gitmiş ile cümle

gitmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Och när vi först träffades är en av de saker jag minns att han tog med mig på en dejt.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Quando nós nos vimos pela primeira vez, uma das coisas de que me lembro é que ele convidou-me para sair.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Saat pertama kali kami bertemu, satu hal yang saya ingat adalah dia mengajak saya berkencan.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Si cand ne-am intalnit prima data, unul din lucrurile pe care mi le amintesc e ca m-a scos la o intalnire.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Toen we elkaar leerden kennen, herinner ik me dat hij me uit vroeg.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Và khi chúng tôi mới gặp nhau, tôi nhớ anh ấy đã đưa tôi đi hẹn hò.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Y cuando nos conocimos por primera vez, una de las cosas que recuerdo es que tuvimos una cita.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Z początku naszej znajomości najlepiej zapamiętałam pewną randkę.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Και όταν πρωτογνωριστήκαμε ένα από τα πράγματα που θυμάμαι είναι ότι με έβγαλε ραντεβού.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Когато се срещнахме за пръв път, едно от нещата, които си спомням, е, че ме заведе на среща.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Коли ми вперше зустрілися, я пам'ятаю, що він запросив мене на побачення.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.Я хорошо помню, что когда мы только познакомились, он пригласил меня на свидание.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.וכשניפגשנו לראשונה, אני זוכרת שהוא לקח אותי לדייט.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.وعندما التقينا لأول مرة أحد الأشياء التي أتذكرها هو أنه أخذني في موعد.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.デートに誘われた時のことを覚えています 地域集会に連れて行かれたのです
İnanılmaz destansı ve harika bir konser. Ve gitmiş olan insanlar gerçekten çok hoşlandılar.Es un concierto muy, muy epico y muy hermoso y la gente que lo prensencio lo adoró completamente.
-İnternet gitti gene! -Hay bin kunduz! Evet, gitmiş.인터넷은 죽어버렸어.. / 젠장, 그래, 내가했다!
-İnternet gitti gene! -Hay bin kunduz! Evet, gitmiş.!האינטרנט מת הרגע .לעזעזל! כן, הוא מת
-İnternet gitti gene! -Hay bin kunduz! Evet, gitmiş.توقفت الإنترنت للتو - اللعنة،لقد إنقطعت -
-İnternet gitti gene! -Hay bin kunduz! Evet, gitmiş.ポンコツ・ウインドウズめ!
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Az õ tanítványai ugyanis elmentek a városba, hogy ennivalót vegyenek.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.(Bo uczniowie jego odeszli byli do miasta, aby nakupili żywności.)
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Căci ucenicii Lui se duseseră în cetate să cumpere de ale mîncării.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Car ses disciples étaient allés à la ville pour acheter des vivres.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.(Denn seine Jünger waren in die Stadt gegangen, daß sie Speise kauften.)
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Hans Disciple vare nemlig gåede bort til Byen for at købe Mad.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Hans disipler var gått bort til byen for å kjøpe mat.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Hans lärjungar hade nämligen gått in i staden för att köpa mat.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Hij was op dat moment alleen omdat Zijn discipelen naar de stad waren om eten te kopen.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.I suoi discepoli infatti erano andati in città a far provvista di cibi
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.이는 제자들이 먹을 것을 사러 동네에 들어갔음이러라
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Lebo jeho učeníci boli odišli do mesta, aby nakúpili potravy.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.(Nebo učedlníci jeho byli odešli do města, aby nakoupili pokrmů.)
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Pois seus discípulos tinham ido � cidade comprar comida.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Pues los discípulos habían ido a la ciudad a comprar de comer
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Sillä hänen opetuslapsensa olivat lähteneet kaupunkiin ruokaa ostamaan.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Učenci njegovi so namreč odšli v mesto, da kupijo živeža.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Vì môn đồ Ngài đã đi ra phố đặng mua đồ ăn.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Vì môn_đồ Ngài đã đi ra phố đặng mua đồ_ăn .
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Διοτι οι μαθηται αυτου ειχον υπαγει εις την πολιν, δια να αγορασωσι τροφας.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Ибо ученики Его отлучились в город купить пищи.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.Ученики бо Його пійшли в город, щоб купити ті.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.כי תלמידיו הלכו העירה לקנות אכל׃
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.لان تلاميذه كانوا قد مضوا الى المدينة ليبتاعوا طعاما.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.那 時 門 徒 進 城 買 食 物 去 了
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.那 時門徒 進城 買 食物 去了
Isen, prens azap ölüm sana. Bu nedenle, uzakta, gitmiş olacak!Hoàng tử diệt vong sẽ ngươi tử vong Nếu ngươi nghệ thuật thực hiện.
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Ainsi, ils peuvent la retrouver tout au long de sa route vers Lanka.
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.Och det var därför de kunde hitta henne.
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.- Так они узнали что ее увезли на Ланку
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.כך הצליחו למצוא אותה. התכשיטים הובילו ללנקה.
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar. Taa Lanka'ya kadar gitmişler.何回 落としたの?
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Ale uzdravený nevedel, kto je, lebo Ježiš sa bol vzdialil ztade, kým bol zástup na tom mieste.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.A meggyógyult pedig nem tudja vala, hogy ki az; mert Jézus félre vonult, sokaság lévén azon a helyen.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Dar cel vindecat nu ştia cine este: căci Isus se făcuse nevăzut din norodul care era în locul acela.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.De man wist het niet, omdat Jezus ongemerkt was weggegaan toen de mensen van alle kanten kwamen aanlopen.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.고침을 받은 사람이 그가 누구신지알지 못하니 이는 거기 사람이 많으므로 예수께서 이미 피하셨음이라
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Mas o que fora curado não sabia quem era; porque Jesus se retirara, por haver muita gente naquele lugar.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Mutta parannettu ei tiennyt, kuka se oli; sillä Jeesus oli poistunut, kun siinä paikassa oli paljon kansaa.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Nhưng người đã được chữa lành không biết là ai : vì Ðức_Chúa_Jêsus đã lẫn trong đám đông tại_chỗ đó .

İlgili Sayfalar