gittikçe ile cümle

gittikçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat hastalığı gittikçe ağırlaşmaktaydı.Sin embargo, su enfermedad se agravó.
Ekip gittikçe büyümektedir.La organización sigue creciendo.
Bu fakültede araştırma kültürü gittikçe gelişmektedir.En Europa está creciendo el interés por estos estudios.
Ön kısmıyla göğüse bağlanır ve arkaya doğru genellikle gittikçe azalır.Los dientes son mayores en el frente y declinan gradualmente hacia la parte posterior.
Daha sonraki zamanlarda Norveç kilisesi gittikçe güçlenmiş, kendi başına bir güç olmaya başlamıştır.La isla se fortificó cada vez más hasta hacerse casi inexpugnable.
Aynı zamanda Vali, Andrea ile gittikçe yakınlaşmaya başlamıştır.Al mismo tiempo, André se siente cada vez más atraído por Barbara.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.En la parte norte este desnivel va suavizándose.
Gittikçe ona daha fazla şanslar doğmuştur, dergilerde hikâyeleri ve küçük edebi metinleri yayımlanmıştır.Al mismo tiempo, aumentaron las ocasiones de publicar poemas y pequeños relatos literarios en revistas.
Aşk evlilikleri de günümüzde gittikçe artmaktadır.E anche i tabù relativi al matrimonio vengono superati a ritmo crescente.
Aynı zamanda kalıcı bir dostluk olacak ve bu dostluk gittikçe daha artacaktır.Con quest'ultimo instaurerà una sorta di amicizia, che però si deteriorerà sempre più.
1966'dan itibaren sağlığının bozulması nedeniyle gittikçe daha az eser verdi.Dal 1976 tuttavia apparve in pubblico sempre meno a causa di problemi di salute.
Nüfus her sene gittikçe azalmaktadır.Limite che andrà a ridursi gradualmente ogni anno.
Ekip gittikçe büyümektedir.Il gruppo cresce gradualmente.
Taşbaş'n ermişliği gittikçe yayılır.Sempre più frequente la presenza del Lupo.
Köy gittikçe güzelleşmekte ve gelişmektedir.Ogni giorno diventi più bella e più forte.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Inoltre, sembra che si stia espandendo sempre più a nord.
Dizi ilerledikçe baba-oğul arasındaki ilişki gittikçe güçlenmektedir.Quando il viaggio comincia anche il rapporto tra padre e figlio migliora.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.A questo punto il volume del lago inizia a diminuire.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.Le allucinazioni musicali divennero progressivamente più complesse.
Gittikçe garipleşti, gerçeklerden uzaklaştı, aldatıcı hayalciliğe yöneldi.Debra sempre più sconvolta dalle verità che emergono, manda via il fratello.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.L'abuso di alcol e droghe divenne un problema enorme.
Çiftin ekonomik durumu gittikçe bozuldu.A quel punto, il rapporto di coppia si deteriorò ulteriormente.
Küçük yalanlar, gittikçe daha büyük yalanlar doğurur.Piccoli movimenti inconsci che generano movimenti più consistenti.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Inizia così la ricerca che li renderà sempre più vicini.
Gwen gittikçe daha da daha da güçlenir.Perché la CGIL sia sempre più forte e più grande.
İşler gittikçe karışır.Sempre più confusione.
Ordusu ve savaş gücü gittikçe çoğaldı."La loro popolazione e la loro potenza militare stavano aumentando.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Beveva sempre più pesantemente e iniziò a fumare a catena.
Bu fakültede araştırma kültürü gittikçe gelişmektedir.Lo studio della genetica sta assumendo progressivamente maggior rilevanza.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.Negli ultimi mesi del 1940 la sua salute andò sempre più peggiorando.
Bu yıllarda Anne Sullivan'ın sağlığı gittikçe kötüleşmekte idi.Dopo quell'evento la salute di Anne si aggravò sempre di più.
MÖ 9. yüzyılın ikinci yarısında, Doğu Anadolu’ya yapılan Assur seferleri gittikçe yoğunlaşır.Verso la metà del secondo millennio, le culture di Andronovo cominciano a muoversi intensivamente verso est.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Continuò a lavorare assiduamente, nonostante la grave malattia, fino all'anno della sua morte nel 1994.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Il movimento cominciò ad allargarsi.
6. sezonda Blair ve Chuck ilişkisi yeniden başlar ve gittikçe güçlenir.Nel corso delle tre stagioni il rapporto tra Hannibal e Will cambia e si intensifica.
Buna protesto hareketi gittikçe büyümeye başladı.La protesta si fece sentire sempre più forte.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.In determinati punti della storia il drago si evolve, diventando più forte e potente.
O zamandan beri bu makinenin yaratıcılıkları ve yenilikleri gittikçe arttı.Durante questo periodo, l'importanza e la forza marittima di Nizza crebbe costantemente.
Ancak ayrılma hazırlıkları sırasında ve seyahatinin başlarında sıhhati gittikçe kötüleşmeye başladı.Durante il viaggio, il loro disprezzo reciproco comincia a indebolirsi.
Köyde bulunan ilkokul öğrenci sayısının gittikçe azalması nedeniyle kapatılmıştır.Il numero di studenti nella piazza cominciava a diminuire.
O, şımarık bir prens olarak başladığı yolunda gittikçe olgunlaşır ve gerçek bir "prens" olur.Mentre si impegna con la fantasia a diventare principe reale, si addormenta.
Bu numaralar enzimin gittikçe daha ince sınıflandırmasına karşılık gelir.Tali numeri rappresentano una classificazione via via più fine dell'enzima.
Hava gittikçe soğuyor.Становится всё холоднее и холоднее.
Kirlilik problemleri yıldan yıla gittikçe ciddileşiyor.Из года в год проблемы загрязнения окружающей среды становятся всё более и более серьёзными.
Bugünlerde gittikçe daha fazla insan kır yaşantısını şehir yaşantısına tercih ediyorlar.В наши дни всё больше и больше людей предпочитают жизнь в сельской местности жизни в городе.
Gittikçe şişmanlıyor gibi görünüyor.Она, кажется, всё больше и больше толстеет.
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.Марич, которая изначально не хотела ехать в Берлин, всё более раздражалась.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.И затем, по мере продвижения к северу, они меняются.
Bu sırada hava gittikçe bozmuş ve pis bir yağmur başlamıştır.Внезапно один из мешков в котором оказался заражённый и начинает устрашающее рычать.
Gwen gittikçe daha da daha da güçlenir.Ровена шевелилась всё больше и больше.
Bu yüzden gittikçe zayıflar.И они слабее, .
Leke gittikçe darağacına benzemektedir.Мордочка больше похожа на лисью.
Deniz gittikçe kuduruyordu.Постепенно море уходило.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.С тех пор количество стран-участниц постоянно росло.
1966'dan itibaren sağlığının bozulması nedeniyle gittikçe daha az eser verdi.Начиная с 1964 года играл всё меньше, из-за ухудшения состояния здоровья.
Gaz miktarı ve yıldız sayısı galaksinin merkezine doğru gittikçe artar.Плотность количества звёзд возрастает по мере приближения к центру большинства галактик.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.В 1960-е годы здоровье его ухудшается.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Заниматься этим расследованием становится все опаснее.
Gittikçe ona daha fazla şanslar doğmuştur, dergilerde hikâyeleri ve küçük edebi metinleri yayımlanmıştır.Менее удачны у него портреты и исторические сюжеты.
Bu ordu yolda kendine katılan diğer Müslüman birliklerle gittikçe büyüdü.По дороге к нему присоединялось все больше солдат.
İlgili Sayfalar