Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››내가 소리질러 불렀더니 그가 그 옷을 내게 버려두고 도망하여 나갔나이다
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Ma appena io ho gridato e ho chiamato, ha abbandonato la veste presso di me ed è fuggito fuori»
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››mas, levantando eu a voz e gritando, ele deixou comigo a capa e fugiu para fora.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Men då jag hov upp min röst och ropade, lämnade han sin mantel kvar hos mig och flydde ut.»
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››men da jeg gav mig til at råbe, lod han sin Kappe blive hos mig og flygtede ud af Huset."
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››men da jeg satte i å rope, lot han sin kappe efter sig hos mig og flyktet ut av huset.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››mutta kun minä kirkaisin ja huusin, jätti hän vaippansa viereeni ja pakeni ulos".
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››nhưng khi tôi cất tiếng la lên, nó tuột áo lại bên tôi, rồi chạy trốn ra ngoài.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››nhưng khi tôi cất_tiếng la lên , nó tuột áo lại bên tôi , rồi chạy trốn ra ngoài .
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Pero cuando yo alcé la voz y grité, él dejó su manto a mi lado y escapó afuera
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Şi cum am ridicat glasul şi am ţipat, şi -a lăsat haina lîngă mine, şi a fugit afară.``
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Tetapi ketika saya berteriak, ia lari ke luar dan jubahnya tertinggal.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Toda ko sem zagnala glas in klicala, je pustil obleko svojo poleg mene in pobegnil iz hiše.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››και ως υψωσα την φωνην μου και εβοησα, αφησας το ιματιον αυτου παρ' εμοι, εφυγεν εξω.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››но, като извиках с висок глас, той остави дрехата си при мене и избяга вън.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››но, когда я подняла вопль и закричала, он оставил у меня одежду свою и убежал вон.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››ויהי כהרימי קולי ואקרא ויעזב בגדו אצלי וינס החוצה׃
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››وكان لما رفعت صوتي وصرخت انه ترك ثوبه بجانبي وهرب الى خارج
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››我 放 聲 喊 起 來 、 他 就 把 衣 裳 丟 在 我 這 裡 跑 出 去 了
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››我 放 聲喊 起來 、 他 就 把 衣裳 丟 在 我 這裡 跑出 去了
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuAber es ist nicht nur, dass Jeeves das Urteil über Kleidung unfehlbar ist, aber der
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuAle to není jen to, že Jeeves úsudku o oblečení, je neomylný, i když na
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuAle to nie je len to, že Jeeves úsudku o oblečení, je neomylný, aj keď na
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuAle to nie tylko tego wyroku Jeeves chodzi o ubrania jest nieomylny, choć z
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuAmpak to ni samo ta sodba Jeeves je približno oblačil je nezmotljiv, čeprav, od
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuDar nu este numai că hotărârea Jeeves despre haine este infailibilă, deşi, de
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunu하지만 옷에 대한 Jeeves의 판결을하지만, 전혀 틀림이없는 것을뿐만 아니라
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuMaar het is niet alleen dat Jeeves het oordeel over kleding onfeilbaar is echter van
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuMais ce n'est pas seulement que le jugement de Jeeves au sujet des vêtements est infaillible, cependant, des
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuMa non è solo tale sentenza Jeeves è di vestiti è infallibile, anche se,
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuMen det är inte bara att Jeeves: s bedömning om kläder är ofelbar, men av
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuMen det er ikke kun, at Jeeves vurdering om tøj er ufejlbarlig, dog af
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuMutta se ei ole vain siitä Jeeves tuomiota noin vaatteista on erehtymätön, vaikka, ja
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuNhưng nó không phải là chỉ đánh giá về quần áo Jeeves không thể sai lầm, mặc dù,
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunu Tabii, bu gerçekten önemli bir şey.De nem csak, hogy Jeeves megítélése a ruhák sem tévedhetetlen, bár a persze, hogy tényleg a lényeg.
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuTetapi tidak hanya itu penilaian Jeeves tentang pakaian yang sempurna, meskipun,
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuΑλλά δεν είναι μόνο η απόφαση Jeeves σχετικά με τα ρούχα είναι αλάθητο, όμως, των
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuАле це не тільки те, що судження про Дживс одягу є непогрішним, хоча,
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuНо това не е само, че решението Jeeves за дрехи е непогрешим, макар и на
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuНо это не только то, что суждение о Дживс одежды является непогрешимым, хотя,
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuلكنها ليست الوحيدة التي حكم جيفيس حول الملابس غير معصوم ، على الرغم من
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunuコー スは、それは本当に重要なことです。
Anladığına göre, diyelim bir kristali bir giysiye sürtünce, elektrik bir nesne hâline geliyordu.După el, un cristal frecat cu o pânză devenea un obiect "electric".
Anladığına göre, diyelim bir kristali bir giysiye sürtünce, elektrik bir nesne hâline geliyordu.그가 보는 방식, 여러분이 수정을 천으로 문지르면 수정은 전기를 띄는 물체가 됩니다.
Anladığına göre, diyelim bir kristali bir giysiye sürtünce, elektrik bir nesne hâline geliyordu.Según él cuando uno frota, por ejemplo, un cristal con un paño el cristal se vuelve eléctrico.
Anladığına göre, diyelim bir kristali bir giysiye sürtünce, elektrik bir nesne hâline geliyordu.Selon lui, lorsqu'on frotte un cristal avec un chiffon, il devient un objet électrique.
Anladığına göre, diyelim bir kristali bir giysiye sürtünce, elektrik bir nesne hâline geliyordu.Theo như ông quan sát, khi ta chà xát vải thô lên thủy tinh, thủy tinh trở thành một vật tích điện.
Anladığına göre, diyelim bir kristali bir giysiye sürtünce, elektrik bir nesne hâline geliyordu.В его понимании, когда вы трёте, скажем, кристалл о ткань, он становится электрическим объектом.
Anladığına göre, diyelim bir kristali bir giysiye sürtünce, elektrik bir nesne hâline geliyordu.כפי שהוא ראה זאת, כאשר אתה משפשף, נניח, גביש עם מטפחת, הוא הופך לעצם חשמלי.
Anladığına göre, diyelim bir kristali bir giysiye sürtünce, elektrik bir nesne hâline geliyordu.الطريقة التي رآها، عند دَعكِ -ولنقل- كريستالة مع قماشة، يصبح جسمًا كهربائيًّا
Annelik paketinde bebek için giysiler ve bakım malzemeleri bulunmaktadır.Äitiyspakkauksessa on vauvan vaatteita ja hoitotarvikkeita.
Annelik paketinde bebek için giysiler ve bakım malzemeleri bulunmaktadır.El paquete de maternidad contiene ropa y artículos para el cuidado del bebé.
Annelik paketinde bebek için giysiler ve bakım malzemeleri bulunmaktadır.Le kit de naissance contient des vêtements pour bébé et du matériel de soin.
Annelik paketinde bebek için giysiler ve bakım malzemeleri bulunmaktadır.Moderskapsförpackningen innehåller bebiskläder och vårdartiklar.
Annelik paketinde bebek için giysiler ve bakım malzemeleri bulunmaktadır.В материнский комплект входит одежда для новорождённого и предметы ухода за ребёнком.
Annelik paketinde bebek için giysiler ve bakım malzemeleri bulunmaktadır.يحتوي الصندوق على ملابس للطفل ولوازم العناية بالطفل.
Annelik paketinde bebek için giysiler ve bakım malzemeleri bulunmaktadır.若在芬兰居住,您可能有权享受产妇援助(äitiysavustus)。
Askerler Onu çarmıha gerdikten sonra kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.De korsfestet ham da, og delte hans klær imellem sig ved loddkasting;
Askerler Onu çarmıha gerdikten sonra kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Después de crucificarle, repartieron sus vestidos, echando suertes
Askerler Onu çarmıha gerdikten sonra kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Dopo averlo quindi crocifisso, si spartirono le sue vesti tirandole a sorte
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod