Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Čině soud sirotku a vdově, miluje také příchozího, dávaje mu chléb a oděv.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Él hace justicia al huérfano y a la viuda, y también ama al extranjero y le da pan y vestido
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Hij verschaft recht aan weduwe en wees. Hij heeft vreemdelingen lief en geeft hun voedsel en kleding.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Igazságot szolgáltat az árvának és az özvegynek; szereti a jövevényt, adván néki kenyeret és ruházatot.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.joka hankkii orvolle ja leskelle oikeuden ja joka rakastaa muukalaista ja antaa hänelle ruuan ja vaatteen.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.ki se poteguje za pravdo sirote in vdove in ljubi tujca, podeljujoč mu živeža in oblačil.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.고아와 과부를 위하여 신원하시며 나그네를 사랑하사 그에게 식물과 의복을 주시나니
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.ktorý činí súd siroty a vdovy a miluje pohostína dávajúc mu chlieb a odev.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Który czyni sąd sierocie, i wdowie, a miłuje przychodnia, dawając mu chleb i odzienie.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.que faz justiça ao órfão e � viúva, e ama o estrangeiro, dando-lhe pão e roupa.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.qui fait droit à l`orphelin et à la veuve, qui aime l`étranger et lui donne de la nourriture et des vêtements.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.rende giustizia all'orfano e alla vedova, ama il forestiero e gli dà pane e vestito
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.som hjelper den farløse og enken til deres rett, og som elsker den fremmede, så han gir ham føde og klær.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.som skaffar den faderlöse och änkan rätt, och som älskar främlingen och giver honom mat och kläder.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.som skaffer den faderløse og Enken Ret og elsker den fremmede og giver ham Brød og klæder.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.und schafft Recht den Waisen und Witwen und hat die Fremdlinge lieb, daß er ihnen Speise und Kleider gebe.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.ποιων κρισιν εις τον ορφανον και εις την χηραν, και αγαπων τον ξενον, διδων εις αυτον τροφην και ενδυματα.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Който извършва съдба за сирачето и за вдовицата и обича чужденеца, като му дава храна и облекло.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Который дает суд сироте и вдове, и любит пришельца, и дает ему хлеб и одежду.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.עשה משפט יתום ואלמנה ואהב גר לתת לו לחם ושמלה׃
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.الصانع حق اليتيم والارملة والمحب الغريب ليعطيه طعاما ولباسا.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.他 為 孤 兒 寡 婦 伸 冤 、 又 憐 愛 寄 居 的 、 賜 給 他 衣 食
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.他 為孤兒寡婦 伸冤 、 又 憐愛 寄居 的 、 賜給 他 衣食
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.C`est lui qui entasse, mais c`est le juste qui se revêt, C`est l`homme intègre qui a l`argent en partage.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.Co najedná, to spravedlivý obleče, a stříbro nevinný rozdělí.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.de goede en onschuldige mensen zullen die kleren dragen en zijn geld onder elkaar verdelen.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.egli le prepara, ma il giusto le indosserà e l'argento lo spartirà l'innocente
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.ele as pode acumular, mas o justo as vestirá, e o inocente repartirá a prata.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.él la preparará, pero el justo se vestirá con ella, y el inocente repartirá la plata
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.el le strînge, dar cel fără vină se îmbracă în ele, şi de argintul lui omul fără prihană are parte.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.han samler, men den retfærdige klæder sig i dem, og Sølvet arver den skyldfri;
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.kasatkoon: vanhurskas pukee ne päällensä, ja viaton perii hopean.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.그 예비한 것을 의인이 입을 것이요 그 은은 무죄자가 나눌 것이며
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.nahotoví, ale spravedlivý oblečie, a čo do striebra, podelí nevinný.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.pripravi si jih, a pravičnik jih bo oblekel, in nedolžni si med seboj razdele srebro.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.så blir det de rettferdige som klær sig med det han har samlet, og sølvet skal de skyldfrie dele.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.so wird er es wohl bereiten; aber der Gerechte wird es anziehen, und der Unschuldige wird das Geld austeilen.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.szeszerezheti [ugyan,] de az igaz ruházza magára, az ezüstön pedig az ártatlan osztozik.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.Tedy nasprawiać ich on, ale sprawiedliwy oblekać je będzie, a srebro ono niewinny dzielić będzie.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.tetapi perak dan pakaian itu semua akan menjadi milik orang yang tulus hatinya
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.Thật hắn sắm sửa, song rồi ra người công bình sẽ mặc lấy, Còn bạc, kẻ vô tội sẽ chia nhau.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.Thật hắn sắm_sửa , song rồi_ra người công_bình sẽ mặc lấy , Còn bạc , kẻ vô_tội sẽ chia nhau .
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.δυναται μεν να ετοιμαση, πλην ο δικαιος θελει ενδυθη αυτα και ο αθωος θελει διαμοιρασθη το αργυριον.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.Може да приготви, но праведните не ще ги облекат, И невинните ще си разделят среброто.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.то он наготовит, а одеваться будет праведник, исеребро получит себе на долю беспорочный.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.יכין וצדיק ילבש וכסף נקי יחלק׃
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.فهو يعدّ والبار يلبسه والبري يقسم الفضة.
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.他 只 管 豫 備 、 義 人 卻 要 穿 上 . 他 的 銀 子 、 無 辜 的 人 要 分 取
Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, Gümüşü suçsuz paylaşacak.他 只管 豫備 、 義人卻 要 穿上 . 他 的 銀子 、 無辜 的 人 要 分取
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı. 1871:1871:
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı. 1871:1871:
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı. 1871:1871:
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı. 1871:1871:
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı. 1871:1871:
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı.1871年
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı.대규모의 물소들을 죽이기 시작했죠
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı.Zo elimineerden ze een bron van voedsel, kleding en onderdak voor de Sioux.
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı.וחיסלו ע"י כך מקור חשוב לאוכל, ביגוד ומחסה לאומת הסו.
Siular için bir yiyecek, giyecek ve barınak kaynağı yok olmaya başladı.قاضين بذلك على مصدر الغذاء والكساء لأمة الـ"سو".
"Sonunda giyeceklerini katlamış.""Akhirnya dia melipat cuciannya."