Babası Soner ise Aylin'in ölümünden dolayı onu bırakıp İngiltere'ye gitmiştir.Il déteste son père car celui-ci aurait laissé sa femme (Ayani) mourir en Somalie.
Şu ana kadar GP2'den Formula 1'e 18 pilot gitmiştir.Jusqu'à présent, vingt-cinq pilotes ont été promus en F1.
Yazları bir dönem oraya gitmiştik.Il en sortait quelquefois en été.
Şubat 2009'da Filistin'deki mülteci kamplarını ziyarete gitmiş ama İsrail Polisi tarafından tutuklanmıştır.En janvier et février, des manifestations ont lieu, mais elles sont interdites par l'Autorité palestinienne.
ZDF küçük problemlerle dört günde operasyona gitmiştir.Il se déroule en quatre jours aux rythmes du swing.
O, okula gitmiş olamaz.Él no puede haber ido a la escuela.
Bugün pazar. O, okula gitmiş olamaz.Es domingo. No puede haber ido a la escuela.
Babam düşünceye dalıp gitmişti.Mi padre estaba en las nubes.
On yıl önce oraya gitmişti.Había ido allí diez años antes.
Bu Tom'un hoşuna gitmiş.A Tom le gustó esto.
8 Nisan 217'de, Caracalla Carrhae seyahati sırasında suikaste kurban gitmiştir.El 8 de abril de 217, Caracalla fue asesinado mientras viajaba a Carrhae.
Ancak kısa süre sonra kendisi de gözden düşmüş ve 38 yılında karısıyla birlikte suikaste kurban gitmiştir.Poco después perdió sin embargo el favor imperial y se suicidó junto a su esposa en 38.
2000 yılında kiralık olarak CF Extremadura'ya gitmiştir.En 1999 llegó al CF Extremadura.
Yıl 2008'dir ve 3 karakter kendi yollarına gitmişlerdir.Ahora es 2008, y los dos personajes han tomado caminos diferentes.
Japon Elçiliği Papa Paul V ile Roma'da Kasım 1615'te görüşecekleri İtalya'ya gitmişlerdir.La misión japonesa llegó a Italia, donde podrían conocer al papa Paulo V en Roma en noviembre de 1615.
1992 yılında Ingolstadt'a gitmiş ve 2 yıl boyunca Audi için tasarımlar yapmıştır.En 1992 se trasladó a Ingolstadt para una temporada 2 años en Audi Design.
Onlardan 11,000 kişi Kars`tan gitmiştir.Entre ellos había más de 11.000 personas de la ciudad de Kars.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Fue recibida con frialdad.
Mutlaka sinirlenip gitmiştir" dedi.Él se ha convertido en el Intercesor».
On dört defa hacca gitmiştir.Salió expulsado 14 veces.
Bunun da etkisiyle, İran'daki bazı Kürtler ana dillerinde eğitim görmek amacıyla Irak'a gitmişlerdir.Consecuentemente, muchos kurdos iraníes han marchado a Irak, donde pueden estudiar en su idioma nativo.
Bu makine sayesinde mucizevi bir şekilde 1899 yılından 802.701 yılına gitmiştir.De esta manera vi en mi última mirada el mundo del año 802.701.
Noah, evine doğru koşmuş, Tyreese'de onun peşinden gitmiştir.Noah se levanta y corre hacia la casa de su familia, con Tyreese persiguiéndolo.
1450 - 1500) - ünlü Portekizli kâşif Portekiz'den yola çıkıp Ümit Burnu'na gitmişti.1450-1500), explorador y navegante portugués, que desde Portugal llegó al cabo de Buena Esperanza.
Almanya’dan ayrılarak, önce İngiltere’ye daha sonra ise Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmiştir.Se fue de Alemania a Inglaterra y luego a Estados Unidos.
Bakırköyspor'dan sonra Sapancaspor'a gitmiş ve bu takımda da iki sezon futbol oynamıştır.Es aquí donde conoció a Sakuraba, ambos han trabajado juntos en varios juegos desde entonces.
Bu da benim hoşuma gitmişti.Y me gustó también.
Annesi ile kazandığı bale bölümüne gitmişlerdir.Asimismo, estudió clases de ballet impartidas por su madre.
İkisi beraber General Grievous'u yakalamak için Utapau'ya gitmişlerdir.Más adelante, Obi-Wan viaja a Utapau para capturar al general Grievous.
İki yüksek mahkeme yargıcı suikasta kurban gitmiştir.Dos jueces de la Corte Suprema de Estados Unidos son asesinados.
Bu dönemde Anthony Meksika'ya gitmiş, Jack ise gruptan ayrılmıştır.Pero ahora Max ha vuelto a casa y la pareja tiene que irse.
Sabah uyanmışlar bir de bakmışlar ki ayı gitmiş.Despertaron la mañana siguiente para ver que Karl no estaba, y luego le oyeron llorar.
Dallas'taki Southern Methodist University'ye (Güney Metodist Üniversitesi) gitmiştir.Luego pasó a la Universidad Metodista del Sur en Dallas.
Ve oraya Glenn'inde gitmiş olabileceğini düşünerek oraya gider.Él se viste mientras ella reflexiona que podría visitarla en Hollywood.
Lakin yine işler ters gitmiş ve Drusilla çıkagelmiştir.Desilusionada, Drusilla se marcha.
Ablasının yanına ABD'ye gitmiştir.Emigró junto a su familia a los Estados Unidos.
Hızır otobüsü ile Çatlak Kazana gitmiş ve orada Bakanla görüşme yapmıştır.De repente para la moto y se ve a sí mismo discutiendo con su ex-novia.
Daha sonra moda fotoğrafçılığı yapmak için Roma'ya gitmiş ve dört sene orada yaşamıştır.Más tarde abandonó Bolonia y se trasladó a Roma, donde residió durante cuatro años.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Se explotaba también el ganado.
1919’da da New York kentine gitmiştir.En 1939 viajó a la ciudad de Nueva York.
Bir diğer kısmı da yurt dışına işçi olarak gitmiştir.Otros también fueron obligados a trabajar en el extranjero.
Yönetime el konulmasının ardından ABD'ye gitmiş ve ABD vatandaşı olmuştur.Finalmente, logró pedir asilo político, y se hizo ciudadano de Estados Unidos.
Doktor, gece bir partiye gitmiştir.Esa noche hay una fiesta.
Dallas'taki Southern Methodist University'ye (Güney Metodist Üniversitesi) gitmiştir.Ha frequentato la Southern Methodist University a Dallas.
Aristagoras bunun üzerine Atina'ya gitmiştir.Aristagora quindi si diresse ad Atene.
Daha sonra, Domeniconi Türkiye'ye gitmiş ülke kültüründen ve insanından tutku derecesinde etkilenmiştir.Più tardi Domeniconi visita la Turchia e rimane affascinato dalla sua cultura e dalla sua gente.
Daha sonra Gary Snyder ve Lew Welch ile Reed College'a gitmiş, 1951'de buradan mezun olmuştur.Frequentò quindi il Reed College, dove conobbe Gary Snyder e Lew Welch, e si laureò nel 1951.
Oyunculuk kariyerine başlamadan önce Auckland'da King's College lisesine gitmiştir.Ha studiato presso il King's College, di Auckland, prima di iniziare la carriera da attore.
Dün işe gitmiş.È stata all'ospedale.
1970 yılında British Museum'da araştırma yapmak için Londra'ya gitmiştir.Nel 1970 si trasferisce a Londra dove studia al British Museum.
İkinci Haçlı Seferi (1147) sırasında da, Fransa’daki Yahudiler sık sık katliamlara kurban gitmişlerdir.Nel Seconda Crociata (1147) gli ebrei in Francia furono oggetto di massacri frequenti.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.In Inghilterra invece fu accolto freddamente.
Fakat bundan sonra Haçlılar bu kalede kuşatılarak durumları kötüye doğru gitmiştir.Le dispute di confine erano comuni e conducevano ad azioni aggressive.
O da savaş için asker gitmiştir ama gayet kötü duruma düşmüştür.S'è trasferito lì per motivi di salute, ma è molto timoroso.
Tom, Merope hamile olmasına rağmen onu bırakmış gitmiştir.Poco tempo dopo, Merope rimase incinta.
Othello ise evine gitmiştir.Giuliano è tornato a casa.
1920 yılının başında Berlin'e gitmiştir.Scritto a Berlino all'inizio del 1932.
Prusya ise Büyük Britanya ile ittifaka gitmiştir.Denuncia dell'alleanza con la Gran Bretagna.
Yedi yaşından beri en iyi arkadaş olan Paul ve Dave, ayrıca birlikte sinema okuluna gitmişlerdir.È il migliore amico di Dave e Brad sin dai tempi del college.
Setsuna kendine geldiğinde Rociel gitmiştir, Sara ise baygın haldedir.Ma, avendo assorbito il vortice, Rose si sta inconsapevolmente uccidendo.