Hayır, daha ben kalkmadan o gitmişti.Нет. Он ушёл до того как я встал.
Hayır, daha ben kalkmadan o gitmişti.座ってネルソンに言い聞かせないと
-"Hayır." "O zaman Babam da gitmiş olabilirdi."."Deci tati nu ar mai fi aici."
Hee-joong sinirlenip sarhoş olmuştu. Ardından da bir erkeğin evine gitmişti.Хі Чжун із злості напилася і відправилася в будинок до хлопця.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Bijna alles is weggerot; zelfs de beenderen van de man die zou zijn begraven zijn vergaan.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Gần như tất cả mọi thứ đã rữa ra; ngay cả xương của người đàn ông đã được chôn cất cũng đã phân rã hết.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Prawie wszystko zgniło; nawet kości człowieka, który został pochowany się rozpuściły.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Майже все згнило; навіть кістки похованого там чоловіка розклались.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Почти все сгнило; даже кости захороненного человека растворились.
Henüz fazla uzağa gitmiş olamaz!Não pode ter ido demasiado longe!
Henüz fazla uzağa gitmiş olamaz!Nie mógł odejść zbyt daleko.
Henüz fazla uzağa gitmiş olamaz!Non può essere andato troppo lontano!
Henüz fazla uzağa gitmiş olamaz!¡No puede haber llegado muy lejos!
Henüz fazla uzağa gitmiş olamaz!Δεν μπορεί να έχει πάει πολύ μακριά!
Henüz fazla uzağa gitmiş olamaz!Он не мог далеко уйти!
Her neyse, role hazırlanmak için Varoşlara gitmiştim ve bir geceyi de orada geçirmiştim.Итак, чтобы подготовиться к роли, я дошёл до самого низа.
Herşey yolunda gitmiş.Alles ist gut gelaufen.
Herşey yolunda gitmiş. Kilosu da yerindeymiş.Ha salido con buen peso.
Herşey yolunda gitmiş.Tutto č andato bene.
Herşey yolunda gitmiş.Κορίτσι!
Hey, millet. Bence gitmiş.Chyba sobie poszedł.
Hey, millet. Bence gitmiş.Hei, kaverit, luulen, että se on mennyt.
Hey, millet. Bence gitmiş.Hej killar, jag tror det är borta.
Hey, millet. Bence gitmiş.Hej, lidi, myslím, že je to pryč.
Hey, millet. Bence gitmiş.Hey, Leute, ich glaube es ist weg.
Hey, millet. Bence gitmiş.Jongens, ik denk dat het weg is.
Hey, millet. Bence gitmiş.Oigan, creo que se ha ido.
Hey, millet. Bence gitmiş.Oigan, creo que se ha ido.
Hey, millet. Bence gitmiş.Pessoal, acho que aquilo afastou-se.
Hey, millet. Bence gitmiş.Srácok, szerintem elment.
Hey, millet. Bence gitmiş.Παιδιά, νομίζω ότι έφυγε.
Hey, millet. Bence gitmiş.Момци, мислим да је отишло.
Hikayeleri sorgulama. Gitmiş.Hinterfragt diese Geschichten einfach nicht.
Hikayeleri sorgulama. Gitmiş.消えてしまった
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Amikor először találkoztunk az egyik emlékem, hogy meghívott egy randevúra.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Ich weiß noch, als wir uns kennenlernten, wollte er mich einmal ausführen.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Když jsme se seznámili, jedna z věcí, kterou si pamatuji, je že mě vzal na rande.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Keď sme sa prvý krát stretli, jedna z vecí, ktoré si pamätám je, že ma zobral von na rande.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.저희 부부가 연애 초기에 데이트 하면서 겪었던 일들이 기억에 남는데요.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Kun tapasimme ensimmäistä kertaa, muistan hänen vieneen minut treffeille.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Och när vi först träffades är en av de saker jag minns att han tog med mig på en dejt.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Quando nós nos vimos pela primeira vez, uma das coisas de que me lembro é que ele convidou-me para sair.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Saat pertama kali kami bertemu, satu hal yang saya ingat adalah dia mengajak saya berkencan.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Si cand ne-am intalnit prima data, unul din lucrurile pe care mi le amintesc e ca m-a scos la o intalnire.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Toen we elkaar leerden kennen, herinner ik me dat hij me uit vroeg.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Và khi chúng tôi mới gặp nhau, tôi nhớ anh ấy đã đưa tôi đi hẹn hò.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Y cuando nos conocimos por primera vez, una de las cosas que recuerdo es que tuvimos una cita.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Z początku naszej znajomości najlepiej zapamiętałam pewną randkę.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Και όταν πρωτογνωριστήκαμε ένα από τα πράγματα που θυμάμαι είναι ότι με έβγαλε ραντεβού.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Когато се срещнахме за пръв път, едно от нещата, които си спомням, е, че ме заведе на среща.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Коли ми вперше зустрілися, я пам'ятаю, що він запросив мене на побачення.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Я хорошо помню, что когда мы только познакомились, он пригласил меня на свидание.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.וכשניפגשנו לראשונה, אני זוכרת שהוא לקח אותי לדייט.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.وعندما التقينا لأول مرة أحد الأشياء التي أتذكرها هو أنه أخذني في موعد.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.デートに誘われた時のことを覚えています 地域集会に連れて行かれたのです
İnanılmaz destansı ve harika bir konser. Ve gitmiş olan insanlar gerçekten çok hoşlandılar.Es un concierto muy, muy epico y muy hermoso y la gente que lo prensencio lo adoró completamente.
-İnternet gitti gene! -Hay bin kunduz! Evet, gitmiş.인터넷은 죽어버렸어.. / 젠장, 그래, 내가했다!
-İnternet gitti gene! -Hay bin kunduz! Evet, gitmiş.!האינטרנט מת הרגע .לעזעזל! כן, הוא מת
-İnternet gitti gene! -Hay bin kunduz! Evet, gitmiş.توقفت الإنترنت للتو - اللعنة،لقد إنقطعت -
-İnternet gitti gene! -Hay bin kunduz! Evet, gitmiş.ポンコツ・ウインドウズめ!