gitgide ile cümle
gitgide kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat gitgide daha fazla genç İranlı bu riski almakta.But more and more young Iranians are choosing to take the risk.
Jankoviç, "Mladiç'in gördüğü veya görmüş olabileceği destek gitgide azalıyor."The support that Mladic enjoyed or might have enjoyed is dwindling as a matter of course.
Abdülaziz'in padişahlığının son dönemlerinde ekonomik durum gitgide kötüye gitmekteydi.In the last period of Abdulaziz's reign, the economic situation was getting worse.
"Kara Kartal" olarak da anılan köylü isyancıların sayısı gitgide arttı ve 50.000' kişiye ulaştı.The peasant army known as "Black Eagle" counted 50,000 rebels.
Roma eğitim sistemi gitgide edebi bir eğitim sistemi haline geliyordu.It was becoming a literary educational system.
Bu hâl üzere iken âsî kul, gitgide azaba yaklaştırılmaktadır.Darauf sollte noch eine angemessene (Geld-)Strafe folgen.
Sonraki kırk yılda Dinar, ağırlığını gitgide kaybetmiştir.Während der nächsten 40 Jahre verlor der Denar immer mehr an Gewicht.
Akçe gitgide düştü ve kullanılamaz hale geldi.Der Turm verkam und war überhaupt nicht zu betreten.
Yörüngesi gitgide alçalan Sputnik 1, fırlatmadan 92 gün sonra, 4 Ocak 1958'de atmosfere girerek yandı.Nach 92 Tagen trat Sputnik 1 in die dichteren Atmosphärenschichten ein und verglühte am 4. Januar 1958.
El Gazali gitgide mantığı bıraktı, tasavvufa yöneldi, felsefenin boş olduğunu vurguladı.G'Kar erkannte die Wahrheit, ging in sich und wurde zum Philosophen.
Filmin sonuna doğru ev gitgide tenhalaşır.Deshalb müssen sie am Ende des Films nach Hause laufen.
Ve sayıları gitgide azalmaktadır.Auch ihre Zahl soll reduziert werden.
Abi aynı zamanda gitgide kendi karısının sevgilisi ile özdeşleştirdiği Aşık'ı da öldürmüştür.Auch erfuhr er dort vom Tod seines geliebten Bruders Notte.
Ruh sağlığı gitgide bozulmaktadır.Wenn Spiritualität aufbricht.
Sözler ve müzik gitgide sertleşmeye başlar.Malerei und Musik im Aufbruch.
Bu spor gitgide popülerleşiyor.Ce sport est devenu de plus en plus populaire.
Bu hâl üzere iken âsî kul, gitgide azaba yaklaştırılmaktadır.Mais il échappe au châtiment.
Slovak ve Kiedis, albümleri kaydederken bir yandan da uyuşturucuya gitgide bağımlı oluyorlardı.Slovak et Kiedis s'enfoncent dans leur addiction aux drogues en devenant dépendants à l'héroïne.
Braun'un saatlerini piyasada bulmak gitgide daha zorlaşmaktadır.Par la suite, Desco prend davantage position dans la commercialisation des montres.
1933 ve 1934 yıllarında sağlığı gitgide bozuldu.Sa santé physique et mentale se détériora en 1933 et 1934.
Bu yok oluş sürecinde Eyakça, dillerin gitgide artan yok oluşuna karşı verilen mücadelede bir sembol olmuştur.Issu d'un milieu bretonnant, il reste attaché sa vie durant à cette langue.
29 inç (740 mm) çaplı tekerlekler dağ bisikletinde yaygınlığı gitgide artmıştır.Des mesures isolées ont rapporté des écarts allant jusqu’à 77 °C dans une tourbière de montagne.
Görevler gitgide doğrusal hale gelir.La tarea parece que les va.
Bu hâl üzere iken âsî kul, gitgide azaba yaklaştırılmaktadır.El castigo iguala al pecado.
Akçe gitgide düştü ve kullanılamaz hale geldi.Luego se dejó caer sobre la tierra y no pudo moverse.
Abi aynı zamanda gitgide kendi karısının sevgilisi ile özdeşleştirdiği Aşık'ı da öldürmüştür.Aun así hasta el día de su muerte también afirmaba estar enamorado de su esposa Salvadora.
Bu operanın gitgide ne kadar çok takdir topladığını görebilirsiniz."..."Quedó admirada de ver aquel prodigioso suceso..."
Abi aynı zamanda gitgide kendi karısının sevgilisi ile özdeşleştirdiği Aşık'ı da öldürmüştür.Disperato egli si suicida coinvolgendo anche l'amante.
Dünya gitgide artan bir hızla değişiyor.Мир меняется всё быстрее и быстрее.
Bu hâl üzere iken âsî kul, gitgide azaba yaklaştırılmaktadır.В частности для неё верно K(s) ≥ n0.
Abi aynı zamanda gitgide kendi karısının sevgilisi ile özdeşleştirdiği Aşık'ı da öldürmüştür.Друг также посвящает его в планы сбежать с любимой из города этой ночью.
Braun'un saatlerini piyasada bulmak gitgide daha zorlaşmaktadır.В нём рекламировались наручные часы Bulova.
Sanayinin eyalet ekonomisindeki payı gitgide artmaktadır.Роль концессий в мировой экономике возрастает.
Bu hâl üzere iken âsî kul, gitgide azaba yaklaştırılmaktadır.والقول بأنه مكلف بالأحكام الشرعية: محمول على تكليف العقوبه، بمعنى: الجزاء في الآخرة.
Ve sayıları gitgide azalmaktadır.وعازمون على تقليصها أرقام.
Bir müddet sonra ise Irak ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler gitgide daha da bozulmaya başladı.بدأت، بعد ذلك، العلاقات الـسعودية ـ الكويتية بالتحسن.
Bu hâl üzere iken âsî kul, gitgide azaba yaklaştırılmaktadır.Tal irritação perturba Naná, que o manda de castigo.
Bu nedenle Katarî döneminde Haricîler gitgide zayıfladı.Isto porque, ao longo do tempo, as entradas arremessadas diminuíram.
Fakat son zamanlarda oyuncu sayısı gitgide azalmaktadır. ^ a b c Accountzahlen von Galaxywars.Hoje, há quem o suba em escalada livre, cotação 6c.
Önceleri çok daha yaygın olan bu faaliyet günümüzde gitgide azalmaktadır.Está claro que alguma vez tiveram uma distribuição muito mais ampla, mas actualmente estão em declínio.
Bu hâl üzere iken âsî kul, gitgide azaba yaklaştırılmaktadır.Vervolgens zou hij voor straf blind zijn geworden.
Sonraki kırk yılda Dinar, ağırlığını gitgide kaybetmiştir.In de eerste dagen verloor de peso fors aan waarde.
Reznik bir yıldır hiç uyuyamamıştır ve gitgide zayıflamaktadır.Hermelien is zeker een week lang ontroostbaar en huilt continu.
Gitgide kötüleşen ilişkiler sonucu nihayet 1499'da gerçek savaş patlak verdi.Uiteindelijk leidde dit tot een oorlog in 1499.
1997 yılından beri gitgide yaygınlaşmaktadır.De reeks loopt sinds 1997.
Olaylar gitgide Taylor'un aleyhine dönmeye başlamıştır.Deze stellingen werden opnieuw aangevallen door Taylor.
Filmin sonuna doğru ev gitgide tenhalaşır.Aan het eind van de film mag hij echter toch naar de hemel.
Üyeler arasındaki sorunlar da gitgide artıyordu.Jednocześnie więzy między członkami grupy zacieśniają się.
Bir müddet sonra ise Irak ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler gitgide daha da bozulmaya başladı.Po tym wydarzeniu stosunki między Iracką Partią Komunistyczną a Kasimem ostatecznie się pogorszyły.
Bu hâl üzere iken âsî kul, gitgide azaba yaklaştırılmaktadır.Will - Something Wicked This Way Comes (ang.).
Sanayinin eyalet ekonomisindeki payı gitgide artmaktadır.W miejsce przemysłu zwiększa się znaczenie sektora usług.
Protestoların en belirgin sonuçlarından biri de gitgide artan internet özgürlüğüydü.Warto nadmienić, iż spośród głosów nadesłanych przez internautów kolejka zdobyła pierwsze miejsce.
Ve sayıları gitgide azalmaktadır.Den tros även minska i antal.
Sol oylar gitgide eriyordu ve birleşmekten başka çare yoktu.Resandetåget hade påbörjat inbromsning men stannade ej på mötesspåret utan fortsatte.
Köyün kuyularındaki su seviyesi gitgide azalmaktadır.Grundvattennivån sänks därmed lokalt.
Önceleri çok daha yaygın olan bu faaliyet günümüzde gitgide azalmaktadır.Den processen, som till en början var mycket snabb, fortsätter än idag.
Bu operanın gitgide ne kadar çok takdir topladığını görebilirsiniz."...Хіба не щастя бачити це небо…?
Abi aynı zamanda gitgide kendi karısının sevgilisi ile özdeşleştirdiği Aşık'ı da öldürmüştür.Потім він вривається на кухню і вбиває там самого коханця і його дружину.
Akçe gitgide düştü ve kullanılamaz hale geldi.Кільце приросло до пальця і його неможливо зняти.
Ancak bu tarihten sonra Lehistan gitgide zayıfladı.Проте до часу дії серіалу вона схудла.