Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
P361 Kirlenmiş tüm giysilerinizi hemen kaldırın/çıkarın.S27: اخلع عنك مباشرة كل الملابس الملوثة.
Urum giysileri.سترة المطر.
Mercury ve gemini ekibi Gemini 7 dışında kendi basınç giysilerini giydi.أرتدى طواقم ميركوري وجمناي بإستثناء جمناي 7 بدلة مكيفة الضغط الجوي لمدة البعثة.
İsabella Türk stili giysilere bürünür.مع استقرار الأتراك بتونس ، تم إدخال الملابس التركية.
“Siyah giysili adamlar” (İng.أتذكر كانت فتيات عاريات ". "
Kogelnik abartılı şapkaları ve giysileriyle gittiği her yerde büyüleyici oldu.زوج مدخن تلك القبعات الفظيعة تحريرها.
Nakış çokça giysi için kullanıldı.تكون الإثارة عادةً بتأخير خلع الملابس.
Bazı hadislerle de desteklenen bu anlayışa göre kadın burka, peçe benzeri giysilerle tamamen örtünür.هناك دراسات أجريت في باكستان تشير إلى أن معظم النساء اللاتي يرتدين الحجاب كان ذلك بكامل إرادتهم.
Bazıları Avrupaî giysiler giyinmelerine rağmen yine de Fes takıyordu.ولمن كان منهم يرتدي الملابس الأمريكية نفذ فيه حكم الإعدام.
Hastanın giysileri çıkarılır.ثوب رداء المستشفى
Böylece Harun'la oğulları ve giysileri kutsal kılınmış olacak.روى عنه: شعبة بن الحجاج، وابنه عُمَر بن حمزة الضبي، وعنطوانة السعدي، وعوف الأعرابي.
İzar ve ridâ: İhram giysisi.القميص والكرافت : يكون لون القميص كاكي فاتح .
Herhangi bir giysinin tamamında ya da bir bölüminde kullanılamaz.ولا يجوز استخدام صورة العلم أو أي جزء منها علي أي جزء من الأزياء أو الملابس.
Mikro etek eğer altına başka bir giysi giyilmediyse poponun alt kısmını açıkta bırakır.بعد الانتهاء من ارتداء الحذاء الجديد، عد إلى غرفة الدرج المخفي.
Özellikle kadın giyiminde giysi boyunda yapılanları da vardır.أيضا يكثر التطريز في الملابس التراثية خاصة ملابس النساء.
Hizmetkarları beyaz giysiler giyerler.ترتدي النساء أيضاً ملابس بيضاء.
Çıplaklık, hiçbir giysi giymeme durumu.العري (بالإنجليزية: Nudity) هو حالة عدم ارتداء ملابس.
Deri hücreleri, saç telleri, giysiler ve ortak kullanılan yataklar bulaş kaynağı olabilir.وتُعتبر خلايا الجلد والشعر والملابس وأغطية الفراش مصادر شائعة للتلوث.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.يمرر بقية الثوب فوق الطرف الأيسر، ومن ثم تحت اليد اليسرى.
Mesihimizi giysilerimizde tasvir etmeyelim.لا تترك رائحة حتى على الملابس.
Halkalar, paslanmayı önlemek için siyah lake ile kaplanır ve her zaman giysiye veya deri kıyafete dikilirdi.طُليت الحلقات بالأسود لحمايتها من الصدأ، وكانت دائمًا مخيطة على حاملٍ من القماش أو الجلد.
6-Atilla Erden, Anadolu Giysi Kültürü, 1998.أنجيلا باسيت مجموعة الفستان الأحمر لعام 2007.
Kayıp çocuk giysilerinden tespit edildi.تم التعرف على الطفل الضائع من خلال ملابسه.
Kadınların üç tane kadınsı giysi giymeleri gerekiyordu, ve eğer bu giysileri giymedilerse tutuklanırlardı.As mulheres eram obrigadas a usar três peças de roupa feminina ou seriam presas se não as usassem.
Çin EVA uzay giysisi 2. üretiminin projesini iptal etti.Projeto que visava criar uma segunda geração de trajes espaciais chineses.
Piyano solosu sırasında, hava kararır ve grup üyeleri beyaz giysiler içinde görünür.Durante o solo de piano, o céu escurece e a banda é mostrada em roupas brancas.
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.Retirar a roupa contaminada.
Sarı giysiler giyer.Usa roupas amarelas.
Wallis daima temiz giysiler giyer ve kendisini iyi yapmaya zorlardı.Wallis estava sempre imaculadamente vestida e se esforçava muito.
Sıkan giysiler gevşetilir.Roupas apertadas devem ser afrouxadas.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.Em protesto contra a escravidão, Maria parou de usar roupas de algodão.
Giyside ayrıca pileli diz bölümleri vardı.Essas reservas também continham o fato Aviatrix Skin.
Çöpçüler iş giysileri kullanır.Os participantes vestem as suas roupas de trabalho.
Stone'un giysisindeki oksijen seviyesi ise düşmeye başlamış ve kritik seviyeye inmiştir.Enquanto isso, o oxigênio do traje de Ryan diminui até níveis críticos.
Tacmas giysi edeğiştirerek bir tacir olarak Ali'nin haremine girmeyi başarmıştır.E isso ajuda o fato de Stan ser realmente atraente nas telas.
Kendisine ipekli kumuşlar ve şahsı tarafından kullanılacak giysiler de verildi.No entanto, permitiram que ele fosse sepultado vestindo uma roupa de palhaço.
İlki Alpha giysisi.Primeira Camisa FC.
Çıplaklık, hiçbir giysi giymeme durumu.Então Omi pensa que ela não usava roupas.
Sarı giysili bir kadın şeklindedir.Quem será que usa as cores de uma senhora?
4 Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti.A mulher estava vestida de azul e vermelho, e adornada de ouro, pedras preciosas e pérolas.
Orduda Cephane, ayakkabı, yazlık giysi yoktu.O Exército não tinha equipamento, munições, uniformes ou transporte suficientes.
Giysisinin içinde oldukça evcimen görünüyordu oysa sonunda yabana atılır biri değildi.Aparentava no entanto ser muito doméstica no seu vestido, mas como se viu ela não o era de maneira alguma.
20. yüzyılı 30'lu yıllarında, kadınların hafif bir tatil giysisi olarak plaj pijaması giymeleri moda oldu.No século XIX, as mulheres faziam uso de calções bufantes por baixo de túnicas para frequentar as praias.
Bir kadının erkek giysileri giymesi genellikle uygundur ancak tam tersi olağandışı görülür.Uma pessoa, por exemplo, pode parar de usar uma velha roupa, mesmo que esta esteja em ótimas condições.
Deriye yapışan dar elastik giysi deriye karşı kararlı bir basınç uygular.Basicamente, a vestimenta deve prover: Uma pressão atmosférica interna estável.
Erkek giysisinde başta bir şapka (gat) vardır.Chapéu (Boné) - Encontro com um homem.
Onun deyimiyle bu giysiler uyduruk çakma şeylerdir.Özellikle Kore generallerinin üzerinde vardır.Durante a carreira marcaria outros gols fantásticos, principalmente com a camisa do Corinthians.
MetaJets giysisi kırmızıdır.Seu uniforme de treinamento é vermelho.
Senin giysilerin nerede ?Onde estão suas roupas?
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.Uit protest tegen slavernij stopte ze met het dragen van kleding van katoen.
Projenin başkanı Dr. Aiden Krone, Alpha giysisini alıp geçmişe gider.De projectleider, Dr. Aiden Krone, reist met de Alpha Suit het verleden in.
Dr. Martens, ayakkabı, giysi ve aksesuar markası.Dr. Martens is een merk schoeisel, kleding en accessoires.
Giysisi kar gibi beyazdı, saçları temiz yapağı gibiydi.Zijn kleed was wit als sneeuw, zijn hoofdhaar als zuivere wol.
Çıplaklık, hiçbir giysi giymeme durumu.Naakt, zonder kleren.
Giysilerinin bazı kısımlarını çıkarıyor ve sonra yatağa uzanıyor.Vader trekt zijn laarzen uit en gaat naar bed.
Mesihimizi giysilerimizde tasvir etmeyelim.Geef mij onze klei maar!
Giysisi çok değişkendir.Het verenkleed is zeer variabel.
Kimono (Japonca: 着物 -(きもの), kiru ve mono, (birebir çevirisi "giyilen şey") Japonya'nın geleneksel giysisidir.Een kimono (Japans: 着物, letterlijk: hetgeen iemand draagt) is een traditioneel Japans kledingstuk.
Kadınlar da erkekler de genelde bol giysiler giyerlerdi.Ook de heren waren vaak in het wit gekleed.
Lakin çiftin giysileri kışlık giysilerdir.Hun nieuwe verenpak is het winterkleed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod