Onlar birkere buluşmuşlardır, ama o sadece ona bir şeyler öğretmek için gitmiştir.Sie hätten ihn nicht töten, sondern ihm nur eine Lektion erteilen wollen.
Aynı yılda Japonya'da sergi turnesine gitmiştir.Im selben Jahr machte er eine neue Tournee in Japan.
Bu süreçte, Kore'ye, Çin'e ve Filipinler'e gitmiştir.Etzel bereiste dabei China, Korea und auch die Philippinen.
On dört defa hacca gitmiştir.14-mal stand er in der Startelf.
Dün işe gitmiş.Er musste im November ins Krankenhaus.
Babasının ölümüyle İngiltere'ye gitmiş.Der Vater ging nach dem Tod seiner Frau nach Amerika.
Annesi ile kazandığı bale bölümüne gitmişlerdir.Pamela wird der Truppenabteilung ihrer Mutter zugeordnet.
Bu halkın büyük bir bölümü Ruslar arasında asimile olup gitmiştir.Ein „bedeutender Teil“ von ihnen seien Russen gewesen.
Revé lamba almaya gitmişti.Der Aktionsausschuss distanzierte sich von Lamp.
Daha sonra makina mühendisliği eğitimi için Viyana'ya gitmiştir.Anschließend kehrte er nach Venezuela zurück, um Maschinenbau zu studieren.
Galadriel göcüp gitmişti, Celeborn da yoktu, ülke sessizdi.Ohne Galadriel fing das Land langsam an zu veröden, und Celeborn verließ es und ging nach Bruchtal.
2009'un başında ise São Caetano takımına gitmiştir.Ab der Saison 2009 wird er für das Team Capinordic an den Start gehen.
Steinitz Varyantı 1960'lı yıllarda Fischer tarafından oynanana dek unutulup gitmiştir.Die Steinitz-Variante wurde von Bobby Fischer in den 1960er Jahren wiederbelebt.
Yüksek öğrenimi için Atina'ya gitmiştir.Zum Studium ging er nach Athen.
Geri kalanlar ise muhtemelen Urartu'nun çöküşünden sonra tamamen ortadan yok olup gitmişlerdir.Diese flohen daraufhin unter Zurücklassung allen schweren Gerätes.
Kuşatma sırasında her iki taraf da geniş yangınlar çıkarma yoluna gitmiştir.So leisteten sich etwa beide Teile getrennte Feuerwehren.
15 yaşında oyuncu olmak için evi terk etmiş ve Paris'e gitmiştir.Mit fünfzehn Jahren zog er von zuhause aus und ging nach Paris.
Ülke genelinde revizyonist parti teşkilatına karşı işçiler greve gitmiş durumdaydı.Am Tag des Unfalls waren die Mitarbeiter der zivilen Flugsicherung in Frankreich in einem Streik.
Belki gitmiştir.Il est peut-être venu.
O, belki gitmiştir.Il est peut-être venu.
Sadece Sobibor'un savaş suçlularına karşı ifade vermek için Avrupa'ya bir süreliğine gelip gitmiştir.Ils ne revinrent en Europe que quelques fois pour témoigner contre des criminels de guerre de Sobibór.
Lut, İbrahim’le birlikte Mısır’a gitmiştir.Il donne aussi la généalogie qui va de Sem (un des fils de Noé) à Abraham.
Japon Elçiliği Papa Paul V ile Roma'da Kasım 1615'te görüşecekleri İtalya'ya gitmişlerdir.L'ambassade japonaise arrive en Italie où elle rencontre le pape Paul V à Rome en novembre 1615.
Oraya Çin’in yeni bir yola girmesi gibi iyimserlik ve umutla gitmişti.Il y est allé avec optimisme et espoir, considérant la Chine comme étant alors sur un nouveau chemin.
İsviçre'de büyümüş daha sonra The Juilliard School'e gitmiştir.Il grandit en Suisse et plus tard étudie à la Juilliard School de New York.
İki yüksek mahkeme yargıcı suikasta kurban gitmiştir.Deux magistrats de la Cour suprême sont assassinés.
Tahliye edildikten sonra Almanya'ya gitmiş ve 1907'de Rusya'ya dönerek Bakü'ye taşınmıştır.Après sa libération, il s'exile en Allemagne, puis retourne en 1907 en Russie, à Bakou.
Havalimanından ilk uçak ise KLM ile Amsterdam'a gitmiştir.Le premier départ était un vol de KLM à destination d'Amsterdam.
Tom savaşa gitmiş, ilişkileri de böylece sona ermiştir.Kevin se rétracte alors et met fin à leur relation.
Sam ile aralarında hemen bir yakınlaşma olmuş, iş birlikte olmaya kadar gitmiştir.Elle finit donc par embrasser Sam (au milieu du livre) et à sortir avec lui (à la fin du livre).
2011'de Hull City'ye gitmiştir.En juillet 2013, il rejoint Hull City.
Dün işe gitmiş.Il est allé au marché.
Aristagoras bunun üzerine Atina'ya gitmiştir.Aristagoras se tourne alors vers Athènes.
1422-1423 yıllarında küçük bir çocukken Gentile da Fabriano'da öğrenci olmak üzere Floransa'ya gitmiştir.Il est parti à Florence encore enfant vers 1422-1423 et devint élève de Gentile da Fabriano.
Helga Hufflepuff'ın doğum günü ve doğduğu yer zaman içinde kaybolup gitmiştir.Assez étonnement, la carrière d'Helmut Graf dans son pays de naissance est déjà terminée.
Dr. Loomis aşağı baktığında ise Michael hiçbir şey olmamış gibi yerinden kalkıp gitmiştir.Cependant, quand le Dr Loomis regarde par la fenêtre, Michael a déjà disparu.
Bella'da onu kurtarmak için peşinden gitmiştir.Paul arrive à temps pour la sauver.
Eski insanlar bu verimli topraklara yerleşmişler ve bu yerlerden bilinmeyen bir sebepten dolayı gitmişlerdir.Les habitations se sont déplacées vers le lieu actuel pour une raison inconnue.
Daha sonra da Sahjhan denen iblisin yardımıyla geleceğe gitmiştir.Il s'enfuit avec l'aide de Morphéus par la suite.
Sürüyü de alıp gitmiştir.On y exploitait aussi le bétail.
Goethe bu ideali mekânsal olarak da örnek alarak, 1786 yılında İtalya’ya gitmiştir.C'est à la recherche de cet idéal que Goethe entreprit en 1786 un voyage en Italie déterminant.
Son Olarak da yine Los Angeles Şehri Takımı Los Angeles Lakers'a Gitmiştir.En finales, ils retrouvent de nouveau les Lakers de Los Angeles.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Puis Ken l'abat froidement.
Bu sefer annesi ile birlikte gitmiştir.Cette fois sans son mari.
Ama Buffy yine de gitmiştir.Buffy n'est plus.
Chiswick'de Sanat Eğitimi Okuluna gitmiştir.Elle a suivi une formation à la Arts Educational School de Chiswick.
Muhacirlerin terk ettikleri gibi Ulu çukurlular da adeta geri dönmemek üzere gitmişlerdir.So secretly like wrongs hushed-up, they went.
On dört defa hacca gitmiştir.Il est absent pour quatorze épisodes.
Görünüşe göre bir cinayete kurban gitmişti.Une personne témoin d'un meurtre.
Mutlu yıllar Mr.Bean'da onu terkedip gitmiştir.Les années ont passé depuis que Peter Pan a dit au revoir à Wendy.
Bu Finwe'yi çok üzmüş ve sık sık mezarına ziyaretine gitmiştir.Lottie est très attachée à Sara et vient souvent lui rendre visite au grenier.
Albümde, Opeth tamamen tarz değişikliğini gitmiştir.Au cours de son absence, Boris a changé entièrement d'apparence.
Dizinin 30. bölümünde dönmemek üzere Paris'e gitmiştir.Il dit qu'il reviendra à Paris le 30.
Athena da Aineas şeklinde kaybolmuştur ve Hera nın yanına gitmiştir.Héléna s’enfuit également, suivie de près par Hermia.
Bu antlaşmayı takiben birkaç yıl sonra III. Hattuşili'nin kızlarından biri II. Ramses'e eş olarak gitmiştir.Hattusili III a quant à lui envoyé deux de ses filles épouser Ramsès II.
Nagasu 2007 yılında Gençler seviyesinde ABD şampiyonu olmuş ve 2007 Dünya Gençler Şampiyonası'na gitmiştir.Nsue a représenté l'Espagne au niveau des jeunes, remportant les championnats européens en 2007 et en 2011.
Marco ismi, Çin’e kadar gitmiş olan ünlü kaşif Marco Polo’ya yapılmış bir göndermedir.De Cin (چین), un nom persan pour la Chine popularisé en Europe par Marco Polo.
Uyandığında ise yaralı İsa gitmiştir.Quand il se réveille, les fantômes sont partis.
Bu hayat kitabına yazılmamış olanlar bir daha dirilmeyecekleri için ikinci ölüme gitmiş olacaklardır.Ils ne seront jamais dénoncés et ce jusqu'à la mort du dernier d'entre eux.
216) V. Filippos Kartaca ile ittifaka gitmiştir.5,6 (Ayo, Colombie) pour S. f. fuscus.