gittikçe ile cümle

gittikçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -Podążając za krzywą, gdy osiąga f(2) zbliżamy się coraz bardziej do 4.
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -Pokud prostě sledujete křivku, jak se blížíte f(2), jedete stále blíž a blíž ke 4.
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -Se segui semplicemente la curva, quando ti avvicini a f(2), vai sempre piu' vicino a 4.
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -Se você segue ao longo desta curva, quando se aproxima de 2, você chega mais perto de 4.
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -Si sólo sigues por la curva, conforme te aproximas a f de 2, te acercas más y más a 4.
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -Wenn ihr nur dieser Kurve folgt, während Ihr Euch f von 2 annähert, kommt ihr näher an 4 heran.
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -x가 2에 가까워질 때 곡선을 따라가다보면 f(2)도 4에 가까워집니다
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -Ако просто продължите по кривата, когато наближите f от 2, вие се доближавате по-близо и по-близо до 4.
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -אם תלכו לאורך העקומה, כשאתם שואפים ל-F של 2, אתם מתקרבים יותר ויותר ל-4.
Eğrinin grafiği üzerinde ilerlediğinizde, yani "fe 2"ye yaklaştığınızda, gittikçe 4'e yaklaşırsınız. -اذا اتبعت المنحنى، كلما اقترب f(x) من 2 فسوف تقترب اكثر من الـ 4
Ekranım doldu. Gittikçe çoğalıyorlar.-Je jich plná obrazovka!
Ekranım doldu. Gittikçe çoğalıyorlar.Sunt peste tot!
Ekranım doldu. Gittikçe çoğalıyorlar.Навсякъде са!
Ekranım doldu. Gittikçe çoğalıyorlar.شاشتى ممتلئة إنهم فى كل مكان
Eksi 1'e gittikçe, gittikçe küçüleceğiz.Jeśli pójdziesz do minus 1, dostaniemy coraz mniejszą wartość.
Eksi 1'e gittikçe, gittikçe küçüleceğiz.Když půjdeme k mínus 1, bude funkce menší a menší.
Eksi 1'e gittikçe, gittikçe küçüleceğiz.Когато отидете на -1, ставаме все по-малки и по-малки.
Eksi 1'e gittikçe, gittikçe küçüleceğiz.だからー 1は、 1/9 にあります。
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Izklapljanje elektrike je postalo vedno bolj pogosto.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.정전 또한 더욱 빈번하게 일어났고, 밤이 되면 제 주변은 완전히 어두웠습니다.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Myös sähkökatkot yleistyivät, joten kaikki ympärilläni oli öisin pilkkopimeää,
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Przerwy w dostawach energii stawały się coraz częstsze, i w nocy wszystko spowijała ciemność.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Stále častější byly také výpadky proudu, takže v noci bylo všechno kolem mě zahaleno naprostou tmou.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Все по-често имаше аварии с електроснабдяването. Всичко около мен беше ужасно тъмно през нощта.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.הפסקות חשמל נעשו גם הן תכופות יותר ויותר, ובלילה, הכל סביבי היה חשוך לגמרי
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.كما تكررت إنقطاعات الكهرباء أكثر وأكثر كان كل شيء حولي مظلم تماماً في الليل
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.夜は真っ暗闇に包まれました 中国側の煌々とした灯りが見えました
Elimden geleni yaptım. - Gittikçe yükseliyoruz, adamım. - Önüne bak!-Càng ngày càng bay xa đó!
Elimden geleni yaptım. - Gittikçe yükseliyoruz, adamım. - Önüne bak!- Emelkedünk!
Elimden geleni yaptım. - Gittikçe yükseliyoruz, adamım. - Önüne bak!.אנחנו מסיימים את השידור .יברך אתכם האלוהים
Elimden geleni yaptım. - Gittikçe yükseliyoruz, adamım.-Promiň, A.J., lhal jsem ti.
Er ya da geç sağlık teknolojisinin gittikçe pahalılaşmasının kabul edilemez olduğu noktasına geleceğiz.Dříve či později si musíme uvědomit, že inovace v medicině nemůže vždy znamenat větší cenu.
Er ya da geç sağlık teknolojisinin gittikçe pahalılaşmasının kabul edilemez olduğu noktasına geleceğiz.Előbb-utóbb el kell fogadnunk, hogy a gyógyászati innovációk nem lehetnek mindig egyre drágábbak.
Er ya da geç sağlık teknolojisinin gittikçe pahalılaşmasının kabul edilemez olduğu noktasına geleceğiz.높은 비용을 들인다고 해서 보건의료혁신이 항상 이루어지는 것이 아니라는 점을 조만간 우리는 받아들여야 합니다.
Er ya da geç sağlık teknolojisinin gittikçe pahalılaşmasının kabul edilemez olduğu noktasına geleceğiz.Skôr či neskôr budeme musieť prijať fakt, že inovácie v zdravotnej starostlivosti nemôžu vždy stáť oveľa viac.
Er ya da geç sağlık teknolojisinin gittikçe pahalılaşmasının kabul edilemez olduğu noktasına geleceğiz.Рано чи пізно ми муситимемо змиритися з тим, що медичні нововведення не можуть завжди коштувати так дорого.
Er ya da geç sağlık teknolojisinin gittikçe pahalılaşmasının kabul edilemez olduğu noktasına geleceğiz.ובמוקדם או במאוחר, נהיה חייבים לקבל את העובדה שחידושים במערכת הבריאות לא חייבים תמיד להיות כ"כ יקרים.
Er ya da geç sağlık teknolojisinin gittikçe pahalılaşmasının kabul edilemez olduğu noktasına geleceğiz.وعلينا .. عاجلاً او آجلاً .. تقبل هذه حقيقة ان الاكتشافات الصحية لايجب ان تأتي دوماً بتكلفة أعلى
Er ya da geç sağlık teknolojisinin gittikçe pahalılaşmasının kabul edilemez olduğu noktasına geleceğiz.必ずしも高価であるべきではない事を 我々も認めなければいけません マルコルム・グラッドウェルは
Eski jenerasyon #Saudi Kralların sayısı gittikçe azalıyor.La vieja generación, cada vez más reducida, de los reyes #Saudi en espera.
Eski jenerasyon #Saudi Kralların sayısı gittikçe azalıyor.Saudaranya yang lain, Muqrin, telah dinobatkan sebagai putra mahkota.
Eski jenerasyon #Saudi Kralların sayısı gittikçe azalıyor.Сокращение старого поколения #Saudi королей в ожидании.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.A házas életem nem alakult valami jól, és csak egyre távolabb kerültünk egymástól.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Căsnicia mea nu mergea bine şi ne distanţam din ce în ce mai mult.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Cuộc hôn nhân không diễn biến tốt đẹp, và chúng tôi ngày càng xa nhau.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Il mio matrimonio non andava bene, e ci stavamo allontanando sempre di più.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.제 결혼생활은 순탄하지 못했고, 우리 부부는 점점 더 멀어져 갔습니다.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Meine Ehe lief nicht gut und wir entwickelten uns immer weiter auseinander.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Mijn huwelijk ging niet goed en we groeiden steeds meer uit elkaar.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Mi matrimonio no iba bien y nos íbamos distanciando cada vez más.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Mitt äktenskap gick inte så bra, och vi växte bara alltmer isär.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Moje manželství procházelo krizí a s ženou jsme se stále více odlučovali.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Môjmu manželstvu sa nedarilo, a čoraz viac sme sa od seba vzďaľovali.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Mon mariage n'allait pas bien, et nous nous éloignions progressivement l'un de l'autre.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.O meu casamento não estava a correr bem, e estávamos a afastar-nos cada vez mais.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Perkawinan saya tidak berjalan dengan baik, dan jarak kami semakin menjauh.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.W małżeństwie się nie układało, oddalaliśmy się od siebie.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Ο γάμος μου είχε προβλήματα και απομακρυνόμασταν με τη γυναίκα μου όλο και περισσότερο.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Бракът ми не вървеше добре, и все повече и повече се отдалечавахме един от друг.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.Мой брак проходил не очень хорошо, и мы все больше и больше отдалялись друг от друга.
İlgili Sayfalar