Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Olen melkein toivottaa olin joutunut näkemään Hatter sijaan! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Quasi vorrei ero andata a vedere il Cappellaio invece! ' >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Skoraj sem željo, da sem šel za ogled Klobučar namesto! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Skoro jsem si přál, abych šel vidět Kloboučník místo! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Skoro som si prial, aby som šiel vidieť klobúčnik miesto! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Tôi gần như muốn tôi đi để xem Hatter thay vì! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Аз почти се иска да бях отишъл да види Шапкар вместо! >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Я трохи не шкода, що я пішов в гості до Капелюшника замість цього! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Я чуть не жаль, что я пошел в гости к Шляпника вместо этого! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >אני כמעט מצטערת שהלכתי לראות את הכובען במקום! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >أود تقريبا كنت ذهبت لرؤية حتر بدلا من ذلك! " >
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Bila je v s hrastom obloženi sobi.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Bref, elle est allée voir ce spécialiste. Dans cette pièce aux lambris de chêne.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Comunque, andò a farsi vedere da questo specialista. Stanza in legno di rovere ...
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Ella fue a ver a un especialista.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.(Gelach) Ze ging naar een specialist in een kamer met eiken panelen.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Gillian meni tapaamaan erikoislääkäriä äitinsä kanssa.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Išla navštíviť odborníka.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.I vilket fall, hon fick träffa en specialist. Så, i detta rum med ek-panel
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Jadi, Gillian pergi menemui spesialis. Di dalam ruang berlapis kayu oak
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.하여간, 의사를 찾아 갔는데, 어머니와 통나무 판자로 된 방에 들어가서
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.(Lachen) Jedenfalls ging sie zu einem Spezialisten.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Nå, men hun gik til en specialist.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.No mindegy, elment egy specialistához, egy ilyen tölgyborítású szobába.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.(Râsete) S-a dus să o vadă un specialist.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.(Risos) Foi consultar um especialista, num gabinete luxuoso.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Takže ji poslali k psychiatrovi. Byla to místnost vykládaná dubem.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Trở lại câu chuyện, cô ấy tới gặp một bác sĩ chuyên khoa.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Както и да е, тя отишла при специалист.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.(Смех) Так вот, её отвели к врачу.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.Тож, її відправили до спеціаліста, в кабінет з дубовими панелями.
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.[צחוק] היא הלכה למומחה אחד,
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.على أية حال، ذهبت لرؤية ذلك المتخصص. فكانت غرفة مغطاة جدرانها بألواح البلوط وكانت هناك مع والدتها،
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.重厚な壁に囲まれた部屋で 部屋の隅にある椅子に座るよう言われ
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile.J'ai répondu quelque chose comme "ne vous pressez pas" ou peut être juste "non merci", et ils sont partis.
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile.그래서 제가 아마 "서두를 필요는 없어요"라고 했던 것 같습니다. 아님, "제발 그러지 마세요"라던가 그리고 그들은 집을 나갔습니다.
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile."Nem kell elsietni", vagy talán csak annyit, "Nem kell...", ezzel elmentek.
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile."Nespěchejte s tím, prosím," a nebo to možná bylo jenom:
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile."Prego, non abbiate fretta" o forse era solo: "Per favore no" e poi sparirono.
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile."Proszę, nie spieszcie się," albo po prostu: "Proszę, nie" i już ich nie było.
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile.Гадаю, що я відповіла, щоб вони не поспішали, або щось на зразок: "Та не треба", і вони пішли.
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile."Моля, не бързайте", или може би беше просто "Моля, недейте", и те си тръгнаха.
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile.ואני אמרתי, "בבקשה, לא צריך למהר." או אולי משהו כמו "בבקשה, לא." והם הלכו.
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile.وأعتقد أني قلت شيئا من هذا القبيل "من فضلكم لا تتعجلوا " أو ربما كانت مجرد "من فضلك لا" ، قبل ان يختفوا.
Sanırım "Lütfen acele etmeyin." gibi birşeyler söyledim ya da sadece "Lütfen...,"dedim, gitmişlerdi bile.言ったと思うけど 彼らは帰って行った 月並みの信念に浸っている自分に
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Bylo to to celé cestě na Lanku.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Całą drogę do Lanki.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Cả một quãng đường đến Lanka.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Den ganzen Weg bis nach Lanka.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Egészen Lankáig.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Ela percorreu todo o caminho até Lanka.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Fino a Lanka.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Jäljet johtivat Lankaan saakka
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Jejaknya sampai ke Lanka.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.La llevaron hasta Lanka.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Продължило е по целия път до Ланка.