Şimdi, içerisine eğilerek girmek mümkündür.中に入ることが可能。
Bu isyan sonucunda İskender, Hindistan'a girmekten vazgeçmiştir.この戦闘の結果、ドイツ艦は出撃を取りやめドイツへ引き返した。
(Venüs atmosferine girmekte iken iletişim kesildi.金星遷移軌道投入直後に通信途絶。
Müttefiklere hava üsleri vermek ve savaşa girmek arasında hiçbir fark yoktu.両軍が交戦し戦死者を出すことを考えていた者はいなかった。
Sadi Rıza, tekrar tiyatroya girmek için Nahit'i ikna etmeyi başarır.バスターは何とかナナをリハーサルを見に劇場へ来る約束を取り付けることに成功する。
Ülkeye girmek için pasaport gereklidir.中に入るにはパスワードが必要。
Aynı zamanda partnerleri dışında başka bir eş ile flört etmek ve cinsel ilişkiye girmek tercih edilmektedir.またパートナー以外との性交渉を強要、鑑賞することもある。
Zorlu ve esrarengiz maceraların içine girmekten geri durmayacaktır.その後静まって神秘的な響きの中に楽章を終える。
Sadece Night Master'ın inine girmek.毛利家の武将のみが所持する。
Burada haftada bir veya iki film gösterime girmektedir.週に1〜2本の動画が投稿されている。
Ancak, (aksi belirtilmediği sürece) Dominik Cumhuriyetine girmek için turist kartı almak gerekmektedir.また、島へ渡るためにはチャーター便を利用する必要がある。
Onunla bir tartışmaya girmek istemiyorum o hala da bir arkadaş.’我不想和吉澤撕破臉,他依然是個朋友」。
Gündüz ve gece boyunca sayısız gemi Panama Kanalı'na girmek veya ayrılmak için köprünün altından geçmektedir.一整天下来,会有许许多多的船只因为要进入巴拿马运河或离开巴拿马运河而在桥下通过。
Bu gruplar kendi içlerinde ciddi tartışmalara da girmektedirler.其中,以內湖保護區爭議最受矚目。
İki Haredi politik parti İsraildeki seçimlere girmektedir.两个哈雷迪政党在以色列选举中是候选者。
Kondüktörler bazen plantasyonlara girmek için köle rolü yapmaktaydılar.售票员有时假扮奴隶,混进种植园。
New York’dan gelen gemiler San Juan Nehrine girmekte ve Nikaragua Gölü boyunca ilerlemekteydi.来自纽约的船只要从大西洋进入圣胡安河然后驶经尼加拉瓜湖。
Organizasyonu yayınlayan Télé Liban, 2005 yılında yarışmaya girmek için ilk kez başvuruda bulunmuştur.该国广播公司黎巴嫩电视台(英语:Télé Liban)曾计划于2005年首次参赛。
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."没有什么东西能够高于人的生命的价值。
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)「加油(がんばれ)」的意思。
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.軍隊沒有嘗試進入。
İsrail Oğulları, Musa’nın rehberliğinde Vadedilmiş Topraklar'a girmek üzere yola çıkarlar.耶和華向他們頒下訓示,聖經説:“以色列人就這樣行,……都是照耶和華所吩咐摩西的。
Tabi bunlarında çözümü Pit Stop'a girmek.因為這個緣故他將從pit lane裡面起跑。
Cemiyet sahibi olmak; yola (tarîkata) girmek isteğinden olmaktır.嘗導人持功過格,鄕里稱為愿人。
Üniversiteye girmek için Grekçe bilmek 1920, Latince bilmek ise 1960 yılına kadar zorunluydu.1920年前,對古希臘文的了解為牛津入學必要的條件之一;而在1960年前,對拉丁文的認知亦為入學的最基本要求。
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.但仍有前段敘述的變化型急行在這段運行。
Çoğu yabancı ülke vatandaşlarının Bangladeş girmek için Bangladeş vize gerektirir.世界上绝大多数国家的国民进入孟加拉国要提前申请签证。
Ancak bu durumda işin içine hızlar da girmek zorundadır.頻促之,不得已而入。
Menzil güvenlik sistemi sadece uzay mekiğinin yörüngesindeki kırmızıçizgiyi geçmesiyle devreye girmektedir.只有当航天飞机越过发射轨迹红线时,自毁系统才会使用。
Sadece Night Master'ın inine girmek.相傳為太陽真君的誕辰。
Hemimetabolus böcekler: Bu gruba pek çok böcek grubu girmektedir.抱:孵化:这一窝就抱出来十几个鸡儿。
1916 yılında orduya girmek için gönüllü oldu.1916年自愿入伍。
Egemen bir devlet olarak, tüm yabancıların Bangladeş topraklarına girmek için izin almaları gerekmektedir.作为主权国家,外国人进入孟加拉国须得到该国政府的许可。
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.2008年參賽年齡下限為18歲。
Kumarhanelere girmek pek çok ülkede 18 yaşının altındaki kişilere yasaktır.多數容許開賭的法律都規定十八歲以下的人士不得參與賭博。
İsrail Oğulları, Musa’nın rehberliğinde Vadedilmiş Topraklar'a girmek üzere yola çıkarlar.고대의 이스라엘인들이 하나님을 거역하였기 때문에 아론 신권이 모세에게 계시되었다.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)'(안에) 들다'라는 뜻을 가지고 있다.
Ancak, Uygurlar; Kırgızların boyunduruğu altına girmek istememiştir.그러나 허정숙은 분열을 원하는 것은 아니라며 이에 대해 해명하였다.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.일당은 읍으로 들어가면서 아무런 저항도 받지 않았다.
İki kez de ABD Senatosu'na girmek için adaylığını koymuştur fakat başarısız olmuştur.더욱이 그는 진보당 소속으로 미국 의회에 입성하려 두 번이나 시도했으나 당선되지는 못했다.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.마침내 그녀는 그녀의 남편 가이가 악마와 거래를 했다는 사실을 알게 된다.
Bakanlık Binası yer altındadır ve girmek için, oradaki telefon kulubesine 6-2-4-4-2 tuşlamak gerekir.문장시외버스터미널은 전라남도 함평군 해보면 해삼로 364-4 (문장리 822-24)에 위치한 버스터미널이다.
Sadece Night Master'ın inine girmek.수룡왕의 기사에서만 등장한다.
Kendisini yalnız ve çaresiz hisseden hasta ise kısır döngü içine girmektedir.환자의 치료를 주요 업무로 하고, 기한자(飢寒者 : 굶주리고 헐벗어 배고프고 추위에 떠는 사람)나 그밖에 무의무탁자(無依無托者 : 의지할 곳 없는 몹시 궁핍하고 외로운 사람)를 수용하였다.
Gündüz ve gece boyunca sayısız gemi Panama Kanalı'na girmek veya ayrılmak için köprünün altından geçmektedir.במשך כל היום והלילה עוברות ספינות רבות מתחת לגשר בדרכן אל תעלת פנמה או בצאתן ממנה.
Üniversiteye girmek için Grekçe bilmek 1920, Latince bilmek ise 1960 yılına kadar zorunluydu.עד 1920 ידע ביוונית עתיקה היה חובה, ולטינית עד ל-1960.
Şarkılar asla halka yayınlanmamış, fakat müzik endüstrisine girmek için alet olarak kullanılmıştır.ההקלטות האלה מעולם לא תוכננו להשתחרר בפומבי, אלא לשם כלי שימוש לפרוץ לתעשיית המוזיקה.
İran ve Suriye Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni İsrail'le ilişkiye girmekle suçlamıştır.איראן וסוריה האשימו את כורדיסטן העיראקית בקיום יחסים עם ישראל.
Uluslararası işaret dili uluslararası organizasyonlarda yavaş yavaş yürürlüğe girmektedir.הצבא האוקראיני משתתף בקביעות בתמרונים בינלאומיים.
New York’dan gelen gemiler San Juan Nehrine girmekte ve Nikaragua Gölü boyunca ilerlemekteydi.ספינות מניו יורק היו צריכות להפליג מהאוקיינוס האטלנטי לנהר סן חואן ואז לחצות את אגם ניקרגואה.
Hindistan örgüte girmek için başvuruda bulundu ve ABD, Japonya ve Avustralya'dan destek gördü.הודו הגישה בקשה להצטרף לפורום APEC, וקיבלה תמיכה ראשונית מארצות הברית, יפן ואוסטרליה.
Liberaller hükümete girmek istiyor.הליברלים עזבו את הממשלה.
Alman personel, savaşa girmek istiyordu.הגרמנים חשבו שהם רצו להצטרף למלחמה.
Bununla birlikte, birçok Macar yetkili savaşa girmek için hükumeti zorladı.בכל זאת, גרמה הסיסמה לרבים להצטרף לחיל האוויר.
Onunla bir tartışmaya girmek istemiyorum o hala da bir arkadaş.’זה לא קרב שאנחנו רוצים לקחת חלק בו".
Anayasa Hukuku derslerine girmektedir.הפרויקט משתלב בשיעורי היסטוריה.
Pek çok tek yön sokağa bisikletle aksi yönden girmek serbesttir.ישנם שבילי אופניים רבים המופרדים מהכבישים ואף רמזורים מיוחדים לאופניים.
Siyasete girmek için 1984 yılında ordudan emekli oldu ve o yıl milletvekili seçildi.ב-1984 פרש מן הצבא לטובת קריירה פוליטית ונבחר באותה שנה לחבר פרלמנט.
Ancak bu durumda işin içine hızlar da girmek zorundadır.אולם עכשיו, במצבנו הנוכחי, מוקדם מדי לעסוק בעניינים כאלה.
1985'te McGill Üniversitesine girmek için Montreal'e taşındı.През 1985 г. той се премества в Монреал, за да учи в университета МакГил.