İş görüşmesine girmek için adaylar tarafından yazılır ve bir ön mektupla işverene sunulur.Beställaren står för projektering och skriver endast avtal med huvudentreprenören.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Має значення «заходити».
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.Для участі у конкурсі запрошуються виконавці віком від 18 років.
Başka insanlarla anlamlı bir iletişime girmekte zorluk çeker.Має проблеми у спілкуванні з іншими людьми.
Bu isyan sonucunda İskender, Hindistan'a girmekten vazgeçmiştir.Як наслідок, Саня припинила виступати в Індії.
1985'te McGill Üniversitesine girmek için Montreal'e taşındı.1985 року він переїхав до Монреаля для навчання в університеті Макґілла.
Eğer bu centilmenler evlerinize girmek isterse, siz evleriniz terk edin.Якщо ви збираєтеся повернутися додому в своє ліжко, не носіть їх!
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."Немає нічого страшнішого полюбити людину і пережити свою любов».
Mauritius a girmek isteyen bir yabancı uyruklu vatandaşın vize alması gerekmektedir.Для іноземців щоб відвідати Лойко потрібен додатковий дозвіл.
Burada haftada bir veya iki film gösterime girmektedir.Появилось демонстрування кінофільмів один раз в тиждень.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Магнітне поле Землі заважає сонячному вітру зірвати атмосферу Землі.
Diyete girmek zorundayım.Я мушу сісти на дієту.
Fakat devlet hizmetine girmek istemekteydi.Chtěl nastoupit do státní služby.
Kumarhanelere girmek pek çok ülkede 18 yaşının altındaki kişilere yasaktır.V drtivé většině států není vstup do kasin povolen osobám mladším 18 let.
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.K tomu slouží již zmiňované čáry.
New York’dan gelen gemiler San Juan Nehrine girmekte ve Nikaragua Gölü boyunca ilerlemekteydi.Lodě z New Yorku proplouvaly z Karibského moře přes řeku San Juan a jezero Nikaragua na jeho západní břeh.
Bakanlık Binası yer altındadır ve girmek için, oradaki telefon kulubesine 6-2-4-4-2 tuşlamak gerekir.Vchod do ministerstva pro návštěvníky je prostřednictvím telefonní budky po vytočení čísla 62442.
Tam o zamanlar Romalılar Ariovistus'un neden muharebeye girmekten kaçınmakta olduğunu öğrendiler.Andrej sestavuje zprávu, proč se Rusové dosud nepřidali k Rakušanům.
Novell, işletim sistemi pazarına girmek için bu şirketi 1991 yılında satın aldı.Jeho firmu roku 1991 odkoupil Novell.
1914'te onun görüşlerini tartışmak, günaha girmekle eş anlamlı kabul edilmiştir.Až v roce 1954 připustil, že jeho kritika byla nespravedlivá.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.Nicméně ke studiu na konzervatoři nebyl přijat.
Ağustos 1981'de, 1971'de fırlatılan Kosmos 434, atmosfere yeniden girmek üzereydi.În august 1981, Kosmos 434(d), lansat în 1971, era pe cale să reintre în atmosferă.
Steve Souza daha sonra Exodus'a girmek için gruptan ayrıldı ve yerine Chuck Billy'nin gelmesini önerdi.Steve Souza a plecat repede la trupa Exodus si a sugerat sa fie inlocuit de Chuck Billy la vocalize.
1985'te McGill Üniversitesine girmek için Montreal'e taşındı.În 1985 s-a mutat în Montreal; acolo a frecventat cursurile Universității McGill.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Câmpul magnetic al Pământului împiedică atmosfera sa de a fi deposedată de vântul solar.
Müze içine ziyaretçiler uzun bir zaman tünelinden geçerek girmektedirler.De aceea, muzeul din Moscova dedicat scriitorului continuă să primească numeroși vizitatori.
Bu frekanslar mikrodalga bandına girmektedir.Ele comunică unele cu altele prin intermediul microundelor.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Domnia Sa nu trebuie ”să se implice”.
Türk dizileri Rumenceye çevrilerek yayına girmektedir.Monedele emise aveau putere circulatorie pe teritoriul României.
General Raus ve karargâh kadrosu, Memel'de bizzat çatışmalara girmek zorunda kaldılar.Comandamentul și statul său major au fost la Târgu Mureș.
Başkası için riske girmek istemiyorum.Nu vreau să îmi asum riscul pentru altcineva.
Tom, utancından yerin dibine girmek istedi.Tom voia să intre în pământ de rușine.
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.Tizennyolc éves korától állt át az utcai versenyszámokra.
Liberaller hükümete girmek istiyor.A demokratapárt elhatározta a liberális blokkba való belépését.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.Csakhogy ez ellenkezett az európai diplomáciai érdekekkel.
Fakat 1852'de ailesi Clermont-Ferrand'a yerleşince hukuk kariyerine girmek için liseye devam etti.Családja 1852-ben Clermont-Ferrand-ba költözött, ő pedig jogi pályára készült.
Rivayete göre orada yaşayan bir çoban, hayvanların bu bölgeye girmekten kaçındığını söyledi.A babona szerint az ilyen kémény megakadályozta, hogy a boszorkányok bejussanak a házba.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)A szótő viś azt jelenti 'behatolni'."
Listeye birden çok kez girmek pek sık rastlanan bir durum değildir.A csak adott számszor lefutó ismétlés nem gyakori.
Olasılıkla normalde zararsız olan bazı mikroorganizmalar HLA-B27 geni ile ilişkiye girmektedir.Lehetséges genetika kockázat kapcsolódik a HLA-B7-hez.
Kuveyt vatandaşları bu ülkelerde işe girmek hakkınada sahiptir.Lehetőség nyílt arra, hogy a lovagrend ezekben az országokban is tevékenykedjen.
Bulunmaları için büyü kullanmak veya bir insanın vücuduna girmek gereklidir.Nyersanyagokra van szükség a lények toborzásához, de egyes varázslatok megvételéhez is.
Ancak kilise bahçesi ve kiliseden geçerek kasabaya girmek mümkündür.A kolostorba a templomon keresztül lehet bejutni.
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.Személyére az előbb említett minisztérium tesz javaslatot.
Steve Souza daha sonra Exodus'a girmek için gruptan ayrıldı ve yerine Chuck Billy'nin gelmesini önerdi.Steve Souza lähti Exodus-nimiseen yhtyeeseen ja hänen tilalleen tuli Chuck Billy.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.Hän ei kuitenkaan päässyt Pariisin konservatorioon.
MESSENGER uzay sondası 2011 yılında Merkür’ün yörüngesine girmek üzere yoldadır.Messenger siirtyy Merkuriuksen kiertoradalle vuonna 2011.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Tiineitä se ei vaivautunut astumaan.
Çalışmaları, Vatikan Müzesi ve dünya çapında özel koleksiyonlar arasına girmektedir.Hänen töitään on nykyään muun muassa Vatikaanin museossa ja yksityiskokoelmissa ympäri maailmaa.
Kumarhanelere girmek pek çok ülkede 18 yaşının altındaki kişilere yasaktır.Peli on monissa maissa kielletty alle 18-vuotiailta.
Melisande mağaraya girmekten korktuğunu bildirir.Hän varoitti Jacobia menemästä luolaan.
Burada haftada bir veya iki film gösterime girmektedir.Eri aikoina lehti ilmestyi 2–5 kertaa viikossa.
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.Näistä vain aiemmin mainitut nopeudet ovat vakiintuneet käyttöön.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Kaikki tajuavat nyt olevansa tekemisissä paholaisen kanssa.
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.Kilpailuun osallistumisen ikäraja on 18 vuotta.
Luce ise, evli bir çiftin arasına girmek istememektedir.Keskitalo ei halua vihkiä samaa sukupuolta olevia pareja.
Divine: "Bu gece buraya girmek için ne kadar ödediniz?"Cuanto on paia per lete asi? = Kuinka paljon maito maksaa täällä?
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Se tarkoittaa ”tulen pitäjää”.
1916 yılında orduya girmek için gönüllü oldu.Vuonna 1916 hänet kutsuttiin armeijaan.
Sınava girmek zorunda değilsin.Sinun ei ole pakko mennä kokeeseen.