Sen bu insanlarýn evine girmek, partilerine katýlmak ne kadar zor biliyor musun?Do you know, how difficult to join these people's parties and to go their houses?
Keşke elim kırılsaydı, Böylece sınava girmek zorunda kalmazdım!I wish my hand had been broken, so that I don't have to take it!
Eğer Gil Dong gibi piç olsaydım, bu aptal sınava girmek zorunda kalmazdım!If I was a bastard like Gil Dong, I wouldn't have to take that stupid exam!
Yeni bir pazara girmek istediğinde yapman gereken; bir bayilik vermek olacaktır.And what you do when you go to any new site is you kind of roll out a franchise.
Eğer Kötülerin Kötü Ligi'ne... ...girmek istiyorsanız, akılda kalıcı bir kahkahanız olmalı.What? Do you think Bad Horse didn't work on his whinny?
Bana uymuyor hiç. Uşaklar Birliği'ne girmek için yeterince kötülük yaptın.You've got more than enough evil hours to get into the Henchman's Union.
Burada yeryüzünün içine girmek isteyen birçok elektron var.You have a build-up of electrons up here that want to go into the ground.
Hinduların buyruk altına girmek gibi bir konsepti yoktur.Hindus don't have the concept of commandments.
Ve o Mısır'a girmek istedi çünkü Mısır önceden büyük bir imparartorluktu.And he wanted to go to Egypt because Egypt was a formerly great empire.
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?General Manager, do you want to drive a compact car and register for free giveaways?
İddiaya girmek ister misin?Wanna bet? I'm going to go ask her.
Ve hayatta kaldığım için benim ödülüm dört ay daha kemoterapiye girmek oldu.And my reward for surviving it was to go back for four more months of chemo.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Cancer, I found, is a passport to intimacy.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.They were too phantasmal and extravagant to enter into any one's fate.
Çok fazla tekrara girmek istemiyorum.It's going to be, you know, a plus something.
Üniversiteye girmek zorundayım...I have to go to college...
Çoğu hayvan barınağı, hayvanları sadece kafesinde tutar ve evcil hayvan kafese girmek istemez.Most animal shelters just keep the pets in cages, and pets don't like being locked up.
Bu sorunun içine girmek için, kendine izin verdiğinde, sana ne oluyor?What is happening to you if you allow yourself to go inside with this question?
Eren diyor ki ben de kapkek üretim işine girmek istiyorum.I also want to produce cupcakes.
Büyük Britanya ve Rusya da Prusya'nın yanında savaşa girmek istiyor. .We've got Prussia, we've got Great Britain, and Russia wants to join the fight again.
O yüzden buna çok ta girmek istemiyorum.So I don't want to go too far into it.
İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.Oh wait.
Girmek zorundayım çünkü.I really have to get in.
Arabalarla gece buraya girmek yasak değil mi?Aren't cars not allowed here at night time?
Araçları için bakalım; - umutsuz erkeklerin düşüncelerini girmek için O fesat, sen sanat hızlı!Let's see for means;--O mischief, thou art swift To enter in the thoughts of desperate men!
Basın ve "anahtar kodu" girmek [yazmak / ENTER]Enter the "key code" and press [WRlTE / ENTER]
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.It's got to get into people's houses, into the bedrooms, into the kitchens.
Bu tam olarak, bir siteye girmek istediğinizde ve o site bulunamadığında çıkan standart sayfadır.It's effectively the default page when you ask a website for something and it can't find it.
Lisans sınavına girmek için hazırlanıyor olmalısın.You must be studying for the licensing exam, right?
İğneleri paylaşıyoruz çünkü hapse girmek istemiyoruz."We share needles because we don't want to go to jail."
Son günlerde gençlerin gözüne girmek için bunu yapmalısın.Nowadays, you need to do this, to get in with the young crowd.
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum.But every time I go to the course to take the test,
Yaptıkları şey doldurulmuş hayvan kılığına girmek ve spor etkinliklerinde insanları eğlendirmek.What they do is they dress up as stuffed animals and entertain people at sporting events.
Hemşirelik bölümüne girmek için mi hazırlanıyorsun?Going to study to get into the nursing program?
Riske girmekten bahsederken.So, talk about risk taking.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.But once I found a way inside, the people embraced me.
Buradan sağ tarafa girmek istiyorum, bu çok iyi oldu.I want to go right through the-- that's pretty good.
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.You're huge.
Ve biz bu tarafta kalp girmek için gidiyoruz.And we're going to enter the heart on this side.
Aslında biz nereye bile göremiyorum kalbine girmek.You actually can't even see where we're entering the heart.
Biz burada kalp girmek için gidiyoruz ve ben Bu konuda daha fazla detaya gidecek.We're going to enter the heart right over here-- and I'm going to go into more detail on that.
İç çarpım olayına girmek istemiyorum. -I don't want to go into the whole dot dr and take the dot product over and over again.
İşten gelip evine girmek üzere.About to let herself in after a day at work.
Fakat yerli olana girmek cok daha kolay.But the domestic was much easier to do.
Yani buraya girmek icin izin almak bana bir yila mal oldu.So it's taken me almost a year to gain access into these places.
Zorluk oraya gitmekte ve anahtar ise yörüngeye girmek.The difficulty is getting there, and clearly, the cost to orbit is key.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.I'm saying that I don't want to take the exam.
Ama açıkcası senin yeteneklerinle,TaeSang üniversitesine girmek kayıp olur.But honestly, with your skills, going to Tae San University seems like a waste.
"Edelweiss çocuk korosu"na girmek için... ...daha ne kadar çalışmam gerekiyor?How much more will I have to practice... to get into the Edelweiss Boys' and Girls' Choir?
Bunca bilgi ile biraz da akrobasiye girmek istedim.So with all this knowledge, I also wanted to get into stunts.
Girmek zorundayım.I have to go in there.
Sizi ani hareketlere zorlayacak pozisyonlara girmekten kaçının.AVOlD PUTTlNG YOURSELF IN A POSlTION WHERE YOU'LL NEED TO MAKE ANY SUDDEN MOVEMENTS.
Otobüs sola döneceği zaman, yaklaşan trafiğin yoluna girmek zorundadır.WHEN A BUS MAKES A LEFT TURN, IT HAS TO CROSS THE PATH OF ONCOMlNG TRAFFlC.
Dördüncü sınıfa girmek için olması gerekenden büyüktü.And yes, she was older to be in fourth grade.
Çünkü risk altına girmek istemiyorlar.Because they're not willing to be at risk.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.And the idea was to go in and do an interior survey of that ship, which had never been done.
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [WRlTE / ENTER] scroll to the right one time so I can enter the pertinent data
Bu teste girmek için ne kadar çok hazırlandığını biliyorum.I know how hard it was arranging to take this test.
Cunku emin degiller ve yasal yukumluluk altina girmek istemiyorlar.Because they're not sure, and they don't want to take legal responsibility.
Cunku kimse dava edilme riskine girmek istemeyecektir.Because no one will want to take the risk of a lawsuit.