Ana içeriğe geç
Sözlük

gitmişler ile cümle

gitmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.但 這 百 姓 有 背 叛 忤 逆 的 心 . 他 們 叛 我 而 去
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.但 這百姓 有 背叛 忤逆 的 心 . 他 們叛 我 而去
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.우리 열조가 애굽으로 내려갔으므로 우리가 애굽에 오래 거하였더니 애굽인이 우리 열조와 우리를 학대하였으므로
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.že naši otcovia sostúpili do Egypta, a bývali sme v Egypte dlhý čas. A Egypťania nám robili zle i našim otcom.
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.Že sstoupili otcové naši do Egypta, a bydlili jsme tam za mnoho let. Egyptští pak ssužovali nás i otce naše.
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.וירדו אבתינו מצרימה ונשב במצרים ימים רבים וירעו לנו מצרים ולאבתינו׃
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.ان آبائنا انحدروا الى مصر واقمنا في مصر اياما كثيرة واساء المصريون الينا والى آبائنا
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.就 是 我 們 的 列 祖 下 到 埃 及 、 我 們 在 埃 及 久 住 、 埃 及 人 惡 待 我 們 的 列 祖 、 和 我 們
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.就是 我 們的 列祖 下到 埃及 、 我們 在 埃及 久住 、 埃及人 惡待 我 們 的 列祖 、 和 我 們
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Az õ tanítványai ugyanis elmentek a városba, hogy ennivalót vegyenek.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.(Bo uczniowie jego odeszli byli do miasta, aby nakupili żywności.)
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Căci ucenicii Lui se duseseră în cetate să cumpere de ale mîncării.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Car ses disciples étaient allés à la ville pour acheter des vivres.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.(Denn seine Jünger waren in die Stadt gegangen, daß sie Speise kauften.)
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Hans Disciple vare nemlig gåede bort til Byen for at købe Mad.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Hans disipler var gått bort til byen for å kjøpe mat.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Hans lärjungar hade nämligen gått in i staden för att köpa mat.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Hij was op dat moment alleen omdat Zijn discipelen naar de stad waren om eten te kopen.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.I suoi discepoli infatti erano andati in città a far provvista di cibi
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.이는 제자들이 먹을 것을 사러 동네에 들어갔음이러라
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Lebo jeho učeníci boli odišli do mesta, aby nakúpili potravy.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.(Nebo učedlníci jeho byli odešli do města, aby nakoupili pokrmů.)
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Pois seus discípulos tinham ido � cidade comprar comida.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Pues los discípulos habían ido a la ciudad a comprar de comer
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Sillä hänen opetuslapsensa olivat lähteneet kaupunkiin ruokaa ostamaan.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Učenci njegovi so namreč odšli v mesto, da kupijo živeža.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Vì môn đồ Ngài đã đi ra phố đặng mua đồ ăn.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Vì môn_đồ Ngài đã đi ra phố đặng mua đồ_ăn .
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Διοτι οι μαθηται αυτου ειχον υπαγει εις την πολιν, δια να αγορασωσι τροφας.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Ибо ученики Его отлучились в город купить пищи.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Ученики бо Його пійшли в город, щоб купити ті.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.כי תלמידיו הלכו העירה לקנות אכל׃
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.لان تلاميذه كانوا قد مضوا الى المدينة ليبتاعوا طعاما.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.那 時 門 徒 進 城 買 食 物 去 了
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.那 時門徒 進城 買 食物 去了
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Ainsi, ils peuvent la retrouver tout au long de sa route vers Lanka.
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Och det var därför de kunde hitta henne.
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.- Так они узнали что ее увезли на Ланку
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.כך הצליחו למצוא אותה. התכשיטים הובילו ללנקה.
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.何回 落としたの?
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Se habían derretido como bolas de nieve sobre una estufa caliente.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Se topiseră ca bulgării de zăpadă pe sobă.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Si erano sciolti come neve al sole.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Είχαν λιώσει σαν χιονόμπαλες πάνω σε ζεστή σόμπα.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Они таяли, как снежки в горячей духовке.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.הם נמסו כמו כדורי שלג על תנור חם.
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Aku hampir saja aku pergi menemui Hatter sebagai gantinya! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Am aproape doresc Aş plecat pentru a vedea Palarierul loc! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Casi desearía que había ido a ver al Sombrerero en su lugar! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Eu quase desejo que eu tinha ido ver o Chapeleiro vez! ' >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >거의 제가 대신 해터를 보러 가지면 좋겠는데! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >> 第VII章。マッドティーパーティー
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Ich wünschte fast, ich sei der Hatter statt zu sehen! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Ik bijna willen dat ik was gegaan om de Hatter in plaats daarvan te zien! ' >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >I niemal żałuję, poszedł do Hatter zamiast zobaczyć! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >I σχεδόν Μακάρι να είχα πάει να δω το Hatter αντ 'αυτού! >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Jag önskar nästan att jag hade gått för att se Hatter istället! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Jeg næsten ønske, jeg var gået for at se hattemageren i stedet! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Je souhaite presque j'étais allé voir le Chapelier à la place! ' >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Majdnem Bárcsak volna elment, hogy a Kalapos helyett! " >
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod