Ana içeriğe geç
Sözlük

girme ile cümle

girme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.A koponya sérülései lehetőséget adnak az orrban tenyésző baktériumoknak az agyhártyába való behatolásra.
İhrama girme zamanı, hac aylarıdır.Ez a hónap a szarvasbőgés ideje.
Fakat bu Pokémon hiç söz dinlemez, hatta Pokétopu'na bile girmez.A Pokémon szerepjátékokban Pikachu nem tud beszélni, a feliratban a saját nevét mondja el.
Kişisel olarak muharebeye girmesine izin verilmez.A tetthelyre nem szabadott belépnie.
Bulunmaları için büyü kullanmak veya bir insanın vücuduna girmek gereklidir.Nyersanyagokra van szükség a lények toborzásához, de egyes varázslatok megvételéhez is.
O partiye girmelerinin tek yolu kız gibi giyinmektir.Elviszik a estélyi ruháját is, így a lány át tud öltözni és el tud menni az estélyre.
Gelin, eve girmeden, kapıya ip gerilir.Az pedig anélkül, hogy válaszolna kisétál az ajtón.
"Aynı ırmaklara gireriz ve girmeyiz.Ímé a belső szobákban; ne higyjétek.”
Ancak kilise bahçesi ve kiliseden geçerek kasabaya girmek mümkündür.A kolostorba a templomon keresztül lehet bejutni.
Bununla beraber Top 10'a girmesi 4 hafta almıştı.Mégis négy hétig volt a Top 10-ben.
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.Személyére az előbb említett minisztérium tesz javaslatot.
"Aynı ırmaklara gireriz ve girmeyiz.Me sekä astumme että emme astu samoihin jokiin, olemme ja emme ole.»
Ağustos ayı sonunda 4. Panzer Ordusu Leningrad yönünde 48 km.lik bir girme sağlamıştı.Elokuun loppuun mennessä 4. panssariarmeija oli edennyt 48 kilometrin päähän Leningradista.
Steve Souza daha sonra Exodus'a girmek için gruptan ayrıldı ve yerine Chuck Billy'nin gelmesini önerdi.Steve Souza lähti Exodus-nimiseen yhtyeeseen ja hänen tilalleen tuli Chuck Billy.
Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir.Voltaire suuntasi kohti Pariisia, mutta Ludvig XV kielsi tätä tulemasta kaupunkiin.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.Hän ei kuitenkaan päässyt Pariisin konservatorioon.
Melanezyalıların iki güçten herhangi birinin vatandaşlığına girmesi ise yasaklanmıştı.Melanesialaiselta alkuperäisväestöltä evättiin kummankin maan kansalaisuus.
MESSENGER uzay sondası 2011 yılında Merkür’ün yörüngesine girmek üzere yoldadır.Messenger siirtyy Merkuriuksen kiertoradalle vuonna 2011.
Kahr, hukuk okudu ve siyaset girmeden önce avukat olarak çalıştı.Kahr opiskeli lakia ja toimi asianajajana ennen siirtymistään politiikkaan.
Siyasete girmeden önce ETA üyesiydi.Hän oli Vasemmistoliiton jäsen ennen SKP:hen liittymistään.
1960: Girmedi.1960: Ei osallistunut.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Tiineitä se ei vaivautunut astumaan.
Tatlı su havzalarına girmezler.Ne eivät siedä makeaa vettä.
Fakat girer girmez mühürlenmiş bir vampir vücuduna rastlar.Hänen siellä ollessaan yksi vampyyriksi muuttunut ruumis nousee jaloilleen.
Plaj yoluna araba girmez.Rannalle pääsee autolla.
Yahudilerin şehre yılda bir kez dışında girmesini yasakladı.Juutalaisia ei päästetty kaupunkiin useisiin vuosisatoihin.
Çalışmaları, Vatikan Müzesi ve dünya çapında özel koleksiyonlar arasına girmektedir.Hänen töitään on nykyään muun muassa Vatikaanin museossa ja yksityiskokoelmissa ympäri maailmaa.
2007'de ilk kez bir Çin firması olan Baidu NASDAQ-100 endeksine girmeyi başarmıştır.Joulukuussa 2007 Baidusta tuli ensimmäinen NASDAQ-100-indeksiin otettu kiinalainen yhtiö.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Vain islaminuskoiset saavat tulla kaupunkiin.
1907 yılında 19 kadın milletvekili meclise girmeyi başarmıştır.Ensimmäisissä eduskuntavaaleissa vuonna 1907 valittiin 19 naista kansanedustajaksi.
Ölü ruhların içeri girmesi de kolay değildir.Kuolleiden sieluista ei ole mitään näyttöä.
Kumarhanelere girmek pek çok ülkede 18 yaşının altındaki kişilere yasaktır.Peli on monissa maissa kielletty alle 18-vuotiailta.
Bu muhafaza, ağza suyun girmemesini sağlar.Tämä pyrkii varmistamaan, ettei vesi pääse tunkeutumaan iholle.
Melisande mağaraya girmekten korktuğunu bildirir.Hän varoitti Jacobia menemästä luolaan.
Ben henüz stüdyoya girmedim.Ei koskaan ollut käytössä kentällä.
Burada haftada bir veya iki film gösterime girmektedir.Eri aikoina lehti ilmestyi 2–5 kertaa viikossa.
Filmin 29 Mart 2013 tarihinde gösterime girmesi planlandı.Elokuvan suunniteltu julkaisuajankohta oli 29. maaliskuuta 2013.
İçeri girer girmez restoran patlamalarla yanmaya başlar.Koneen laskeuduttua matkustamo räjähtää liekkeihin.
Seksenlere girmeden Patti Smith Group iki albüm daha çıkarttı.Gone Again -albumin jälkeen Patti Smith on julkaissut neljä uutta studioalbumia.
Fakat bu birlik içeri girer girmez bütün binanın duvarları çöktü.Kun kolmatta seinää alettiin hakata, koko talo romahti kasaan.
Fakat bu kaçamak evlerine hırsız girmesiyle son bulur.Raivoissaan se lähtee etsimään varkaita.
Bir miktar askerin kaleye girmesine izin verilmeli.Sen tarkoitus on estää vihollisen pääsy sisälle linnaan.
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.Näistä vain aiemmin mainitut nopeudet ovat vakiintuneet käyttöön.
''Photograph'' ayrıca 10 ülkede top 10'a girmeyi başardı.Lisäksi "Sleep" pääsi kymmenen kärkeen.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Kaikki tajuavat nyt olevansa tekemisissä paholaisen kanssa.
Özellikle, Rusların şehre girmesiyle şehir mimarisi büyük değişim geçirdi.Venäjän taito kuitenkin levisi nopeasti erityisesti kaupunkiin muuttamisen myötä.
Ancak, II. Dünya Savaşı'nın araya girmesiyle çalışmalar durduruldu.Toinen maailmansota pysäytti kuitenkin tutkimukset.
Ama şeytanlar cennete girmezler.Jehovan todistajat eivät usko helvettiin.
İlk olarak borsanın 20 Mart 2006'da hizmete girmesi öngörülüyordu.Alus otettiin palvelukseen 20. toukokuuta 1993.
Yarışlarına girmek için 18 yaşın altında olmak gerekir.Kilpailuun osallistumisen ikäraja on 18 vuotta.
Ama sonra fark ediyor ki evde garip semboller var ve eve girmesine engel oluyorlar.Talossa alkaa kuitenkin tapahtua outoja ja hän alkaa uskoa, ettei ole talossa yksin.
Luce ise, evli bir çiftin arasına girmek istememektedir.Keskitalo ei halua vihkiä samaa sukupuolta olevia pareja.
Dönemin Maliye Bakanının araya girmesiyle mesele kapatılabilmiştir.Mahdollinen velkojaintoimikunta lakkaa.
Versay Barış Antlaşması'nın 10 Ocak 1920 tarihinde, yürürlüğe girmesiyle, Milletler Cemiyeti kurulmuş oldu.Kansainliitto piti 10. tammikuuta 1920 ensimmäisen istuntonsa, jossa vahvistettiin Versaillesin rauhansopimus.
Bir bölük kente girmeyi başardı.Katupartio saa kävellä joukkona kaupungilla.
Divine: "Bu gece buraya girmek için ne kadar ödediniz?"Cuanto on paia per lete asi? = Kuinka paljon maito maksaa täällä?
Bununla birlikte, Fenerbahçe'nin play-off'a girmesi şanssızlıklar sonucu mümkün olmadı.Flash Playerissa on kuitenkin sen estämiseen asetuksia.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Se tarkoittaa ”tulen pitäjää”.
Öğrencilerin bu sınava girmeleri zorunlu değildi.Oppilaat itse eivät saaneet suorittaa kokeita.
Bir günlük siteye girmeme boykotu yapılmıştır.Kirjan tiedot Päivi Räsäsen kotisivulla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod