inny przykład to markowe ubrania.
Ayrıca, markalı giysileri de düşünelim.Konkrétní návrháři, určité materiály a mnoho dalšího. Avšak na trhu je jich mnoho.
Ayrıca, markalı giysileri de düşünelim.Vous pourriez aussi imaginer, vous le savez, vêtements de marque.
Ayrıca, markalı giysileri de düşünelim.Ви також можете уявити, знаєте, назву бренду одягу.
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.그 기름 부음을 받고 위임되어 그 아비를 대신하여 제사장의 직분을 행하는 제사장은 속죄하되 세마포 옷 곧 성의를 입고
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.וכפר הכהן אשר ימשח אתו ואשר ימלא את ידו לכהן תחת אביו ולבש את בגדי הבד בגדי הקדש׃
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.ويكفّر الكاهن الذي يمسحه والذي يملأ يده للكهانة عوضا عن ابيه. يلبس ثياب الكتان الثياب المقدسة
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.那 受 膏 接 續 他 父 親 承 接 聖 職 的 祭 司 、 要 穿 上 細 麻 布 的 聖 衣 、 行 贖 罪 之 禮
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.那 受膏 接續 他 父親 承接 聖職 的 祭司 、 要 穿上 細 麻布 的 聖衣 、 行贖 罪 之 禮
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››A gdy usłyszał, żem wyniosła głos mój, i zawołała, zostawiwszy szatę swoję u mnie, uciekł, i wyszedł precz.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››A když uslyšel, že jsem hlasu svého pozdvihla a křičela, nechav roucha svého u mne, utekl a vyšel ven.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››e ouvigiu-se para ela no caminho, e disse: Vem, deixa-me deixou, aqui a sua capa e fugiu, escapando para fora.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››És lõn, a mint hallja vala, hogy fenszóval kezdék kiáltani, ruháját nálam hagyá és elfuta és kiméne.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››in ko je slišal, da sem zagnala glas in klicala, je pustil obleko svojo poleg mene in pobegnil in šel iz hiše.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Ja kun hän kuuli minun kirkaisevan ja huutavan, jätti hän vaippansa viereeni, pakeni ja riensi ulos."
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››그가 나의 소리질러 부름을 듣고 그 옷을 내게 버려두고 도망하여 나갔느니라 하고
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››og da han hørte, at jeg gav mig til at råbe, lod han sin Kappe blive hos mig og flygtede ud af Huset!"
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››og da han hørte at jeg satte i å rope, lot han sin kappe efter sig hos mig og flyktet ut av huset.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Şi, cînd a văzut că ridic glasul şi strig, şi -a lăsat haina lîngă mine şi a fugit afară.``
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Und da er hörte, daß ich ein Geschrei machte und rief, da ließ er sein Kleid bei mir und lief hinaus.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Vừa khi nó nghe ta cất tiếng la, thì tuột áo lại bên ta, chạy trốn ra ngoài.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Vừa khi nó nghe ta cất_tiếng la , thì tuột áo lại bên ta , chạy trốn ra ngoài .
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Waktu mendengar teriakan saya, ia lari ke luar dan jubahnya tertinggal.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Y él, viendo que yo alzaba la voz y gritaba, dejó a mi lado su manto, se escapó y salió afuera
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››και ως ηκουσεν οτι υψωσα την φωνην μου και εβοησα, αφησας το ιματιον αυτου παρ' εμοι εφυγε και εξηλθεν εξω.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››А той, като чу, че извиках с висок глас, остави дрехата си при мене и избяга та излезе вън.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››и он, услышав, что я подняла вопль и закричала, оставил у меня одежду свою, и побежал, и выбежал вон.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››ויהי כשמעו כי הרימתי קולי ואקרא ויעזב בגדו אצלי וינס ויצא החוצה׃
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››وكان لما سمع اني رفعت صوتي وصرخت انه ترك ثوبه بجانبي وهرب وخرج الى خارج
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››他 聽 見 我 放 聲 喊 起 來 、 就 把 衣 裳 丟 在 我 這 裡 、 跑 到 外 邊 去 了
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››他 聽見 我 放 聲喊 起來 、 就 把 衣裳 丟 在 我 這裡 、 跑到 外邊 去了
Bakın! Sen onun yaka ve onun giysi astarları görebilirsiniz.Можете да видите яка и накладки на дрехите си.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Cô bật lên một buổi sáng trong khi tôi vẫn còn trong giường nhấm nháp trà và suy nghĩ về điều này và đó.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Hän kääntyi eräänä aamuna kun olin vielä sängyssä juoden teetä ja pohdinta ja sitä.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Hon vände upp en morgon, medan jag fortfarande var i sängen smuttar te och tänker på detta och så.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Hun dukkede op en morgen, mens jeg stadig var i sengen nipper te og tænker på dette og det.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Ich hängte ein paar Kleidungsstücke um mich herum und ging in.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.I drapat un articole de îmbrăcăminte câteva rundă mine şi a plecat inch
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.I draped néhány ruhát körülöttem, és elment be
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Jaz draped nekaj oblačil krogu me in odšel v.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.따라.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Obrátila sa jedného rána, keď som bol ešte v posteli, popíjali čaj a myslieť na to, a to.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Obrátila se jednoho rána, když jsem byl ještě v posteli, popíjeli čaj a myslet na to, a to.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Odwróciła się pewnego ranka, gdy byłem jeszcze w łóżku, popijając herbatę i myśli o tym i że.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Ze draaide zich op een ochtend, terwijl ik nog in bed genot van thee en denken van deze en dat.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.Вона повернулася, одного разу вранці, коли я був ще в ліжку, потягуючи чай і думати про це і що.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.على طول.
Bana yuvarlak bir kaç giysiler bol dökümlü ve gitti in.私はこのお茶や考え方をすすりながらベッドにまだいる間、彼女はある朝なって、
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Ai nevoie de un costum de presiune.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Anda perlu pakaian bertekanan.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Avete bisogno di una tuta pressurizzata.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Il vous faut une combinaison pressurisée.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Je hebt een drukpak nodig.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.우리는 우주복이 필요합니다.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Man braucht einen Druckanzug.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Potrzebny jest skafander ciśnieniowy.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Se necesita un traje presurizado.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Вам нужен костюм под давлением.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.Необходим е херметичен костюм.
Basınç giysisine ihtiyacınız var.אתה צריך חליפת לחץ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod