Ana içeriğe geç
Sözlük

girmek ile cümle

girmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üniversiteye girmek için Grekçe bilmek 1920, Latince bilmek ise 1960 yılına kadar zorunluydu.Η γνώση τής Αρχαίας Ελληνικής αποτελούσε απαίτηση για φοίτηση ώς το 1920, η δε γνώση τής Λατινικής ώς το 1960.
Güç ve veri kabloları ise aracın sağ arka yolcu camından araç içerisine girmektedir.Τα καλώδια τροφοδοσίας και δεδομένων τροφοδοτούνται στο αυτοκίνητο μέσω του δεξιού πίσω παραθύρου συνοδηγού.
Ancak yine de Antonius'la genel olarak Philippi savaşı olarak bilinen bir dizi çatışmaya girmek zorunda kaldı.Ωστόσο, ο Αντώνιος εξανάγκασε τους αντιπάλους του σε δύο μάχες, γνωστές με το κοινό όνομα Μάχη των Φιλίππων.
Sofya’ya gidip Resim Okulu’na girmek istedi ama başaramadı.Προσπάθησε να σπουδάσει στην Γυμναστική Ακαδημία αλλά δεν τα κατάφερε.
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.Και σε αυτήν την περίπτωση έχουμε τα μειονεκτήματα που αναφέραμε παραπάνω.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)E.), με την ένδειξη «εις γήρας».
Kendimi daha iyi seviyeye getirip, bunu koruyarak, takıma girmek için savaşacağım.Θα την τιμήσω και θα την κρατήσω ζωντανή μέσα από τα παραδείγματα μου.
Pek çok tek yön sokağa bisikletle aksi yönden girmek serbesttir.Η συνοικία εκτείνεται εντός κι εκτός μιας κυκλικής λεωφόρου μονής κατεύθυνσης.
Girmek yasaktır.Απαγορεύεται η είσοδος.
Gündüz ve gece boyunca sayısız gemi Panama Kanalı'na girmek veya ayrılmak için köprünün altından geçmektedir.I løbet af et døgn passerer i stort antal fartøjer under broen, enten på vej til eller fra Panamakanalen.
İşte böylesi durumlarda pozitif ayrımcılık devreye girmektedir.Derimod er positiv særbehandling stadig tilladt.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Den trak sig imidlertid tilbage, så den ikke kom i kamp.
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.Man skal dog være fyldt 18 år for at stille op.
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.Her indførte han snart de ovennævnte nye figurer.
Pers Kralı I. Serhas da kesin sonuçlu bir muharebeye girmek konusunda kararlıydı.Den persiske konge Xerxes var også ivrig efter at udkæmpe et afgørende slag.
Sorular lise müfredatından gelecektir ve bu oturuma girmek zorunludur.Cassie bliver meldt in på den lokale high school og her møder hun bl.a.
Müze içine ziyaretçiler uzun bir zaman tünelinden geçerek girmektedirler.En række kendte personer har besøgt museet gennem tiden.
80 ilâ 100 öğrenci her sene eğitim amacıyla bu yüksekokula girmektedir.I slutningen af april udvælges 80-100 af de mest talentfulde elever til at medvirke i årets forestillinger.
14 bölüm 30 bin'den fazla öğrencisiyle üniversite Almanya'daki en büyük on üniversite arasına girmektedir.Med over 30 000 studenter er den blant de ti største universitetene i Tyskland.
Siyasete girmek için 1984 yılında ordudan emekli oldu ve o yıl milletvekili seçildi.I 1984 valgte han å gå inn i politikken og han ble valgt inn som medlem av parlamentet dette året.
Oyuna girmek ve oynamak ücretsizdir.Spillet er gratis å laste ned og spille.
Müze içine ziyaretçiler uzun bir zaman tünelinden geçerek girmektedirler.I mange år kom besøkende inn i museet gjennom den opprinnelige hovedinngangen.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Gaņdhavyū betyr «å trenge inn i virkeligheten».
Leonov, uzay aracının kapısından içeri girmekte de güçlük çekti.Leonov klarte så vidt å komme tilbake til romskipet.
Büyü yapan kişi, ruhlarla veya doğaüstü güçlerle insanların ve doğal süreçlerin arasına girmektedir.De naturmytiske sagnene handler om møter mellom mennesker og underjordiske eller overnaturlige makter.
120-200 bin DWT arasındaki gemiler bu sınıfa girmektedir.1200-tallets Koggbro lå 100-120 meter innenfor den nåværende Skeppsbrons kaikant.
Tabi bunlarında çözümü Pit Stop'a girmek.Når de hadde klart oppgaven, kunne de løpe til Pit-Stop.
İşte SN1 tepkimeleri yukarıda tarif ettiğimiz tepkimelerin kategorisine girmektedir.Hvis m = 1 {\displaystyle m=1} får man gradienten som er beskrevet ovenfor.
Burada takıma girmekte zorlandı ve genelde yedek bekledi.De sørget for vedlikeholdet, men hadde for det meste inntektene også.
1985'te McGill Üniversitesine girmek için Montreal'e taşındı.Tahun 1985, ia pindah ke Montreal untuk kuliah di Universitas McGill.
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."Tidak ada yang boleh merampas nyawa seorang manusia secara sewenang-wenang."
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Medan magnet bumi mencegah atmosfer bumi berinteraksi dengan angin surya.
Bu yüzden bu ikisi patronlarının gözüne girmek için büyük gayret sarf etmektedirler.Tetapi ia dipandang oleh kedua bakal menantunya itu sebagai orang yang berolok-olok saja.
Avustralya ya girmek isteyen yabancı uyruklu vatandaşların vize almaları gerekmektedir.Negara-negara yang memiliki perjanjian timbal balik dengan Australia berhak mendapatkan visa ini.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Tapi Dan tak berdaya untuk melawannya.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Mengandung arti: 'Membuat jadi' (kausatif).
Büyü yapan kişi, ruhlarla veya doğaüstü güçlerle insanların ve doğal süreçlerin arasına girmektedir.Orang yang dapat berhubungan dengan roh-roh dan jiwa orang-orang di alam nyata maupun di alam gaib.
Mahallenin iklimi Akdeniz iklimi etkisi alanı içerisine girmektedir.Perubahan iklim berdampak pada lokasi pemukiman.
Grand Line'a girmek isteyenler için oldukça etkili bariyerlerdir.Chúng đóng vai trò rất hữu hiệu trong việc làm rào chắn ngăn những kẻ muốn vào Grand Line.
Melodiyi girmek için bir piyano roll tipi arayüz kullanılır ve her notaya sözler girilebilmektedir.Một giao diện kiểu cuộn piano được sử dụng để nhập giai điệu và lời bài hát có thể được nhập trên mỗi ghi chú.
Pek çok tek yön sokağa bisikletle aksi yönden girmek serbesttir.Nhiều đường phố có phần đường giành riêng cho xe đạp cùng vỉa hè.
Özenti sosyete Paris'in ünlü salonlarına da girmekten geri kalmadı.Phổ không được mời tới tham dự các buổi hòa đàm ở Paris).
Üniversiteye girmek için Grekçe bilmek 1920, Latince bilmek ise 1960 yılına kadar zorunluydu.Từ năm 1920 chấm dứt yêu cầu hiểu biết tiếng Hi Lạp cổ khi nhập học, và tiếng La-tinh từ năm 1960.
İki rapçinin sırayla söylediği birer verse'ün ardından son kez nakarat girmektedir.Câu nói cuối thậm chí còn được chàng rapper nhắc lại 2 lần.
Ancak Salamis'de muharebeye girmek, Pers stratejisi açısından gerekli değildir.Tuy nhiên, cũng có ý kiến cho là giao tranh tại Salamis thực sự không cần thiết đối với người Ba Tư.
Alman personel, savaşa girmek istiyordu.Binh sĩ Đức phải trụ lại mà chiến đấu.
İşte SN1 tepkimeleri yukarıda tarif ettiğimiz tepkimelerin kategorisine girmektedir.Cách thứ nhất, đó là mô tả hình học đã được đề cập ở trên.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Vậy nên mới phải "phi thực".
Bu gruplar kendi içlerinde ciddi tartışmalara da girmektedirler.各勢力はこれを巡って争っている。
Eğer bu centilmenler evlerinize girmek isterse, siz evleriniz terk edin.もしこの紳士たちがあなた方の故郷を占領したなら、あなた方は立ち退くことになる。
Cemiyet sahibi olmak; yola (tarîkata) girmek isteğinden olmaktır.一行 行一(いちぎょう ゆきいち) 「自己顕示欲」の欲鬼。
Gündüz ve gece boyunca sayısız gemi Panama Kanalı'na girmek veya ayrılmak için köprünün altından geçmektedir.昼夜を問わず、パナマ運河を利用するたくさんの船がこの橋の下をくぐっていく。
Onunla bir tartışmaya girmek istemiyorum o hala da bir arkadaş.’喧嘩してもどうにもならんよ」と言われた。
Divine: "Bu gece buraya girmek için ne kadar ödediniz?"深夜時代には「一晩でいくら稼げるか?
Müze içine ziyaretçiler uzun bir zaman tünelinden geçerek girmektedirler.博物館を訪れたゲストは今までにない恐怖を体験することになる。
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.この時に前述のY字ポイントは撤去されている。
Fransız Üniversitesine girmek için fransız dili bilmek gerekli değil.入学にフランス語の能力は要求されない。
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)おくせる:「しり込みする」の意。
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.協力して進軍していたわけではない。
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.最初のレースに参加する時点で18歳以上であること。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod